Kültürümüzün cahiliyiz
Bölüm Yetkilileri: Bölüm Sorumluları, eliah, JiLda, MaXwELL, Xavier
Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [1 Mesaj] « Önceki başlıkSonraki başlık »
 Yazar  Mesaj
Blackio
l3 l_ A l< ! 0
TurkBoard Fan


Kayıt: 13.01.2008
Üye No: 103,747
Şehir: OveraL
Offline




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Pts Arl 01, 2008 6:53 pm Mesaj: #1

Son dönemlerde "Gereği var mıdır?" diye düşünülmeden Batı'daki her cereyan bizde taraftar bulmaktadır.

Ne gariptir ki aydınımız Batılı bir cereyanın taraftarı olmakla şahsiyet bulduğunu zannetmektedir. Milletvekili seçilince "İspatiye mezhebindenim" diyerek yemin etmek istemeyen Ahmet Rıza ölünce kütüphanesindeki bir yığın değersiz kitabın içerisinden bir tane de Auguste Comte'un kitabı çıkar. Onun da sadece önsözü açılmıştır. Böyle bir haldeyken kendisini "İspatiye" mezhebinin savunucusu ilan eder.

Geçen günlerden birinde bir gazetede İslam'ın kadın anlayışını yeren bir karikatür yayınlandı. İnsan bir konuyu araştırıp gerekçelerini sıralayarak konuyla alakalı görüşlere iştirak etmediğini söyleyebilir. Fakat tahkir ve tezyif etmemeye dikkat eder. Bu hareket tarzı bir Batı ülkesinde tezahür etseydi yer yerinden oynardı.
Kaldı ki onlarda din mukaddes olmaktan ziyade bir kültür unsuru kabul edilmektedir. Bizim mercimek beyinli aydınlarımızın zannettikleri gibi feminizm çağa mahsus orijinal bir hareket değildir. Bu cereyanı ta antik devirlerde bile görmekteyiz. Platon bir eserinde aile müessesesinin kaldırılmasını teklif eder. Aynı konu Yunan klasik komedilerinden Lysistratu'da da işlenir. Fransız İhtilali'nde ve 1848 hareketinde ezilen kadının feryadı dile getirildi. John Stuart Mill 1869'da yazdığı "Köle Kadınlar" makalesiyle feminizmi ele aldı.
Engels evliliği "köleliğin bir başka hazin şekli" olarak niteleyerek bu müessesenin kaldırılıp çocuk yetiştirme sorumluluğunun topluma verilmesi gerektiğini öne sürdü. Henrik İbsen "Bir Oyuncak Bebeğin Evi" adlı dram türü eserinde feminist fikirleri öğütledi.

Kadın konusunu ele alanların amaçları birbirinden farklıdır. Platon yeni bir toplum modeli aramak mecburiyeti hissediyordu. Çünkü içerisinde bulunduğu ortam onu rahatsız ediyordu. Mill, konuyu iktisadi zaviyeden inceliyordu. İbsen, insani boyutlarına eğilmişti. Engels görüşlerini ideolojik yaklaşımlarını tamamlayan bir çerçeve olarak sunuyordu. Ona göre komün döneminde yaşayan insan, ihtiyaçlarını kendi başına karşılayacak araçlara sahip olunca egoizmi onu komünden ayırdı. Ayrılırken de kendisine bir eş aldı. Yani aile müessesesi özel mülkiyetle doğdu. Engels'in anlayışına göre özel mülkiyetin kalkmasıyla aile de son bulacaktır. Bu yüzden özel mülkiyet tarafından ortaya çıkarıldığını zannettiği aileye de öylece düşmandı. Feminizm hareketlerini destekleyerek aileyi dinamitlemeye çalışıyordu.

Ailenin sarsıntılar geçirdiği günümüzde Batı, geldiği bu noktadan memnun değildir. Mozart'ın Goethe'nin Balzac'ın cemiyetlerinde artık büyük ruhlar görünmüyor. O ruhlar ki ilk gıdalarını aileden alırlardı. Şefkatsiz yetişenlerin en belirgin özellikleri isyandır; her şeyi kırıp dökmeye yönelen bir isyan.

Dazlaklar isyan ordusunun öncüleridir ki, bu ordu farklı kılıklara bürünerek, kısa zamanda dağılacağa ve yok olacağa benzemiyor. Maddeye hakim olmak tek başına insana mutluluk vermiyor. Orta yaşı geçenler hayatın dışına itiliyor. Huzurevindeki yalnızlar kedi ve köpeklerin dostluklarıyla avunmaya çalışıyor.

Günümüzde Batı aile kurumunu güçlendirmenin yollarını aramaktadır. Aile bakanlıkları bu amaçla kurulmuştur. Ne çare ki insan yitirdiklerini kolayca geri alamaz.

"Ev kadını maaşsız köledir", "Çilekeş kadın! Bu akşam yemek yapma da kocan açlık neymiş görsün", "Çocuğunu emzirme" gibi sloganları sakız gibi çiğneyen feministlerimiz bir defacık olsun herhangi bir cami imamına kadının İslam'daki yerini sorsalar dudakları uçuklar.

Medeniyetimiz insanı bütün boyutlarıyla kucaklamış, erkeği ve kadını yerli yerine oturtmuştur. Erkek ve kadının farklılıkları birbirini tamamlamak içindir. Hayat bir bütündür; bu bütünlük kadın ve erkeğin işlevleriyle örülmüştür. Kültürümüz kadına nadide bir çiçek gibi bakmış han kelimesinin dişisi olan "hanım"ı ona layık görmüştür. Bir ülkede bir han bulunurken her evde bir hanım bulunması bu yüzdendir.

MEHMED NİYAZİ / ZAMAN






_________________

..Gün gelecek bütün yahudileri öldürmedigim icin bana kufur edeceksiniz..( adolf Hitler)
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [1 Mesaj]
« Önceki başlıkSonraki başlık »


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti dosyaları gönderemezsiniz
Bu forumdaki dosyaları indiremezsiniz
TurkBoard çerezlerini temizle  
Oyunlar