Yürek Yorulunca ...
Bölüm Yetkilileri: e.pack2, eliah, L£0N, VictoriA
Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Bu başlıkta 9 mesaj bulunuyor] « Önceki başlıkSonraki başlık »
 Yazar  Mesaj
Sch
vive l'Amour`


Kayıt: 01.01.2007
Üye No: 72,921
Şehir: İstanbul
Offline




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Sal Haz 19, 2007 1:00 am Mesaj: #1

Tüm patavatsızlıklar yerin dibine girsin…

Hiçbir şey gönlümde büyüttüğüm kadar saf değil. Hiçbir şey senin kadar masum değil içimde ki çocuk. Kim demiş sadece dumanlı dağlara kar yağar diye. Tüm karlar gönlüme yağar asıl. Ardından buzullar oluşur eteklerimde. İlmek ilmek dokunur damarlarıma simsiyah sözcükler. Her kelime dağ olur gönlümde.

Her kar tanesi bir aşk Türküsü… Notaları yoktur bu Türkünün. Bu Türkünün notaları ikinci cemre düşende gönle, yeniden bestelenir.
‘’Aşk ebruli bir tebessümdür kalbime.’’

Sonrası mı ?
Koyu bir sessizlik.
Ardı sıra bir yıldız kayması…
Yürek patlaması.
Suskunluğumun kıyametidir bu an. Tüm mahşerler gözlerimde… Asi iç çekişler kapıları çarpan ellerimde… Ve ah’lar yumruğumu vurduğum masalarda, cam kırıklarında…
Sen asi gecelerin berfin’i.. Aşkı ne sandın kırmızı bir gül mü? Bilemedin.
Aşk kurumuş bir güldür, gitmekle kalmak arasında ki şeydir. Dur. Hemen korkma. Unutma ki gökyüzünün en parlak yıldızı hala orada. Ve aşk gönlünde hala dipdiri…
Tüm sırlı yıldızların adları bende saklı. Yeryüzünün tüm denizlerine düşen yakamozlar benim gözlerimde ışıldar. Bir ben bilirim suskunluğumun tarihini. Her gece bir ben dokunurum gökyüzünün en parlak yıldızına. Ve her sabah güneşin kaskatı kaldırımlara cansız düştüğünü bir ben görürüm.
Şimdi aşk kimsesiz bir çocuğun gözleri kadar yalnız yüreğimde… Sen olmasan ne anlamı kalır göğün? Tüm aşk eşkıyalarının yüreklerini sonsuza dek kelepçelesek aşk terörden kurtulur mu? Kurtarmaya yeter mi bu aşkı?
Kelebekler kanatsız kalınca ve sevda yorulunca yüreğimi ellerimin arasına alıp gidiyorum işte.
Bu şehir gelince aklıma hatırladığım hiç bir şey olmamalı.
Güneşe yürümek gibi bir şey bu şehri terk etmek fikri… Şimdi konuşurken, aşk karanlığın ortasında intiharı bekliyor.
Ve kar yağıyor…
Artık her kar tanesi borandır, fırtınadır. Çığ düşünce beklentilerime aşkımın kıvrımları kana bulandı. Aşkımın böğrüne kara bir hançer saplandı. Adamakıllı sendeledi aşk. Adamakıllı afalladı.
Sen sadece göktaşlarını düşürmeye ve aşkı ağlatmaya mı yararsın? Gözlerimde ateşten zehir taşıyorum. Aşkı öldürenleri de öldüreyim diye… Lakin acının hilali düşer gönlüme, acırım…
Bu aşk neden hep böyle haleli…
Bazen hasretler olabildiğince zirveye çıkar. Gözyaşlarıysa kuytularda gizlenir. O vakit dünya kadar yıldız düşse önüme ben yine kendi yıldızımı isterim. Bunu adına ne denir, bilmem. Ama aşk ağrır ellerimde.
...


Bu gece kar yağıyor, alarm veriyor şehrin karanlıkları.
Ölümse olanca esmerliğiyle duruyor kalbimde.
Ellerim, ellerim ve gözlerim yanıyor. Yüz binlerce melek saçlarıma tane tane düşüyor. Şehir serseri edasıyla sabahı bekliyor. Bense kar tanelerinin aşka kaval çalışını.
...
Gece biter.
Yıldızlar söner.
Türküler, tanığı sevdamın
...
...
. şubat
. akşam
. soğuk



Ayşe Eyyüpkoca







_________________
´´...dönüşüm olmadan gittiğim yollardır özlemin...´´
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Kinyas
Eşkıya


Kayıt: 04.04.2006
Üye No: 54,722
Offline




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Sal Haz 19, 2007 1:21 am Mesaj: #2

...
Gece biter.
Yıldızlar söner.
Türküler, tanığı sevdamın...


çok güzel bi yazı.emeğine sağlık.resimde şık.

içinnde ''kar'' geçtiği için aklıma Yılmaz Erdoğanın Ankara şiiri geldi.



