Türklüğe Hizmet Etmiş Kişiler'den

Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder « Önceki başlıkSonraki başlık »
 Yazar  Mesaj
BLooDWaRd
Dubliner
Emektar


Kayıt: 09.03.2005
Üye No: 619
Şehir: Underworld
Offline




Tarih: 13 Temmuz 2007, 20:16 Tek mesaj gösterimi1

Arkadaşlar bu bölümde Türklüğe hizmeti geçmiş, şu an yaşayan veya ölmüş farketmez kişileri anlatmaya, anlamaya çalışacağız.


Lütfen konu altına yorum yapmayın, ekleyeceğiniz bir kişi varsa bana ö.m. yolu ile gönderin ben buraya eklerim.


Saygılar.

 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
BLooDWaRd
Dubliner
Emektar


Kayıt: 09.03.2005
Üye No: 619
Şehir: Underworld
Offline




Tarih: 13 Temmuz 2007, 21:01 Tek mesaj gösterimi2

Bilge Kağan

Bilge Kağan, 683 yılında doğdu. Babası Göktürk Devleti’ni yeniden kuran İlteriş Kutlug Kağan, annesi bilge Hatun’dur. 8 yaşında babasını yitiren Bilge, 24 yıl boyunca Göktürk Devleti kağanlığı yapan amcası Kapagan Kağan’nın elinde büyüdü.
Bilge Kağan, amcası öldüğünde yerine geçen oğlu Ýnal’ı devirerek 32 yaşında Göktürk Devleti’nin başına geçti. Devletin yönetimini ele alan Bilge’nin ilk işi iyi bir yönetim oluþturmak oldu. Bunun için, ordunun başına 31 yaşındaki kardeşi Kül Tegin’i, vezirliğe de Tonyukuk’u getirdi.



Bilge Kağan’ın en büyük hayali milletini yerleşik hayata geçirip onları şehirlerde oturtmak idi. Ama buna vezir Tonyukuk karşı çıkarak, “Türkler, Çinlilerin yüzde biri kadar bile deðildiler. Su ve otlak peþindedirler. Avcılık yaparlar. Belli bir yerleri yoktur ve savaşçıdırlar. Kendilerini güçlü görünce, orduları yürütürler. Güçsüz bulunca kaçarlar ve gizlenirler. Çinlilerin sayı üstünlüklerini böylece etkisiz kılarlar. Türkleri surlarla çevrili bir kentte toplarsanýz ve bir kez Çin’e yenilirseniz, onlarýn tutsaðý olursunuz ” dedi.
Bilge Kağan, bir dönem de Türkler arasýnda Budizm’i yaymak hevesine kapýldý. Tapýnaklar yaparak Türkleri Budist yapmak arzusunu taþýdý. Vezir Tonyukuk, bu düþünceye de karþý çýkarak, Budizm’in insandaki hükmetme ve iktidar duygusunu zaafa uðrattýðýný, kuvvet ve savaþçýlýk yolunun bu olmadýðýný, eðer Türk milletinin yaþamasý isteniyorsa bu din ve tapýnaklarýn ülkeye sokulmamasý gerektiðini söyledi.

Bilge Kaðan, çok itibar ettiği Veziri Tonyukuk’un tavsiyelerine uyarak, aklýndan geçen bu planlarý yapmadý.
Bilge Kaðan döneminde Göktürk Devleti’nin sınırları Çin’in Þan-Tung ovasından, İç Asya’da Karaþar bölgesine, kuzeyde Bayýrku sahasýndan Ani ýrmaðý havalisi ve Batı Demir Kapı’ya (Ceyhun Irmaðý’nýn yakýnýnda Semerkant-Belh yolu üzerinde) kadar ulaþtý.
Önce veziri Tonyukuk’u sonra kardeþi Kül Tegin’i kaybeden Bilge Kaðan’ý, Çinlilerle işbirliği yapan bakanı Buyrak Cor zehirledi. Yatağında hasta yatarken, kendisini zehirleten bakan ve yardýmcýsýný öldürten Bilge Kaðan, 25 Kasım 734’de öldü.
Bilge Kağan’ın cenazesi 22 Haziran 735 tarihinde büyük bir törenle defnedildi.

