Bye Bye Türkçe

Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder « Önceki başlıkSonraki başlık »
Sayfa::  1
 Yazar  Mesaj
Keanu



Kayıt: 01.03.2006
Üye No: 50,888
Offline




Tarih: 20 Mart 2006, 19:52 Tek mesaj gösterimi1

BYE BYE TÜRKÇE

Bir rüya gördüğünüzü farzedin. 2050'li yıllara gelmişiz. New-York şehrinde, Brodway'den aşağı yürüyüp meşhur Times meydanına varıyorsunuz. Etrafınızda Amerika'da hep olan o kocaman, dev bina büyüklüğünde reklamlar. Fakat hayret, gözlerinize inanamıyorsunuz. Bir ulu binanın tüm yüzünü kaplamış dev levhada, Türkçe olarak(!) Nefis Rize Çayı. İşte Hakiki Çay yazıyor. Yazının yanında lale biçimli, ince belli, cam bardakta tavşan kanı bir çay resmedilmiş. Sadece dipte küçücük harflerle ingilizce olarak Drink Real Tea yazıyor.

Nasıl? Beğendiniz mi rüyayı? Devam etsin mi? Peki o zaman New-York sokaklarında dolaşmaya devam edelim. Yoruldunuz. Üstünde Jimmy's Kahvehanesi yazılı, şemsiyeli masaları sokağa taşmış sakin bir yer gördünüz, gidip bir masaya oturdunuz. Gelen görevli Türk olduğunuzu öğrenince arsız arsız sırıtıp, bir iki kelime Türkçe bildiğini gösterme çabasına girişiyor. Kola yokmuş, ithal malı soğuk Susurluk marka ayran getiriyor.

Rüyanın devamı var. Ama biz bu kadarını yazalım. Ne de olsa bizim rüyamız değil. O, Oktay Sinanoğlu'nun rüyası. Sinanoğlu "BYE-BYE TÜRKÇE" kitabının yazarı. Kitap aslında, Sinanoğlu'nun son kırk yıldır hep üstünde durduğu, Türkçe'nin önemi, yabancı dille öğrenim yanlışlığı gibi konularda yazdığı, yayınladığı yazılar, konuşmalar ve söyleşilerden oluşuyor. Bu yüzden, zaman zaman takrarlara rastlasanız da Türkçe'ye hakim bir bilim adamının akıcı, akılda kalıcı anlatımıyla kitabı okudukça derin düşüncelere dalıyorsunuz.

Örneğin bu satırların yazarı gibi, kırklı yaşlarınızdaysanız ve de ilköğretimde okuyan bir ya da iki çocuğunuz varsa, aile içinde ve dostlarınızla yaptığınız konuşmalarınız hep çocuklarınızın eğitimini nasıl ve nerede sürdüreceği üzerine oluyorsa... "BYE-BYE TÜRKÇE" yi okurken gerçekten derin düşüncelere dalıyorsunuz. Neden mi? Bakınız Prof.Dr. Sinanoğlu ne diyor:

"Önceleri, belli bir tekniği almak, belli bir dalı geliştirmek için başlayan dışarı öğrenci gönderme, zamanla bir alışkanlık haline geldi. Artık “niye öğrencilerimizi dışarı gönderiyoruz, bundan beklediğimiz nedir” diye kimse sormuyor. Bunun böyle olması gerektiği bir alt inanç, yabancı terimle bir "Dogma" olmuş. Her aile, yabancı bir kolejde okutmak istiyor çocuğunu, sonra da dışarıda. Her çeşit okulda okuyanlar var... Okunacak dallar nasıl seçilmiştir? Hepsi üstün nitelikte okullar mıdır? Çoğunlukla Türk ulusundan çıkan, öğrenci başına 5000 Dolar (1973 fiyatı) fedekarlığı gerektiren bu okumalardan Türkiye'nin ne beklediği belli midir?"

Bu sözlerin sahibi Prof.Dr. Oktay Sinnanoğlu kendi deyimiyle dışarıda (Amerika'da) okumuş bir bilim adamı. Hal böyle olunca söylediklerinin önemi kat be kat artıyor. Bir iki alıntı daha aktaralım size:

".....Atatürk bilim dilinin Türkçe, tüm derslerin her düzey-de Türkçe olmasına büyük özen göstermiş, o kadar ki 1934' te oturup bir "Geometri" kitabı yazmış, bugün kullandığımız "üçgen" gibi terimleri kendi türetmişti. Yabancı dilli misyoner okullarına özenilmesin diye de Türk Eğitim Derneği'ni, onun özel okulu TED Yenişehir Lisesi'ni kurmuştu. Ben bu okulda yetiştim. Yabancı dil öğretilmesine önem veriliyor ama bu her akıllı ülkede olduğu gibi takviyeli yabancı dil dersleride yapılıyordu. Bütün fen, edebiyat, felsefe vb. dersler tam Türkçe idi. İşte bu gaye ile kurulan böyle başarılı bir okula İngiliz-Amerikan çengeli 1953'te atılıp dersler İngilizce'ye çevrildi. Okula "Ankara Koleji" dendi. O zamana dek yurtta böyle bir misyoner tipi Türk okulu yoktu."Kolej" misyoner okulu demekti. Sonra açılan bu ingiliz deliğinden kova gibi su girdi. "Anadolu Liseleri" vb. aldı yürüdü. Millete de yabancı dil öğretmenin yolu buymuş gibi yutturuldu.

