Orta & Güney Amerika

Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder « Önceki başlıkSonraki başlık »
 Yazar  Mesaj
Re
gardenya.
Emektar


Kayıt: 30.04.2006
Üye No: 58,026
Gizli




Tarih: 26 Kasım 2010, 23:32 Tek mesaj gösterimi1

Orta Amerika

Orta Amerika Meksika’dan Kosta Rika’ya kadar uzanan bölgedir. Burada Kristof Kolomb’un ayak basmasından 3000 yıl önceye kadar uzanan tarım ekonomisine dayanan uygarlıklar kurulmuştur. MÖ 1800 ila MÖ 300 yılları arasındaki dönemde Orta Amerika’da karmaşık kültürlerin yükseldiği görülür. Bunlardan bazıları Kolomb öncesi uygarlıklardan olan Olmekler, Teotihuacan, Mayalar, Zapotec, Mixtec, Huastec, Purepecha, Toltekler ve Azteklerdir. 4000 yıllık bu uygarlıklar çok sayıda keşifte bulunmuştur; piramid şeklinde tapınaklar inşa etmişler, matematik, astronomi, tıp, edebiyat alanında ilerlemiş, oldukça hassas takvimler oluşturmuşlar, sanat, tarım, mühendislik alanında aşama katetmiş, karmaşık bir din sistemi oluşturmuş, abaküs hesap makinasını ve tekerleği keşfetmişlerdir. İnsanlık tarihindeki en önemli buluşlardan olan tekerlek bölgede yük hayvanı bulunmayışından sosyal hayata dahil edilememiştir. Ayrıca bakır ve altın işlemeciliği de gelişmiştir.
Kuzey Meksika’daki Nuevo León eyaletinde bulunan kaya yazıtlarında bölge uygarlıklarının sayma sistemine dair pek çok bilgi bulunur. Bu karmaşık sayma sistemi 20 rakamlı bir sisteme dayanır. Her bir sayı önemli bir astronomik olaya bağlanmıştır. Bölge topluluklarının hayatında astronomi biliminin önemi öne çıkar. Meksika’da bulunan uygarlıklar şehirlerini ve törensel merkezlerini özel astronomik olaylara göre planlayıp inşa etmişlerdir. Orta Amerika’daki en büyük şehirler Teotihuacan, Tenochtitlan ve Cholula o dönemde dünyanın en büyük şehirleri arasındadır. Bu şehirler aynı zamanda ticaret, felsefe, dinsel ve askeri tören merkezleri olup tüm bölge halkları tarafından bilinen çekim merkezleriydi.
Bölgede çok sayıda şehir devleti, krallık ve imparatorluk ortaya çıkıp dağılırken birbirleriyle sürekli olarak mücadele halinde olan öne çıkan beş uygarlıktan bahsedilebilir: Olmekler, Teotihuacan, Toltekler, Mexica ve Mayalar. Politik olarak dağınık durumda olan Mayalar hariç tüm bu uygarlıklar Meksika çapında etkili olacak ve iktidarlarını ticaret, sanat, siyaset, teknoloji ve teoloji alanlarında sağlamlaştıracaklardır. Bölge halkları 4000 yıl boyunca bu uygarlıklarla ekonomik ve siyasi ilişkiler içinde oldular; kimi zaman savaştılar kimi zaman ticari ilişkiler içinde oldular ancak sürekl olarak bu beş uygarlığın etkisi altında kaldılar.

Olmekler

Bölgedeki bilinen en eski uygarlık Olmeklerdir. Bu uygarlığın özellikle sanat alanında gösterdiği ilerleme diğer uygarlıklar için bir rehber olacak ve geliştirilecektir. Olmekler MÖ 2300 yıllarında toprak kap imalatında uzmanlaşmıştır. MÖ 1800 ila MÖ 1500 yıllları arasında iktidarlarını sağlamlaştıran kabile şefleri bugünkü Veracruz’un güneyinde San Lorenzo Tenochtitlán olarak bilinen şehri kurarak başkentleri yaparlar. Olmeklerin etkisi Orta Amerika boyunca hissedilebilir. Yeni tarzdaki hükümet yapıları, piramit şeklindeki tapınakları, edebiyat, astronomi, sanat, matematik, ekonomi ve dindeki gelişkinlik seviyeleri Maya gibi bir uygarlığın doğmasına yol açacaktır.


