peyami safa'nın hayatı....

Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder « Önceki başlıkSonraki başlık »
 Yazar  Mesaj
_'naRci'_
...
Geyik Takımı


Kayıt: 16.12.2006
Üye No: 71,633
Şehir: !İsT!
Offline




Tarih: 07 Nisan 2007, 18:50 Tek mesaj gösterimi1

Peyami Safa (1899, İstanbul - 15 Haziran 1961) Romanlarının yanı sıra, düşünsel yapıtları ve gazeteciliğiyle de tanınan Türk yazar.

Hayatı
Servet-i Fünun dönemi şairlerinden İsmail Safa'nın oğludur. Sivas'a sürgüne gönderilen babasının orada ölmesi üzerine 1901 yılında iki yaşında yetim kalmış, bu yüzden "Yetim-i Safa" adıyla anılmıştır. Babasız büyümenin acılarının yanısıra, sekiz dokuz yaşlarında yakalandığı bir kemik hastalığı dolayısıyla 17 yaşına kadar, bu hastalığın fiziksel ve ruhsal bunalımlarını yaşamıştır. Sonradan bu günlerini ünlü Dokuzuncu Hariciye Koğuşu adlı romanında dile getirmiştir. Ayrıca Fatih-Harbiye gibi diğer romanlarında da kendi hastalığının buhranını yansıttığı karakterlere rastlanır.
Hastalık ve savaşın yol açtığı maddî sıkıntılar dolayısıyla öğrenimini sürdürememiş, o sıralar Maarif Nazırı olan Recaizade Ekrem Bey, bu görevinden ayrılınca onu Galatasaray Lisesi'nde okutma vaadini yerine getirememiş, Peyami Safa da hayatını kazanmak ve annesine bakmak için Vefa İdadisi'ndeki öğrenimini yarıda bırakmıştır. Keaton Matbaası'nda bir süre çalışan Peyami Safa, açılan sınavı kazanarak Posta - Telgraf Nezareti'ne girmiş, Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasına kadar orada çalışmıştır (1914). Daha sonra Boğaziçi'ndeki Rehber-i İttihat Mektebi'nde öğretmenlik yapmaya başlamıştır. Dört yıl çalıştığı bu okulda, hem öğretmiş, hem de kendi çabasıyla Fransızcasını ilerletmiştir.
1918 yılında ağabeyi İlhami Safa'nın isteğine uyarak öğretmenlikten ayrılmış ve birlikte çıkardıkları 20. Asır adlı akşam gazetesinde "Asrın Hikâyeleri" başlığı altında yazdığı öykülerle gazetecilik yaş. başlamıştır. İmzasız yazdığı bu öykülerin tutulması üzerine Server Bedi takma adını kullanmaya başlayan Peyami Safa, daha sonra 1921'de Son Telgraf gazetesinde yazmış, oradan da Tasvir-i Efkâr'a geçmiştir. Daha sonra Cumhuriyet gazetesine geçmiş, 1940 yılına kadar bu gazetede fıkra ve makalelerinin yanısıra roman da tefrika etmiştir.
1960'lı yıllara kadar başta Milliyet olmak üzere birçok gazete ve dergide yazan Peyami Safa 27 Mayıs'tan sonra Son Havadis gazetesinde yazmaya başlamıştır (1961). Aynı yıl Erzurum'da yedek subaylığını yapmakta olan tek oğlu Merve'nin ölümü üzerine büyük bir sarsıntı geçiren Peyami Safa, iki üç ay sonra İstanbul'da ölmüştür.
Yazın Yaşamı [değiştir]
Yazın yaş. 20. Asır'daki öyküleriyle başlayan Peyami Safa, tam 43 yıl, hemen hiç ara vermeden Türkiye'de yayımlanan hemen tüm gazete ve dergilerde çeşitli zamanlarda fıkra, makale ve romanlarını yayımlamış, son derece verimli bir yazar olmuştur. Kendi kendini yetiştirmiş bir kişi olan Peyami Safa, çağın düşünce akımlarıyla ilgilenmiş, siyasal sorunlar karşısında tavır almış, bu yüzden Türk basınında derin izler bırakan polemiklere girişmiştir. Bunlar arasında en ünlüleri Nâzım Hikmet, Nurullah Ataç, Sabiha ve Zekeriya Sertel ve Aziz Nesin'le yaptığı kalem kavgalarıdır.