....Arkasından geldi "Orta Doğu Teknik Üniversitesi"... Toptan Amerikanca...Sonra peşpeşe gelen Boğaziçi, derken Bilkent(adı güzel ama!) şimdi de Koç vb. için bahaneye artık luzüm görülmüyor. Çünkü kamuoyu artık yeterince uyuşturulmuştur. Bunun sonu, çok değil bir iki nesil sonra Türkçe'ye "bye bye" demek olacaktır..."

TED Yenişehir Lisesi'ni birincilikle bitiren Oktay Sinanoğlu burslu olarak ABD'ye gider. ABD Koliforniya Üniversitesi, Berkeley Kimya Mühendisliğini birincilikle bitirir. (1956) ABD'de M.I.T'den birincilikle Yüksek Kimya Mühendisi olur. Berkeley'de Kuramsal Kimya doktarasını yapar. Harvard ve YALE'de kendisine ait kuantum (nicam) kimyası ve fiziği üzerine teorileri hakkında üst düzey dersler verir. 1962'de, 26 yaşında, Batının 300 yılda en genç profesörü olur. "Moleküler Biyoloji" konusunda ikinci kürsüsüne atanır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti çıkardığı özel bir kanunla Oktay Sinanoğlu'na ilk ve tek "Türkiye Cumhuriyeti Profesörü Ünvanı"nı verir. Değişik ülkelerde iki kez Nobel Ödülü'ne aday gösterilen Oktay Sinanoğlu çift pasaportlu olmamakla övünüyor. Meksika'dan Hindistan'a, japonya'ya kadar bilim dünyasında tanınan Prof. Sinanoğlu'nu, yukarıda yaptığımız gibi bir paragrafa sığdırarak tanıtmak olanaksız. Okur "BYE BYE TÜRKÇE" yi eline aldığında aslında yazarı daha iyi tanı-yacak. Biz yine onun kaleminden birkaç satırı buraya alalım.

"Can kurtaran" yaygındı, birden "ambulans" hatta "ambulance" oluverdi. Bu çirkin İngilizce laf kökeninde "dolaşan" demektir. Eh uygun. Öyle ya, bu araba keşmekeşinde gariban can kurtarmıyor, dolaşıyor!...
"Meclis" birden "parlamento" oluverdi. "Milletvekilleri" de "parlamenter" kesiliverdiler. Hayrola, bu lafla kendilerine bir hava vermekte olanlara hatırlatalım: "parlamenter", İtalyanca kökeninde "laf üreten" demektir...
"Bilim ve tekniğin baş döndürücü bir hızla ilerlediği günümüzde eğitimin her düzeyindeki İngilizce hazırlık sınıfları büyük bir zaman israfıdır."
"Her ülkenin eğitim dili o ülkedeki çoğunluğun ana dili olan resmi dilidir. Yabancı dilde eğitim Türkiye ve birkaç başka sömürge ülkelerinde görülmektedir."
"İngilizce ile bilim eğitimi sonucu Batı hayranı kendi kültürüne yabancılaşan ve onu aşağılayan bir nesil yetişir. Böyle yetişenlerle bilim yapılamaz. Ayrıca İngilizce'nin evrensel olduğu fikri de yutturmacadır."

Tanıtmaya çalıştığımız "BYE BYE TÜRKÇE" kitabının yazarı Prof.Dr. Oktay Sinanoğlu'nun görüşleri böyle. Kitabın tamamını okuduğunuzda, yazarın kanıtlarıyla ortaya koyduğu düşünceleri okuru sarsıyor.
7. basımı Mayıs 2002'de yapılan "BYE BYE TÜRKÇE", otopsi yayınlarından. Okura belki de en şaşırtıcı gelen, yabancı bir ülkede yüksek öğrenim görmüş, çok iyi derece yabancı dil bilen, öğrenim gördüğü yabancı ülkede her türlü mesleki, bilimsel, manevi doyuma ulaşmış bir insanın bu yazıda çok çok kısa bir özetini sunmaya çalıştığımız görüşlere sahip olması. Şöyle bir uzaktan bakınca "neden" diyebilir insan. Bu sorunun yanıtı Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu'nun bir sözünde gizli belki de: "Ben imalat hatalıyım"

Bu kitap okunmalı. Daha fazla geç kalınmadan...