Not-Not: 
Olmekler Orta Amerika’nın Kolomb öncesi ve Aztek-öncesi bir halkıdır. İ.Ö. 1200 yıllarından başlayarak İ.Ö.500 yıllarına kadar Orta Amerika’nın büyük bir kesiminde hüküm sürdükleri sanılmaktadır. Yaşadıkları bölge Meksika Körfezi kıyılarından Büyük Okyanus’a ve Kosta Rika’nın güneyine uzanır. Olmeka terimi Nahuatl dilinde « kauçuk ülkesinin insanları » anlamına gelir.
Arkeoloji Olmek kültürünün varlığından 19. yy.’ın ikinci yarısına kadar habersizdi. Olmekologlar bu kültürün tanınmasındaki ilk önemli bulgunun 1862 yılında taştan yapılma devasa bir kafanın bulunması olduğu konusunda görüş birliğindedir. Bugün bilinen tarihin büyük ölçüde yanlış olduğunu ileri sürenler Olmekler’in kökeni hakkında çeşitli varsayımlar ileri sürmüşlerdir.
Olmekler hakkkındaki varsayımların çeşitliliği, Olmek toplumunun gizemini halen korumasında, yani haklarında fazla bilgi edinilememesinde gözardı edilemez bir etkendir.
Günümüzden yaklaşık 3200 yıl öncesinde pişmiş topraktan yapılma tabletler üzerinde örnekleri görülen Olmek yazısı piktogram ve ideogramlardan oluşur. 2002 yılında keşfedilen bir silindir biçimli mühür, bu yazının silindirik mühürler üzerine de uygulandığını göstermiştir.
Olmek sanatında ana tema insan figürüdür ve bunların hatırı sayılır bir kısmı antropomorftur, yani hayvan ile insan karışımıdır. Örneğin Beatriz de La Fuente (1973) yaptığı sayımda, 206 Olmek sanat eserinden 110’unun antropomorf olduğunu saptamıştır. Bunların bir kısmı jaguar-insanı betimler.

*Nahuatl dili Meksika’da ve Salvador’da Nahualar (Aztekler’in ve Pipiller’in dahil olduğu etnik grup) tarafından konuşulan bir sözlü dildir. Bu dilin adı muhtemelen , « iyi bir ses kılan ahenkli ve açık söz » anlamına gelen nahuatlahtolli sözcüğünden türetilmiştir.
Halen Meksika’da en çok konuşulan (1.5 milyon kişi tarafından kullanılan) yerli dilidir. Türkçe gibi eklemlemeli (agglutinant) bir dildir. Uto-aztek dil ailesinin güney koluna mensuptur.
Nahuatl dilinin yazı sistemi ise piktogramlar ve bazı ideogramlar kullanan bir sistemdir.
Türkçedeki çikolata (Nahuatl: xocolatl), domates (Nahuatl: tomatl), avokado (Nahuatl: ahuacatl) ve kayote (Nahuatl: coyotl) kelimelerinin kökeni Nahuatl dilidir. Bu kelimeler Avrupa dilleri üzerinden Türkçeye geçmiştir.


Teotihuacan

Olmeklerin duraklama ve gerileme dönemine girmeleriyle beraber Meksika’da bir iktidar boşluğu oluşur. Bu iktidar boşluğuna doğan Teotihuacan MÖ 300 yıllarında ortaya çıkar. MS 150 yıllarında artık şehir ilk gerçek anlamdaki metropol haline gelir. Şehirde daha önceden görülmemiş bir ekonomik ve siyasi düzen kurulur. Mayalar üzerinde de etkisi olan gelişmeler şehirdeki farklı ve kozmopolitan nüfus sayesinde gerçekleşir. Meksika’daki neredeyse her kavimin temsil edildiği şehirde topluluklar birarada yaşayarak sanatlarını icra etmekte ve şehrin ekonomik ve kültürel gelişkinliğine katkılarını sunmaktadır. MS 500 yılında şehir dünyadaki en büyük şehirdir. MS 650 yıllarında düşüşe geçmesine rağmen şehirde Meksika uygarlıklarının en heybetli mimari örnekleri bulunmaktadır. Şehir güçten düşse de MS 950 yıllarına kadar sahnede kalacaktır.