Belki balkona Kar seyretmeye çikar diye
Sevdigimiz kizlar
Çok dibimiz donmustur
Ve çogu zaman
Bu kar mevzuu
Kizlara yeterince ilginç gelmemistir


Çok Mutlu






_________________
''Omnes Vulnerant Ultima Necat''
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
miskal



Uzaklaştırıldı
Kayıt: 10.06.2007
Üye No: 82,087
Şehir: Simeranya
Offline


Yasaklandım

Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Sal Haz 19, 2007 10:49 am Mesaj: #3

Ağlamak Meselesi

nasıl etmeli de ağlayabilmeli
farkına bile varmadan?
nasıl etmeli de ağlayabilmeli
ayıpsız,
aşikare,
yağmur misali..

neylersin alışkanlık
için kan ağlarken yüzün güler
dikilitaş gibi dinelirsin yine.
yavrum, erişmek ne müşkülmüş meğer,
anneler gibi ağlamanın yiğitliğine

N.H.R


 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Sch
vive l'Amour`


Kayıt: 01.01.2007
Üye No: 72,921
Şehir: İstanbul
Offline




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Çar Haz 20, 2007 12:28 am Mesaj: #4

Hmmm ... Ankara'ya öyle yakışırdı ki kar diyorsun yani (:

Off Off (:







_________________
´´...dönüşüm olmadan gittiğim yollardır özlemin...´´
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
style_
''...''
TurkBoard Fan


Kayıt: 21.04.2006
Üye No: 56,935
Şehir: boşver.
Offline




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Çar Haz 20, 2007 12:30 am Mesaj: #5

yüreğine sağlık Okeyy Bay Bay






_________________
Üye olmadığınız için buradaki linki göremiyorsunuz! TurkBoard üyesi olmak için tıklayınız!
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Kinyas
Eşkıya


Kayıt: 04.04.2006
Üye No: 54,722
Offline




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Çar Haz 20, 2007 12:39 am Mesaj: #6

hemde çok Çok Mutlu Ankarayı bu şiirden dinlemek lazım.


Ankara'ya
Öyle yakışırdı ki kar..
Asfaltlar ışıldar,
Buz tutardı resmi yalanlar...
Kimse keman çalmaz belki ama
Çok keman çalınsın balolarında
Diye yapılmış
Gri
Sisli
Binalar...

Alnının ortasında
Ciddi bir devlet asabiyeti.

Çok kötü günlermiş gibi en genç zamanlar,
Bu zulüm bu sevda bitmezmiş sevmek
Bir halkı sevmekse aşk o zaman sevmekmiş!
(biz bir şeyi delicesine severiz Ama tanrım neyi?)

Kahve önü çatlak mozaik
Bel kemiğine tehdit
Kürsüler üstünde
Çok sigara içen
Öğrenciler

Bir daha asla yaşayamayacağı
Aşkları teğet geçerken
Hep onu sevmeyenleri severek
Hep onu sevenin gözlerinden
Kalabalıklara kaçarak
Karışarak toplumcu gerçekçi yalnızlıklara,
Yüksek rakımlarda çatlamış dudaklarını
Bir izmirli güzele dayatmak varken
(Hep kardeş olacak değiliz ya, Yaşasın halkların sevgililîğî!)

Soyut bir sevdaya
Beşik kertilmiş olan
Dağda çoban,
Şehirde şark çıbanı sayılan,
Fırat'ın büyük elleri
Ararat'ın kız yelleri
Cilo'nun derin nefesleri
Hülasa kente hukuk mukuk okun
Mümkünse o arada da memleketi kurtarmaya gelmiş

Anadolu çocukları,
Ankara' ya
Öyle yakışırdı ki kar
Asfaltlar ışıldar,
Buz tutardı resmi yalanlar

Belki balkona Kar seyretmeye çıkar diye
Sevdiğimiz kızlar
Çok dibimiz donmuştur
Ve çoğu zaman
Bu kar mevzuu
Kızlara yeterince ilginç gelmemiştir

Hiçbir şey
Kapalı bir dükkan kadar
Hüzünlü gelmez insana
Ankara'da,
Yoksa bugün bir hayat
Yaşanmayacak mı duygusu çöker bütün bozkıra.

Kimse keman çalmaz belki
Belki bu fiim hiçbir zaman
O kadar fiyakalı olmayacak ama
Hiçbir lahmacunda
O okul yolundaki üçüncü sınıf lokantadakinin
Tadını vermeyecek bir daha
Çok daha iyilerini yedim sonra
Bizzat Urfa'da hatta
Ama hiçbirinde
O kadar aç oturrnadım sofraya
Ankara'ya

Öyle yakışırdı ki kar
Çok yabancı bir soluk duyulur bazı
Bilinmez bir dilin ıslığından
Anla ki sıkıldı bizim konsolosluktaki konuklar
Öyle deme Ankara'yı sevmeyene bir zulümdür
Bu kadar insanın neden Ankara'yı sevdiğini anlamadan

Ankara'da yaşamak
Yollarına hep sevdiğimiz insanların
Adlarını vermediler ama
Biz her duvara
Bilvesile onların adını yazarak yaşadık
Kül ve betondan mürekkep
Yaşadıkça yaşanılası gelen
O tuhaf bozkır kokusunda.