 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
BLooDWaRd
Dubliner
Emektar


Kayıt: 09.03.2005
Üye No: 619
Şehir: Underworld
Offline




Tarih: 13 Temmuz 2007, 21:06 Tek mesaj gösterimi3

KAPAĞAN KAĞAN

İlteriş öldüğü zaman biri 8 yaşında (Bilge), diğeri 7 yaşında (Kül Tegin) olmak üzere iki oğul bırakmıştı. Kardeşi 27 yaşındaki Kapağan (veya Kapgan), hakan oldu (692-716).

Çin kaynaklarında adı Moç’o (Türkçe aslı, Bekçor) diye geçen Kağan, Türk tarihinin büyük fatihlerinden biridir. Tonyukuk devlet müşavirliği vazifesini yapıyor, kardeşi, yeğenleri ve oğulları yavaş yavaş Gök Türk hakanlığının seçkin simaları olarak beliriyorlardı.

Kapağan Kağan’ın devlet politikasının esasları üç ana başlık altında incelenebilir:
1-Çin’i baskı altında tutmak. Bunda iki amacı vardı, Türk devletinin huzurunu korumak ve halka yetecek ölçüde tarım üretimi imkanları sağlamak.
2-Çin’de dağınık halde yaşamakta olan Türkleri anavatana (Ötüken) çekmek. Bunda da iki amacı vardı. Türkleri yabancı hakimiyetinden kurtarmak ve Türk ülkesinde askerî ve ekonomik gelişmeyi hızlandırmak.
3-Asya kıtasında ne kadar Türk yaşamakta ise, hepsini Gök-Türk birliğine bağlamak. Kapağan’ın bu siyasî ve ekonomik görüşleri onu sayılı Türk büyükleri arasında çok yükseltmektedir.

Özellikle bu üç nokta çok dikkat çekici bir siyasî kavrayış ifade eder.

Genç, haşin ve ihtiraslı Kapağan, seferler ve zaferler dizisini 693 yılındaki Çin baskını ile açtı. Ling-çu eyaletini şiddetle sarstı ve aynı yıl içinde bu bölgeye yedi sefer daha düzenledi. Sonra Ordos’a akın yaptı. Askerî harekâtını yeniden Ling-çu’ya yoğunlaştırdığı 696 yılında, Şeng-çu’ya 1, Liang-çu’ya 3, Ling-çu’ya 8 sefer yapmıştı. K’i-tan’larla Çin’in bozuşmasını kendi lehine değerlendirerek, T’ang imparatoriçesi Wu’yu destekledi. 696 yılının Ekim ayında K’i-tanlar’ı Hopei bölgesinde ağır bir hezimete uğrattıktan sonra, imparatoriçeden isteklerini sıraladı: 100 bin”hu” (hu= 12,5 kilo çeken ölçek) tohumluk darı, 3 bin adet tarım âleti, 10 bin (T’ang-shu’ya göre 40 bin) fond demir, Çin topraklarında oturan (Çoğu Ordus’da “6 eyalet” arazisinde idi) Türkler’in anavatana iadesi.