Not-Not: 
Teotihuacan (ya da okunuşuyla Teotihuakan) günümüzde Kolomb-öncesi K.Amerika’nın en ünlü kenti olarak kabul edilmektedir. Kimler tarafından kurulduğu ve niçin aniden terkedildiği halen açıklığa kavuşmamış bu kadim metropolun kuruluş tarihi hakkında da farklı görüşler ileri sürülmektedir. Kentten söz eden -hiyeroglifik olmayan- hiçbir metin ve belge bulunmamaktadır.

Kentin kuruluşu ve adı

20.yy.’daki arkeolojik bulgular, Meksika’da Aztek kültüründen önce Toltekler gibi Aztekler’den daha ileri kültürlerin var olduğunu ortaya koymuştur ki, olasılıkla, Teotihuacan’ın kurucuları da bu Aztek-öncesi ileri kültürlerden biridir. Kente “Teotihuacan” adı kenti terkedilmiş haliyle bulan Aztekler tarafından verilmiş olup, Nahuatl dilinde “insanların ilahlar haline geldikleri yer” anlamına gelmektedir. Kentin ilk kurucularının kimler olduğu bilinmemekle birlikte, kentte sonradan Zapotekler ve Mistekler gibi Maya topluluklarının da yaşamış olduğu ve son kazılarda bulunan bir gliften kente sonradan “değerli adama yeri” adının da verilmiş olduğu anlaşılmıştır. Fakat kentten çeşitli yazıtlarda Tollan adıyla söz edilmektedir ki, bu ad yüzyıllar sonra Toltekler’in değineceği kayıp başkent Tula’nın (Nahuatl dilinde Tollan Xicocotitlan) adının bir versiyonudur. René Guénon’a göre Tula binlerce yıl önce batmış olan bir kıtadaki orijinal inisiyatik merkezin adıydı ve bu kıtadan göç etmiş olanlar, diğer kıtalarda kurduklara inisiyatik merkezlere anavatandaki merkeze ithafen bu adı vermişlerdir. Bir Aztek efsanesine göre bu kent insanların vücudunu imal eden ilahların bir araya geldikleri yerdir.Kimi efsanelerde insan soyunu imal eden ilahlar, kimi efsanelerde ise insan kılığına girerek insanlara uygarlığı öğretmiş ve göklere dönmüş bir ilah olan Tüylü yılan tasvirlerinin ilk örneklerine bu kentte rastlanır.

Sit alanı

Teotihuacan sit alanı Mexico’nun 40 km. kuzeydoğusundaki San Juan Teotihuacan Belediyesi sınırları içinde yer almakta olup 30 km²’lik bir alanı kapsamaktadır. (Koordinatları:19° 41’ Kuzey, 98° 50’Batı) İlk hava fotoğrafları 1960'larda çekilen Teotihuacan’da arkeolojik kazılar 1905’de Léopold Batres ve ekibiyle başlamış, 1910’da Meksika’nın bağımsızlığının yüzüncü yılını kutlamak üzere kentteki piramitlerden en büyüğü olan Güneş Piramidi restore edilmiştir.
Yaklaşık 2.500 yıl önce 150-200.000 kişilik bir nüfusu barındırdığı sanılan kentin ana caddesi Aztekler’in verdiği adla “ölüler yolu” denilen, Güneş Piramidi, Ay Piramidi ve Quetzalcoatl (Tüylü yılan) Tapınağı ve ikinci derecede öneme sahip tapınak ve saraylar ile çevrelenen 1,5 km. uzunluğundaki yoldur. Güney ucunda Ay Piramidi yer alan bu ana yol kuzey-güney eksenini izler. Kent sokakları Milet ve Priene’dekigibi, ızgara sistemine göre düzenlenmiştir. Güneş Piramidi Cholula Büyük Piramidi’nden sonra Amerika’nın ikinci büyük piramidi olup, 65 m. yüksekliğiyle dünyada bilinen piramitler içinde üçüncü yüksek piramit olarak kabul edilir. Piramidin taban ölçüleri 110x130 m.’dir. Piramidin altında, son yıllarda, bir mağarada son bulan 100m.’lik bir tünel keşfedilmiştir. Kazılarda yeşim taşından ve onyx taşından yapılma buluntulara rastlanmıştır. Kentteki resimlerde diğer kimselerden daha görkemli ya da ayrıcalıklı giysilerle resmedilmiş bir kimse tasvirlerine rastlanmaması, arkeologlarda kentin bir kral yerine bir konsey tarafından yönetildiği fikrini uyandırmıştır.