 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
kickshaw



Kayıt: 09.07.2005
Üye No: 18,407
Offline




Tarih: 21 Mart 2006, 14:03 Tek mesaj gösterimi2

Kitabı ilk çıktığında soluk soluğa okudum. Herkesin okuması gereken bir kitap. Uyanmamı sağlayan kitaplardan biridir. Gerçi ondan önce de uyanıktım. Ah öğrencilik....




_________________
Hoşçakal Turkboard...
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
akortsuzbaglama



Kayıt: 13.11.2005
Üye No: 36,188
Şehir: Bursa--Manisa/Salihli
Offline




Tarih: 09 May 2006, 05:01 Tek mesaj gösterimi3

okumuştum tavsiyemdir . Türkçeyi kullanamayan bizlerin mutlaka okuması gerekir.




_________________
KoRaY
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder MSNM Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
kadirsw



Kayıt: 20.12.2005
Üye No: 41,221
Şehir: ankara
Gizli




Tarih: 07 Temmuz 2006, 16:00 Tek mesaj gösterimi4

dil,bir milletin geleceği açısından oldukça önemlidir
geçenlerde uluslararası Türkçe dil yarışmasını izledim
umarım gelecekte Türk dili dünya sahnesinde hakettiği yeri alır
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
peki_anne



Uzaklaştırıldı
Kayıt: 30.05.2006
Üye No: 62,071
Gizli


Yasaklandım

Tarih: 08 Temmuz 2006, 20:48 Tek mesaj gösterimi5

« kadirsw » demiş ki:
dil,bir milletin geleceği açısından oldukça önemlidir
geçenlerde uluslararası Türkçe dil yarışmasını izledim
umarım gelecekte Türk dili dünya sahnesinde hakettiği yeri alır


Dil bilgisi hatalarıyla dolu cümleler yazmaktan vazgeçtiğimizde, dileğinin gerçekleşeceğinden eminim.




_________________
hüzün...
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
ata67



Kayıt: 10.06.2006
Üye No: 63,130
Offline




Tarih: 08 Temmuz 2006, 22:21 Tek mesaj gösterimi6

teşekkürler
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Osmanli_Torunu



Kayıt: 05.12.2005
Üye No: 39,068
Şehir: Ortaköy
Offline




Tarih: 10 Temmuz 2006, 13:33 Tek mesaj gösterimi7

arkadaşlar siz bu konuyu açmadan önce kendi kullanıcı adlarınıza bir bakıp ondan sonra mantık çerçevesi içinde bu konuyu açsaydınız daha mantıklı olmazmıydı...(insan en basitinden kullanici adını Türkçe yapaR)
Bu ne perhiz,bu ne lahana turşusu böyle...



Türkçemize Sahip ÇIKALIM...

Osmanli_Torunu Okeyy Okeyy






_________________
Geliyor geçiyor hayat,dönüyor durmuyor dünya,
Geliyor geçiyor zaman,dönüyor durmuyor dünya...
(Mezarkabul-Sonsuzluk)
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
peki_anne



Uzaklaştırıldı
Kayıt: 30.05.2006
Üye No: 62,071
Gizli


Yasaklandım

Tarih: 10 Temmuz 2006, 20:33 Tek mesaj gösterimi8

Osmanlı Torunu, cümlen devrik ve anlamsız olmuş. Türkçecilik sözde kalmasın lütfen.




_________________
hüzün...
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
hostageofdark
There's no solution...


Kayıt: 11.04.2006
Üye No: 55,507
Offline




Tarih: 10 Temmuz 2006, 21:51 Tek mesaj gösterimi9

devrik olmuş ama dediği doğru. yani haklı bı konuda!!! Hehehehe




_________________
Why revelations?, Why earth corruptions
Why salvations?, Why eliminations
Side by side, day by day
Search for the reason
Light by light, slay my mind
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
boooş



Kayıt: 08.09.2005
Üye No: 27,413
Offline




Tarih: 10 Temmuz 2006, 22:39 Tek mesaj gösterimi10

kitap süper bir rüya ile başlıyor...

aslında şu an geçerli olan ingizlicenin hakim olması durumunun Türkçe için geçerli olduğu bir rüya ..

oktay sinanoğlunun kitaplarını okudum biraz ütopik şeyler bence..

ama cidden düzgün ingilizce konuşabiliyormuyuz ? HAYIR ..
işte artistlik olsun diye kullanıcı adları ingilizce msn de ingilizce yazılar mesajlar ...

herkes kendine düşenleri yapsa zaten böyle olmaz..
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 2 sayfa) [Bu başlıkta 12 mesaj bulunuyor]
Sayfa::  1
« Önceki başlıkSonraki başlık »


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti dosyaları gönderemezsiniz
Bu forumdaki dosyaları indiremezsiniz