Kapağan Kağan daha sonra Yenisey bölgesini işgal etmekte olan Kırgızlar’a yöneldi. Mevsim kış (697-698), yol uzun ve güçlüklerle dolu idi, fakat bu sefere zaruret vardı. “(Kuvvetli Kırgız Kağanı) Çin ve On-ok kağanları ile anlaşıp, Altun ormanında (Altaylar’da) toplanalım, ordularımızı birleştirelim Türk kağanına saldıralım, yoksa kağan cesur olduğundan o bizi mahveder demişler” (Tonyukuk Kitabesi) Kapağan ile Tonyuyuk idaresindeki Gök-Türk ordusu “kar sökerek ağaç dallarına tutunarak, bazen atları yedeğe alarak” yolsuz vâdilerden Köğmen dağlarını aştı. Yenisey kaynaklarında belirtildiğine göre, Anı ırmağı kayısındaki Kırgızlar’ı bastırdı, “han”ı öldürülen Kırgız ülkesi tamamen teslim alındı.

Kapağan Kağan 697 yılının yazında, mevcut duruma uygun olarak, orduyu ve idareyi yeniden teşkilâtlandırdı: Kardeşi To-si-fu’yu hâkanlığın sol kanadı “yad”ı, İlteriş’in oğlu 14 yaşındaki Bilge’yi sağ kanad’a Tarduş üzerine “şad” tâyin etti ve kendi oğlu Bögü (Kitâbelerde İnal Kağan, Çin kaynaklarına Fu-kü)yü “küçük kağan” yaptı. Böylece Türk imparatorluğunda iki cephe oluşmuş, askerî kuvvetler de iki ordular grubu hâlinde tertiplenmişti.

 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
BLooDWaRd
Dubliner
Emektar


Kayıt: 09.03.2005
Üye No: 619
Şehir: Underworld
Offline




Tarih: 13 Temmuz 2007, 21:08 Tek mesaj gösterimi4

Alper Tunga

"Alper tunga öldü mü?
Issız acun maldı mı?
Ödlek öcün aldı mı?
İmdi üreg yırtılır..."

Alper Tunga, Farsların yere göğe sığdıramadıkları "Şehname" de kahramanlıkları anlatılan bir Turan kumandanı, Türk kahramanıdır. Farsların "Efrasiyab" veya "Afrasiyab" diye isimlendirdikleri Türk Alper Tunga, İran efsanelerinin korkunç savaşçı olarak anlattığı büyük kumandan diye bahsettikleri yüce Türk hükümdarıdır.
Alper Tunga, Türk mitolojisinin, Türk efsanesinin gözbebeğidir. Onun hikayesinin büyük bir kısmının bugünkü Semerkant civarında geçtiği tahmin edilmektedir. Alper Tunga, defalarca İran ordularını yenmiş bir kahramandır..Onun savaşçılığının İranlılara korku salıp kayıtlara geçmesi bunun ispatıdır..Birçok Alper Tunga efsanesi anlatılır..Bunlardan bir tanesini örnek olarak yazalım:

"Turan hükümdarı (Alper Tunga'nın babası) İranlılar'dan öc almak için ne yapılması gerektiğini konuşmak üzere ulularını topladı. 'İranlıların bize yaptıklarını biliyorsunuz. Türk'ün öc alma zamanı gelmedi mi?" dedi. Alper Tunga, İranlılarla savaşmak gerektiğini savunurken yüreğindeki öc alma duygusunu bastıracak başkaca bir his yoktu. Onun boyu selvi gibi, göğsü ve kolları arslan gibiydi.. Filden daha güçlü, yırtıcı bir kılıçtı..
Alper Tunga'nın savaş isteğina kardeşi karşı çıkarak, hükümdar babasını bu konuda ikna etmeye çaba gösterdi ise de işe yaramadı ve şu cevabı aldı: "Alper Tunga, bahadır bir timsahtır. Atalarının öcünü almalıdır. Sen de ona katıl! O, İranı atının nalları altında çiğneyecektir"
Baharda topladığı ordusuyla harekete geçen Alper Tunga, Dihistan yakınlarında İran ordusuyla savaştı..İran ordusuna bizzat İran hükümdarı kumanda ediyordu. Ancak Alper Tunga orduyu darmadağın etti..Kaleye sığınan İran hükümdarı da kısa bir süre sonra esir edildi"

Alper Tunga İranlıları bir kez değil bir çok kez yenmiştir..Olağanüstü askeri yeteneklere sahip bu yüce Türkr kumandanı hakkında onun kahraman savaşçılığını anlatan bir çok hikaye vardır. Ben burada sadece bir tanesini yazdım..
Onun adı bugün bizim için "kahramanlık" anlamına geliyor..