Gizemleri

Teotihuacan kentiyle ilgili gizemlerden biri kentte yaşayanların henüz anlaşılamamış bir nedenle kenti aniden terk etmiş olmalarıdır.
Teotihuacan kentindeki yapıların konumları, Gize’deki piramitler gibi, Orion Takımyıldızının yerdeki yansıması olacak biçimde ve aynı zamanda, Queatzalcoatl Tapınağı’ndan hareketle gezegenlerin yerdeki yansıması olacak biçimde düzenlenmiştir.
Arkeologlar 1906’da Güneş Piramidi’nin belirli bir yüksekliğinde ve ayrıca tapınaklarda kara mika kaplamalarının olduğunu saptamışlardır ki, bölgeye kara mika mineralinin elde edilebileceği en yakın yer Güney Amerika kıtasındaki Brezilya’dır. Bu kara mika kaplamaları arkeologların halen açıklığa kavuşturamamış oldukları bir muamma oluşturmaktadır.


Mayalar

Teotihuacan uygarlığının ulaştığı seviye Maya uygarlığını da olumlu şekilde etkilemiştir.MS 250 ile 650 yılları arasında Maya uygarlığı önemli gelişmelere sahne olsa da Maya şehir devletleri arasında siyasal birlik sağlanamaz. Mayalar bölgedeki en görkemli şehirleri inşa edecek, matematik, astronomi ve takvimcilikte önemli ilerlemeler kaydedeceklerdir. Mayalar yerli amerika halklarından gerçek anlamda bir yazı sistemine sahip ola tek uygarlıktı. Taş, çömlek veya ağaç üzerine yazılan yazıların haricinde ağaç kabuklarının işlenerek kâğıt haline gietirilmesiyle oluşan el yazması kitaplar da Mayalarca yapılmıştır.


Aztekler (Mexicalar)

Tolteklerin duraklama ve gerileme dönemine girmesiyle beraber Meksika’da siyasi olarak bölünme yaşanır. Toltek saltanatına göz diken kavim bölgeye dışarıdan gelen Mexicalar olacaktır. Çölden gelen bu kavim kendilerine eskiden “Azteca” diyen kavimdir. Ancak isimlerini yıllarca yaşanan göçlerden sonra değiştirmişlerdi. Meksika bölgesinden olmadıkları için ilk başlarda kaba ve görgüsüz olarak değerlendirildirler. Aztek Üçlü İttifakı döneminde diğer iki Aztek şehri olan Texcoco ve Tlacopan ile anlaşarak Meksika’da iktidara yükseldiler, iyi diplomat olmalarının yanı sıra çok iyi savaşçıydılar. Mexicalar Meksika bölgesine gelerek kendilerini Tolteklerin mirasçıları olarak görerek uygarlıklarının başına geçtiler. MS 1400 yıllarında Orta Meksika’nın hakimleridirler ve 1470 yılına dek tüm düşmanlarına boyun eğdirmiş durumdadırlar. Gücünün doruğundayken 300.000 Mexicalı bölgedeki 10 milyon kişiye hükmetmekteydi. Modern “Meksika” ismi de buradan gelmektedir. Başkentleri olan Tenochtitlan, modern Meksiko City şehrinin yerindedir. En görkemli döneminde 300 binin üzerindeki nüfusuyla dünyanın en kalabalık şehri olduğu tahmin edilmektedir. Şehirde kurulan pazarlar konkistadorların o zamana kadar gördükleri en büyük pazardır.


Not-Not: 
Aztekler bugünkü orta Meksika bölgesinde 14. ve 16. yüzyıllar arasında yaşamış bir Orta Amerika halkıdır. Zengin bir mitoloji ve kültürel mirasa sahip Azteklerin başkenti, günümüzde Ciudad de Mexico'nun bulunduğu Texcoco Gölü'nün ortasında yeralan Tenochtitlan kentiydi. Çok büyük bir uygarlık kurmuşlardı. Hernan Cortes'in Meksika'yı toprağa katma sırasında yapılan ve Tenochtitlan kuşatması olarak bilinen savaş sonucunda Aztekler yenilmiş ve güçlerini kaybetmişlerdir. Ayrıca dünyanın en büyük piramidi Meksika'da Cholula de Rivadabia'da bulunur. Azteklere ait piramit 182.107 metrekare alan üzerine kurulmuştur ve yüksekliği 54 metredir.

