Kahraman Tazeoğlu - "Üstüm Kalsın"

Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder « Önceki başlıkSonraki başlık »
Sayfa::  1
 Yazar  Mesaj
L£0N
sen kuşları boşver
Bölüm Yöneticisi


Kayıt: 12.02.2006
Üye No: 48,692
Şehir: Türkiye
Offline




Tarih: 11 Temmuz 2009, 00:32 Tek mesaj gösterimi1

Kahraman TAZEOĞLU




Yayıncılık Biyografisi: 1993 yılında radyoculuğa başladı. Halen ulusal bir radyoda (radyo7) kültür edebiyat ve şiir programı yapmakta. pazar hariç her gece 22.00-01.00 saatleri arasında çeşitli konuklarla yayınını sürdürmekte. Popüler kültüre karşı açtığı savaşla tanındı. 2003 yılının kasım ayında hiç bir kurum ve kuruluşun desteği olmadan, kısa adı ÜNKEP olan, Üniversiteler Arası Kültür Edebiyat Platformunu kurdu. Kısa bir sürede yurt içi ve yurt dışı olmak üzere toplam 72 Üniversiteyi aynı çatı altında topladı. 40 binin üzerinde üyesiyle çalışmalarına başladı. Pek çok sosyal etkinlik (kitap yardımı, kütüphane kurulumu, konferanslar, paneller vs.) gerçekleştirdi. Türkiye turunu 2006 yılında tamamladı. Ayrıca 100'ün üzerinde lisede konferanslar ve şiir dinletileri sundu ve 20 binin üzerinde liseliye ulaştı. Basılmış olan 6 kitabı, en çok okunanlar arasında yer aldı. 2005 yılında Radyocuların Oskarları olarak tabir edilen RAYAD'ın en iyi şiir programı ödülünü kazandı."seni içimden terk ediyorum" adlı bir şiir albümü çıkardı. Şiirleri dillerden dillere dolaşan Kahraman Tazeoğlu, 17-25 yaş arası çok genç bir hayran kitlesine sahiptir.


Kitapları:


1) Seni Içimden Terk Ediyorum (Şiir), 2001 (Yedi Harf Yayıncılık)



2) Ölü Bir Kentin Morg Alfabesi (Şiir), 2002 (Birey Yayıncılık)



3) Mavi Ada Mektupları (Mektup), 2002 (Birey Harf Yayıncılık)



4) Tutsak Mektuplar (Mektup), 2004 (Yedi Harf Yayıncılık)



5) Araz (Roman), 2005 (Yedi Harf Yayıncılık)



Radyo Yayıncılığı: (Radyo7/Mavi Ada Programı sunucusu)


Üstüm Kalsın




"Aynı suda ikinci kez yıkanmak imkânsız değil, boğulmakmış!"


Yalanlarınızın eline bakarken gözlerim, dürüstlüğünüzü bana gösterdiniz. Size inandım. Size hep, inanırdım! Dürüsttünüz. Ve acımasız! Öldürmeyi canıma ödül sayıp, beni kendi hatalarımla vurdunuz. Serseriliğimi, sessizliğinize dinleyici yaptınız. Sustunuz! Günlerce... Konuşmadınız! Aylarca... Daha yanacak yanımın kalmadığını anladığınız da, çıkıp geldiniz. İçimin içine... Asıl yerinize, asilce oturdunuz. Gitmeleri silmiştiniz. Size inandım. Size, hep inanırdım!

"Aynı suda ikinci kez yıkanmak imkânsız değil, boğulmakmış!"

Gördüğüm yüzünüze, suların durgunluğunda bakmışım meğer. İlk gel-git'te gideceğinizi bildiğim halde. Kandım gelmenize. Kopardığım ilk fırtınada gittiniz, gelen dalganın gitmesini beklemeden gittiniz! Her şeyinizi alıp da gittiniz. Hiç gelmemiş gibi, gittiniz!

"Bilmediniz"

Şüpheleriniz, beynimi kemirirken "senaryo yazıyorsun" dediniz. Şüpheleriniz, içimi çürütürken "zaman" dediniz. Şüpheleriniz, artık belimi bükerken, yüzüme kapılar çarptınız! Beni, kendi gözümden düşürdünüz. Acı çekiyordum. Ne acı ki, acı çektiğimi canınızı yaktığımda anladınız. Ve daha acı ki, sizin canınız yanınca, benim canım daha çok yandı!

Ben kelime kelime kim'lere ulaşırken, "neden" yoktu Lügatinizde. Sormadınız! Nasıl'ın açıklaması, gereksiz bir tartışmanın açılışıydı sizin için. Çelişkisiz karakterinizle, içinizin rahatladığı son'a vardık. Sonuç: Dudaklarınız arasından çıkan sonsuz suskunluk...