 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
BLooDWaRd
Dubliner
Emektar


Kayıt: 09.03.2005
Üye No: 619
Şehir: Underworld
Offline




Tarih: 13 Temmuz 2007, 21:09 Tek mesaj gösterimi5

Kül Tegin

684 yılında doğdu. Babası İlteriş öldüğünde ağabeyi Bilge 8, Kül Tegin ise 7 yaşındaydı. Ağabeyiyle birlikte amcası Kapağan Kağan tarafından büyütüldü. Bilge Kağan 32 yaşında ülke yönetimini ele aldığında, Kül Kegin de 31 yaşında onun yardımcısı oldu ve ordunun başına geçti. Ağabeyi ile birlikte ülkelerindeki isyanları bastıran Kül Tegin’e ilişkin en sağlıklı bilgiler Orhun Abideleri’nde yer alır.
Kül Tegin, 16 yaşında iken amcası Kapağan Kağan ile birlikte 50 bin kişilik Çin ordusuyla yapılan savaşa katıldı ve kahramanlığı ile dikkat çekti. Kül Tegin, 21 yaşında iken Çinli general Caca ile yapılan savaşta da yer almış ve üç atını kaybetmişti. Çinli askerlerin attığı 100’den fazla oktan kurtulmayı başararak, bu savaşın kazanılmasında büyük payı olduğu abidelerde yazılıdır. Kül Tegin, 26 yaşında iken Göktürk Devleti’ne başkaldıran Kırgızlara karşı düzenlenen sefere de katıldı. Sanga Dağı’nın eteklerinde 710 yılında yapılan savaşta, Kül Tegin’in savaşçılığı Çinlilerin de dikkatini çekti ve Çin kaynaklarında onu ‘Yenilmez Savaşçı’ olarak gösterdiler.
Kül Tegin 27 Şubat 731’de 47 yaşında iken öldü. 1 Kasım 731’de kendisine büyük bir cenaze töreni düzenlendi. Törene Çin, Tıtan, Tatabı, Tibet, İran, Soğd, Buhara, Türgiş, Kırgız ve diğer devlet boyları da katıldı.

 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
kizilakrep07



Kayıt: 15.10.2008
Üye No: 138,541
Offline




Tarih: 24 Ekim 2008, 13:35 Tek mesaj gösterimi6

çok çok az kişiler yazmışsınız.Bence başlığı biraz değiştirip"Türklüğe hizmet etmiş bir kaç kişi" demelisiniz.Çünkü sizin başlığınız altına yazılacak kişi sayısı yazmakla bitmez.4000 yıllık Türk tarihinde bu kadar mı hizmet eden var yani?
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
ozan polat



Kayıt: 13.11.2005
Üye No: 36,186
Şehir: ankara
Offline




Tarih: 01 Temmuz 2009, 16:46 Tek mesaj gösterimi7

« kizilakrep07 » demiş ki:
çok çok az kişiler yazmışsınız.Bence başlığı biraz değiştirip"Türklüğe hizmet etmiş bir kaç kişi" demelisiniz.Çünkü sizin başlığınız altına yazılacak kişi sayısı yazmakla bitmez.4000 yıllık Türk tarihinde bu kadar mı hizmet eden var yani?


KATILIYORUM
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Bu başlıkta 7 mesaj bulunuyor] « Önceki başlıkSonraki başlık »


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti dosyaları gönderemezsiniz
Bu forumdaki dosyaları indiremezsiniz
TurkBoard çerezlerini temizle