Aztek İmparatorluğu

13 milyonluk bir nüfustan oluşan çok büyük ve zengin bir imparatorluk olan Aztekler gelişmiş tarım yöntemlerine, kendilerine ait bir dine, takvime, alfabeye sahiplerdi. Aztekleri keşfedenler İspanyollar oldu. Hernan Cortes ve onun özel ordusu Aztek başkenti olan Tenochtitlan´a giderken Popocateptel volkanik dağının yanından geçtiler ve ilk kez bir volkan görmüş oldular. Adamları ve Cortes başkente ulaştıklarında Aztek imparatoru Montezuma onları karşılamak için bekliyordu. Aztek imparatoru göz kamaştırıcı elbiseler giymişti. O, Cortes ve adamlarının başkente girmesine izin verdi. Cortes´in sadece 600 askeri vardı ve Aztek imparatoru onları kolayca yok ettirebilirdi. Ancak Aztek takvimine göre bu yıl çok özel bir yıldı. İnançlarına göre bu yılda Quetzalcoatl adlı bir tanrı Aztekleri yok edecekti. Bu tanrının efsanedeki tarifleri Cortes´e çok benziyordu. Bu yüzden Aztek imparatoru, Cortes'in tanrı olduğuna karar verdi. Cortes başkentte birkaç gün geçirdikten sonra güvende olmadığını sezdi. Hayatta kalmalarını sağlayan tek şeyin imparatorun varlığı olduğunu fark etti. Bu nedenle Aztekleri denetim altına alabilmek için imparatoru tutsak almaya karar verdiler. Cortes birkaç ay daha şehirde kaldıktan sonra ayrıldı. O gittikten sonra başka İspanyollar Aztek'e saldırdılar. Cortes yeni ordusuyla geri geldiğinde Cuitlahuac imparator olmuştu. Ancak bunu bilmeyen Cortes Aztekleri kontrol altına almak için Montezuma'yı tutsak aldı ve halkı etkilemek için onu kraliyet sarayının çatısına çıkardı. Ancak halk onlara taş atarak tepkisini gösterdi. Atılan taşlardan biri Montezuma'nın ölümüne neden oldu. 1521'de Aztekler teslim olana kadar 4 ay savaş yapıldı.

Tenochtitlan Şehri

Aztek İmparatorluğu'nun başkenti olan şehir 1300 yıllarında Texcoco Gölü'nün üzerindeki bir dizi adaya Aztek tanrılarından biri olan Huitzilopochtli'nin tapınağı etrafına kuruldu. Şehirde binalar Coatepantli adında 2,5-3 metre yüksekliğindeki duvarlarla çevriliydi. Binalara girişi sağlayan 4 kapı bulunuyordu. Şehrin ortasında Büyük Tapınak vardı. Bu tapınak içinde iki tane tapınak bulunduruyordu. Bunlardan biri savaş tanrısı Huitzilopochtli'ye diğeri de yağmur tanrısı Tlaloc'a aitti. Başkent 1500'lere gelindiğinde 300.000 kişilik nüfusa sahip oldu.

Aztek yazısı

Aztek yazısı da Maya yazısı gibi, ideogramların ve sesleri belirten fonetik sembollerin bir karışımından oluşmuştur. Yani bazı resim karakterleri nesneleri ve düşünceleri ifade ederken, bazıları da sesleri ifade ediyordu. Örneğin bir Meksika kenti olan Coatlan ("Yılanların yeri") kentinin adı coatl hecesini dile getiren yılan resminin yanı sıra diş ("tlan") işaretinin belirtilmesiyle yazılıyordu. Aynı şekilde Coatepec ("Yılanlı tepenin yeri") adı yine yılan hecesini dile getiren yılan resminin yanı sıra tepe ("tepec") işaretinin belirtilmesiyle yazılıyordu. Eldeki mevcut Aztek el yazmalarının sayısı 500 civarındadır.