Ankara'ya
Öyle yakışırdı ki kar.
Asfaltlar ışıldar...
Bir günden bir sürü gün yapan
Mesai saatlerinde hiçbir şey yapan

Hiçbir şey alıp hiçbir şey sunan
Rakıyı bol sulu içen
Dokunmasın için deği!
Çabuk bitmesin dîye devletimin tekel rakısı,
Hep kağıtlara bakarak,

Hep kağıtlardan bakarak
Hem Neşet Ertaş' ı hem Bülent Ersoy' u
Aynı anda sevmeyi başararak,
Karısının bayat ekmeklerden yaptığı tatlıyı
Çok beğenmeyerek ama
Yine de bu tasarrufunu takdir ederek
Boynu hep kıdemli bir atkının içinde saklıyken
Hep bir şeylere birilerine küsmüş gibi
Yürüyen...

Memurlar.......
Ankara'ya
Öyle yakışırdı ki kar..
Asfaltlar ışıldar,
Buz tutardı resmi yalanlar...

Biz,
Şimdi kapalı birr kuruyemişçi

Dükkanının
-ki bütün plan kar altında
Tuzsuz ay çekirdeği çitieyip
Yanı sıra bafra içmektir-

Kötü ışıklandırılmış vitrininden
Umutsuzca içeri bakan,

Kimliği gereğinden fazla sorgulanmış,
Merhabadan çok çıkar ulan kimliğini denmiş,

-yani sistem kendi verdiği kimliği
Zırt pırt geri istemektedir-
Doğduğu yer yüzünden
Doğuştan kavgacı zannedilen ama
Pek çoğu kavgadan nefret eden

Kavgacı
Esmer
Cesur

Korkak
Çoğu kürt
Çoğu Türk
Çocuklardık...
Ankara'ya
Öyle yakışırdı ki kar....
Ha sonra

Belki Ahmed Arif'in aklına
Hiçbir şairin aklına gelmeyecek
-çünkü hiçkimse bir daha ankara'' yı

O'nun kadar sevemeyecek
-bir şiir islenir:

Kar altındadır varoşlar
Hasretim,nazlıdır ankara.....

Ustam yine sen bilirsin ama
Hangi aralıkta bir şair ölmüşse
İşte o,en netameli aydır bence.

Ankara'ya
Öyle yakışırdı ki kar...
Asfaltlar ışıldar...
Yalanlar...

Şimdi ve sonra
Ne zaman Ankara'ya kar yağsa
Elim gönlüm,
Çocukluğum buz tutar.







_________________
''Omnes Vulnerant Ultima Necat''
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Sch
vive l'Amour`


Kayıt: 01.01.2007
Üye No: 72,921
Şehir: İstanbul
Offline




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Çar Haz 20, 2007 1:05 am Mesaj: #7

Yılmaz ağabey'in sesinden dinlemeye doyum olmuyor mevzu bahis şiiri (:

"Hasretin, nazlıdır ankara..."


style_ teşekkür ediyorum bu arada...







_________________
´´...dönüşüm olmadan gittiğim yollardır özlemin...´´
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
_sSs_
Hepimiz efex61'iz
TurkBoard Fan


Kayıt: 09.05.2006
Üye No: 59,368
Şehir: TRABZON
Gizli


Uyarı : 1

Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Pts Mar 15, 2010 1:10 am Mesaj: #8

Ellerine sağlık...






_________________
21.05.2006 - 10.03.2010    

efex61 kalbimizdesin     


 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSNM Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
dığa
TurkBoard Fan
TurkBoard Fan


Kayıt: 15.12.2009
Üye No: 176,880
Gizli




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Pts Mar 15, 2010 9:42 am Mesaj: #9

« Kinyas » demiş ki:
Ankara'ya
Öyle yakışırdı ki kar...
Asfaltlar ışıldar...
Yalanlar...

Şimdi ve sonra
Ne zaman Ankara'ya kar yağsa
Elim gönlüm,
Çocukluğum buz tutar.


Ahhhh çocukluğum, gençliğim canım Ankara m Sümüklü
Hakikaten kar yakışıyor Ankara ya her ne kadar caddeler yürünmeyecek kadar buz olsada... Of yaa

Teşekkür ederim ...

Ellerinize sağlık... Saygılar


 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Bu başlıkta 9 mesaj bulunuyor]
« Önceki başlıkSonraki başlık »


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti dosyaları gönderemezsiniz
Bu forumdaki dosyaları indiremezsiniz
TurkBoard çerezlerini temizle  
Göster | Gizle