Sultanı Öldürmek

Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder « Önceki başlıkSonraki başlık »
 Yazar  Mesaj
Anath
'sobreviviente
Emektar


Kayıt: 24.08.2008
Üye No: 132,830
Şehir: Lahore
Offline




Tarih: 14 Nisan 2012, 19:52 Tek mesaj gösterimi1



ISBN : 9786051410135
Sayfa Sayısı : 528
Basım Tarihi : Nisan 2012
Yayın Evi : Everest Yayınları




"Biri, sizi cinayet işlemekle suçladığında deliller bulur, tanıklar gösterir, bunun bir iftira olduğunu kanıtlamaya çalışırsınız, ama sizi itham eden kişi bizzat kendinizseniz, ne yaparsınız?"
Ahmet Ümit'in Nisan ayında yayınlanacak romanı Sultanı Öldürmek bu satırlarla başlıyor. Yıllardır aynı kadını bekleyen bir tarihçinin hikâyesi bu. Şahane bir aşk için harcanmış bir ömrün hikâyesi... Serhazinlerin son temsilcisi Müştak Serhazin'in başından geçen dört günlük tuhaf bir serüven. Sapında Fatih Sultan Mehmed'in tuğrası bulunan mektup açacağıyla öldürülmüş bir tarih profesörü... Bir aşk cinayeti mi? Yoksa kökleri "Ulu Hakan"ın şüpheli ölümüne uzanan bir entrika mı? Osmanlı devletinin bir imparatorluğa dönüştüğü o zaferler ve ihanetlerle dolu günlere yapılan sıradışı bir yolculuk. Ve bu heyecan verici yolculuk boyunca kulaklardan eksik olmayan o kadim soru: Tarih, geçmişte yaşananlar mıdır, yoksa tarihçilerin anlattıkları mı?
"...Ve Sultan Mehmed Han. Mehmed Han oğlu Murad Han oğlu Fatih Sultan Mehmed Han. İki karanın ve iki denizin hâkimi. Allah'ın yeryüzündeki gölgesi. Kostantiniyye'yi zapt eden padişah. Roma İmparatorluğu'nun doğal varisi, farklı dinlerden, farklı dillerden, farklı ırklardan yepyeni bir millet yaratma aşkıyla yanıp tutuşan kudretli hükümdar. Uçsuz bucaksız ovalarda at koşturan ordular. Kılıç sesleri, savaş naraları, korku çığlıkları. Ardı ardına düşen şehirler, ardı ardına yıkılan devletler, ardı ardına el değiştiren kaleler.
Kırk dokuz yaşında dünyaya nam salmış bir hükümdar. Ve değişmez kader. Akşama kavuşan gün. Ecel şerbetini içen insan. Ve Fatih Sultan Mehmed'in şüpheli ölümü. Ve onun iki şehzadesi. İkiye bölünen saray, ikiye bölünen devlet, hiçbir şeyden haberi olmayan bir halk. Ve iki şehzadenin kanlı boğazlaşması sürerken saray odasında unutulan Fatih Sultan Mehmed Han'ın cansız bedeni..."
Ahmet Ümit, kusursuz bir kurguyla ele aldığı bu cinayet-aşk-tarih örgüsünde edebiyat okurlarının gözündeki ayrıcalıklı yerini bir kez daha sağlamlaştırıyor.






_________________



Ben kimseye tepeden bakmadım. Sadece ben geldiğimde onlar ayağa kalkmadılar.
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
efex61
Hamiş
TurkBoard Fan


Kayıt: 21.05.2006
Üye No: 60,954
Şehir: TRABZON
Offline




Tarih: 10 Ocak 2015, 20:23 Tek mesaj gösterimi2

Ahmet Ümit ve eserlerini yakından takip ediyorum.
Bu eserini de büyük bir merak ve heyecan ile elime aldım ve kısa zamanda bitirmek nasip oldu.
Beklenmeyen bir son ve elbette Ahmet Ümit eserlerinde olduğu gibi İstanbul vurgusu.
Pişman olmazsınız.


Saygılar

Not-Not: 
Konu ile alakası yok ama yazarın "Şeytan Ayrıntıda Gizlidir" adlı eserini okumayın. Ahmet Ümit'e küsersiniz.





_________________
İnsan yüreği bir sarkaç gibidir işte böyle... İstediği noktaya ulaştığı anda tüm hızıyla tam tersi tarafa kaymaya başlar.
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSNM Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Bu başlıkta 2 mesaj bulunuyor] « Önceki başlıkSonraki başlık »


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti dosyaları gönderemezsiniz
Bu forumdaki dosyaları indiremezsiniz
TurkBoard çerezlerini temizle