Zapotekler

Zapotekler Orta Amerika'daki Kolomb öncesi bir uygarlığa ve bu uygarlığı kuranların soyundan gelenlere verilen bir addır. Zapotekler'in kökeni hakkında fazla bilgi bulunmamakla birlikte, M.Ö. yaklaşık 1500 yıllarında ortaya çıktıkları sanılmaktadır. İspanyol istilasına kadar Oaxaca vadisinin en önemli topluluğunu olmuşlardır. Orta Amerika kültürünü etkileyen birçok şehir-devletler kurmuşlardır. Zapotekler'in ana yerleşim bölgesi Maya ülkesi ile yukarı Meksika ovaları arasında kalan Oaxaca vadisi ve Alban Dağı'dır. Maya dili Uto-aztek dil ailesine sokulurken, Zapotek dili Mistek dili gibi Otomang dil ailesine sokulur.
Arkeologlar Zapotekler'in uygarlığını tarihsel merkezleri Monte Alban'ın işgal edilmesinden geriye doğru beş dönemde ele alırlar:
M.S. 500-M.Ö. 200 dönemi: Monte Alban'ın nüfusu 10.000 dolaylarındaydı.
M.Ö. 200-M.Ö. 250 dönemi: Bu kültürün Maya etkisindeki karakteristik seramiklerinin belirdiği dönemdir.
M.Ö. 250-M.Ö. 700 dönemi: Zapotek uygarlığının altın çağı. Günümüzde görülen bazı anıtları inşa ettikleri ve Mitla kentini kurdukları dönemdir. Teokratik toplum düzeninde bulunulduğu bu dönemde, Zaachila sülalesi başkenti Téozpotlan'a taşıdı.
M.Ö. 700-M.Ö. 1000 dönemi: Bir varsayıma göre, Monte Alban kenti terk edildi.
M.Ö. 1000-M.Ö. 1500 dönemi: Toltekler ve Çiçimekler tarfından güneye itilen Mistekler'le savaşa girdiler. Mitla kentini kaybettikler. M.Ö. 1280'de ortak düşman Aztekler tehdidi karşısında barış antlaşması imzaladılar ve antlaşma, her iki kralın aile bireyleri arasında yapılan bir evlilikle perçinlendi. Bu soydan gelen Cocijo-pij 1563 yılında ölmüştür ki, son Zapotek kralı İspanyol istilasına tanık olmuştur.
Zapotekler, günümüzde Meksika'daki bir etnik azınlık olarak varlıklarını sürdürmektedir. Günümüzde 400.000 kişi Zapotek dilini konuşmaktadır.
Eski Meksika başkanlarından Benito Juarez ve imparator Maximilien bir Zapotek'ti
.

Güney Amerika

Güney Amerika’nın geniş yağmur ormanları, dağları, ovaları ve kıyıları bu dönemde onmilyonlarca insan ev sahipliği yapıyordu. Burada yerleşik hayata geçen ve öne çıkan uygarlıklar; Kolombiya’da Chibchalar, Ekvador’da Valdivialar, Peru’da Quechualar ve Bolivya’da Aymaralar olur. Kolomb öncesi dönemde Pasifik Okyanusundaki Polinezya ile Güney Amerika arasında temas olduğu iddia edilse de bunu destekleyecek bilimsel veriler bulunmamaktadır.

Norte Chico

Modern Peru’nun kuzey sahillerinde yaşayan Norte Chico uygarlığı MÖ 3000 yıllarında ortaya çıkan büyük ölçekli yerleşim yerleri kurdular. Bu uygarlığın MÖ 1800 yıllarında gerilemeye başladığı sanılıyor. Bu uygarlığa dair en iyi bilgi veren arkeolojik kazı yeri Supe Vadisindeki Caral bölgesidir. Amerika’daki bilinen en eski uygarlıklardandır.

Valdivia

Valdivia uygarlığı Ekvador sahilleri boyunca gelişmiştir. Varlıkları günümüzde arkeolojik buluntular sayesinde keşfedilmiştir. Uygarlık Amerika’daki en eski uygarlıklardan olup MÖ 3500 ile MÖ 1800 yılları arasında varolmuştur. Valdivia uygarlığında kentler ortak bir merkezin etrafında yuvarlak bir şekil oluşturacak şekilde inşa edilen evlerden oluşurdu. Yerleşik hayata geçen Valdivialılar tarım ve balıkçılıkla geçinirlerdi, geyik avladıkları da bilinmektedir. Buluntulardan mısır, bezelye, biber, pamuk tarımı yaptıkları anlaşılmaktadır. Başlangıçta kaba olan Valdivia çömlekçiliği giderek gelişmiş ve cilalı ürünler üretir hale gelmiştir. Seramik ve taş işlerinde oldukça gelişmişlerdir.