İlk romanlarında sola yakın görüşler taşıyan Peyami Safa, bir hastanın psikolojisini anlattığı otobiyografik romanı Dokuzuncu Hariciye Koğuşu’nu (1931) Nazım Hikmet’e ithaf etmişti. Bu roman hariç, 1922-1939 yılları arasında yazdığı Mahşer (1924), Şimşek (1928), Fatih-Harbiye (1931) ve Biz İnsanlar (1939) adlı romanlarında Doğu-Batı sorunsalını karakterlerde somutlaştırarak işledi. Safa, bu romanlarında, ruh hallerini çözümlemede, kurguda, dilinin kıvraklığında, anlatım tekniklerindeki denemelerde başarılı bulunurken romanlarında düşünceyi öne çıkarması dolayısıyla eleştiriler aldı. II. Dünya Savaşı sırasında Nasyonal Sosyalistlere yakınlaşmasıyla dikkat çeken Safa’nın gerçekçi roman çizgisi Matmazel Noraliya’nın Koltuğu (1949) ile mistisizme yöneldi.
İlk uzun öyküsü Gençliğimiz'i 1922 yılında Peyami Safa, para kazanmak amacıyla yazdığı kimi yapıtlarında, ilk defa ağabeyi İlhami Safa'nın takma ad olarak kullandığı annesinin Server Bedii adını benimsemiş, bu takma adla 80'e yakın ün vermiştir. Bunlar arasında en sevilenler Cingöz Recai macera romanları ile Cumbadan Rumba'ya adlı romanı olmuştur.
Peyami Safa, Türk kültür yaşamında yayımlandığı yıllarda hayli etkili olmuş Hafta, Kültür Haftası (1936, 21 sayı) ve Türk Düşüncesi (1953-1960, 63 sayı) dergilerini çıkarmıştır.
Asıl ününü romancı olarak yapan Peyami Safa, bazı uzun öyküleri ile de dikkati çekmiş, yazar Batılı kaynakların bir "Zalim" olarak tanıttıkları hun hükümdarı Atilla'yı aklamak amacıyla aynı adda bir de tarihsel roman yazmıştır.
Beşir Ayvazoğlu'nun yazar (Peyami Safa) hakkında Ötüken Yayınları'ndan çıkmış, biyografik bir eseri bulunmaktadır.
Yapıtları: [değiştir]
Öykü [değiştir]
• Bir gencin hayatı (1921)
• Gençliğimiz (1922)
• Siyah Beyaz Hikâyeler (1923)
• İstanbul Hikâyeleri (1923)
• Aşk Oyunları (1924)
• Süngülerin Gölgesinde (1924)
• Ateşböcekleri (1925)
• İki Öksüz Arkadaş
Roman [değiştir]
• Mahşer (1924)
• Bir Akşamdı (1924)
• Sözde Kızlar (1925)
• Canan (1925)
• Şimşek (1928)
• Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (1931)
• Atilla (1931)
• Fatih - Harbiye (1931)
• Bir Tereddütün Romanı (1933)
• Biz İnsanlar (1947)
• Matmazel Noraliya'nın Koltuğu (1949)
• Yalnızız (1951)
Oyun [değiştir]
• Gün Doğuyor (1937)
Düşünsel Yapıtları [değiştir]
• Zavallı Celal Nuri Bey (1914)
• Büyük Avrupa Anketi (1938)
• Türk Inkılâbına Bakışlar (1938)
• Felsefî Buhran (1939)
• Millet ve İnsan (1943)
• Mahutlar (1959)
• Sosyalizm (1961)
• Mistisizm (1962)
• Nasyonalizm (1962)
• Doğu - Batı Sentezi (1963)
• Nasyonalizm - Sosyalizm - Mistisizm (1968)
• Osmanlıca - Türkçe - Uydurmaca (1970)
Ötüken Yayınevi 1966 yılından bu yana Peyami Safa'nın toplu yapıtlarını yayımlamaktadır




_________________
evet bir şarkıda bulduk korkularımızı
bazen
bir fırtınada amansız sancılarımızı
bazen
diyorum

 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Uğurcuk



Kayıt: 06.11.2006
Üye No: 70,143
Şehir: İstanbul
Offline




Tarih: 23 Ocak 2008, 21:41 Tek mesaj gösterimi2

Safiye Peyman ve Server Bedi takma isimlerini kullanmıştır. En sevdiğim romanı Dokuzuncu Hariciye Koğuşu ve Selma ve Gölgesi adlı kitaplarıdır. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'nda yakalandığı kemik hastalığını anlatıyor ve size tavsiye ederim Saygılar




_________________
Yok başka yerin lütfu ne yazdan ne de kıştan...
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Bu başlıkta 2 mesaj bulunuyor] « Önceki başlıkSonraki başlık »


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti dosyaları gönderemezsiniz
Bu forumdaki dosyaları indiremezsiniz
TurkBoard çerezlerini temizle