Cañaris

Cañaris uygarlığı bugün Ekvador’un Cañar ve Azuay bölgelerinde yaşayan bir uygarlıktır. Mimarlık ve teoloji alanında gelişmişlerdir. İnşa ettikleri eserlerin çoğu İnka saldırılarında yakılmış ve zarar görmüştür. Başkentleri iki kez yer değiştirmiş, ilkinde İnka şehri olan Tomipamba daha sonra Cuenca olmuştur. Bu şehrin konkistadorlar tarafından altınla dolu olduğuna inanılan El Dorado olduğu ileri sürülmektedir. Cañaris uzun yıllar boyunca İnka saldırılarına direnmiş ancak İnka İmparatoru Tupac Yupanqui döneminde boyun eğmiştir. Bu uygarlığın torunları hala hayattadır ve diğer ırklarla karışmayarak günümüze kadar gelmeyi başarmışlardır.

Chavín

Chavin uygarlığı, yazıyı keşfedememiş bir Güney Amerika uygarlığıdır. Oldukça geniş bir ticaret ağı kurmuş ve MÖ 900 yıllarında tarımda ilerlemiş durumdadırlar. MÖ 900 – MÖ 300 arasında modern Peru’daki Chavin adı verilen bölgedeki arkeolojik buluntulara dayanan bu uygarlık hakkında çok bilgi bulunmamaktadır.

Chibcha

Chibcha uygarlığı Kolombiya’da hüküm süren en kalabalık, en çok araziye yayılan ve sosyo-ekonomik olarak en gelişkin uygarlıktır. MS 3.yüzyılda Chibchalar hakimiyetlerini And Dağlarının kuzeyine kadar genişletmiş ve bugünkü Panama’nın bir kısmını ele geçirmişlerdi. Hakim olunan bölge Kolombiya’nın doğal zenginlikleri en çok olan ve en verimli toprakların bulunduğu yerlerdi. Chibchalar Mayalar ve İnkalar arasındaki bölgedeki en kalabalık topluluktu. En göze çarpan yerleşik hayat biçimlerini kuran bu kültür aynı Chibcha dilini konuşan çok sayıda farklı kabileye ayrılmış durumdaydı; Muiscalar, Guaneler, Lacheler, Cofanlar ve Chitarerolar.

Moche

Mocheler MS 500 yıllarına doğru Peru’nun kuzey bögesinde yaşadılar. Bu uygarlığa ait bilinenler son zamanlarda ortaya çıkartılan mezarlar aracılığıyla olmaktadır. El sanatlarında ustalaşan Mocheler teknolojik olarak ileri seviyedeydi ve oldukça uzak bir bölgede bulunan Mayalarla bile ticari ilişkiler içindeydiler. Moche kültürüne dair bilinenlerin çoğu ürettikleri çömlekler üzerinde günlük hayatlarının resmedilmesinden öğrenilmektedir. Lima’daki Larco Müzesinde sergilenen bu eserler aracılığıyla Mochelerin din alanındaki pratikleri de öğrenilmektedir.

İnkalar

Puma şeklinde tasarlanan başkentleri Cusco’dan And bölgesini yöneten İnkalar 1438 ile 1533 yılları arasında yörede tek egemendiler. İnka uygarlığı çok ilerlemiş seviyedeydi. İnka hakimiyeti yüzün üzerinde dile sahip etnik topluluğuna boyun eğdirmiş, 9 ila 14 milyon insanı 25 bin km yol sistemiyle yönetmekteydi. Şehirler daha önce hiçbir uygarlıkta görülmemiş hassas taş işçiliğiyle yapılan taş binalardan oluşmaktaydı. Dağlık arazide tarım yapılabilmesi için teraslama uygulamasının en ileri örnekleri inşa edilmişti. İleri derecede metal işçiliğinin yanı sıra İnka uygarlığında başarılı beyin ameliyatı bile yapıldığı iddia edilmektedir.



kaynak: wikipedia




_________________
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [1 Mesaj] « Önceki başlıkSonraki başlık »


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti dosyaları gönderemezsiniz
Bu forumdaki dosyaları indiremezsiniz
TurkBoard çerezlerini temizle