"Şimdi"

Bu hiddet benim! Kimse sahiplenmesin! Bütün suçlar "yine" benim! Kimse, nezaketini araya verip, suçtan pay çıkarmasın kendine! Nesnelerinizin, kelimelerinizin, zamanınızın, sevginizin ziyanlığına yanmayın! Hasarı tespit edin yeter! Bedelini, fazlasına canımı ekleyip ödeyeceğim! Sıyrılıp çekilirken aranızdan, "üstüm kalsın" diyebileceğim! Meğer siz, nasıl da yetermişsiniz size! Bilemedim... Sağ olun, sizi sevmeme izin verdiğiniz için ve beni sevdiğiniz için... Üstüm kalsın!


Kahraman TAZEOĞLU


Teşekkürler...

Flash için lütfen bekleyiniz. İyi seyirler dileriz (:



 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Muhalif
.
Emektar


Kayıt: 28.06.2005
Üye No: 16,455
Şehir: İstanbul
Offline




Tarih: 11 Temmuz 2009, 01:40 Tek mesaj gösterimi2

Belli belirsiz duyduğumu hatırlıyorum ama hiç okumadım açıkçası.
Bu güzel tanıtım için teşekkürler.




_________________

Al götür rüzgârlara savur..
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSNM Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
..LeyL..
Yılın Şairi
Yılın Şairi


Kayıt: 10.03.2005
Üye No: 1,189
Gizli




Tarih: 11 Temmuz 2009, 03:02 Tek mesaj gösterimi3

Kahraman Tazeoğlu dinlemeye dalmışken gördüm bu başlığı...
Bir kitap ve kitaba ismini veren şiiri de ben paylaşmak istedim.

Teşekkürler L£0N Saygılar




Yediharf Yayınları
2008


Beni Susarken Bölme

Yüzünün hangi oylumuna takılsam
Uçsuz uçurumlara düşüyorum
Ağlayınca şişen göz kapaklarında
Hangi tankerleri yüzdürdün bu akşam?
Sığınağımıza kaçan birkaç damla yağmur
Gözyaşına mı karıştı yoksa?
Fazla değil mi bu sessizlik ikimize;
Beni susarken bölme!

Satır aralarındaki sızıntıdan kendimi ele veriyorum
Ben sana, seni gösteren bir aynaydım
Dökülseydi sırlarım sen de göremeyecektin
Ben ki kendimi yine sırlardım
Sen kendine yeni aynalar bakmasaydın
Buldun mu yüzüne en uygun olanını?
Ve ağrılarını saklayabildin mi, sırsız aynaların sırrına?
Kulaklarıma sağır sesler peydahladım
Beni susarken bölme!

Az daha doğduğumuz öykü de ayaküstü ölüverecektik;
Anamızdan emdiğimiz acılar burnumuzdan gelecekti az daha…
Dipsizliğin de dibi tutarmış sandık, sanma oyunlarımızda.
Meğer suskunluğumun dibi karaymış; ben kuyu sanmışım.
Ben susarken bölme!

Merhemine biraz Ağrı sür biraz Toros
Yol ortasında adresim yutuluyor bırakma ellerimi
Duru durdurmaya duramıyor, durak sandığımda köprüleri
Oysa her şeyi birleştiren köprüler yine ayırdı bizi
Saçlarına sakladığın rüzgarı biraz savursan
Açılmayacaktı bu kıyı şeridinden, zulamdaki sardunya suskuları
Beni susarken bölme!

Ellerin büyükken ellerimden
Hangi coğrafyama sakladın, mendilleşen parmaklarındaki yaşları?
Bana do minör bağırma, uslu bir su kuşuyken bünyemde.
Verdiğin geçici rahatsızlık için, ömür dilerim senden sadece!
Ben sana ne yaptımların kaldı bak; bu ucube caddelerde
Susmanın onaylamak olduğunu hatırlattığın bir gecede
Beni susarken bölme!

 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
delidüs
Gayb


Kayıt: 07.12.2007
Üye No: 98,746
Şehir: Araz
Offline




Tarih: 11 Temmuz 2009, 04:46 Tek mesaj gösterimi4

« ..LeyL.. » demiş ki:
Kahraman Tazeoğlu dinlemeye dalmışken gördüm bu başlığı...



Aynen bende : )
Tam da "Gel Unuttur Bana Seni" dinlerken rastladim.
Konunun icerigi cok güzel olmu$, video da harika..
Elinize saglik..

Kahraman Tazeoglu, yazarligi olsun, sesi olsun mükemmel bir yetenek.
$iirleri, Romanlari yani onun yüreginden dökülen her bir sözü bana göre cok anlamli vede güzel.
Cok ta takdir ettigim bir ki$ilik. Seviyorum onu..





_________________
O gitti, bir sevdaya yasladı kendini.
Ben kaldım, yalnızlıkla karşıladım her şeyi.

Refik Durbaş
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
DrAmAQuEeN
à la vanille
Emektar


Kayıt: 04.03.2006
Üye No: 51,208
Şehir: Buz Dağı
Offline




Tarih: 11 Temmuz 2009, 11:45 Tek mesaj gösterimi5

« eshquia » demiş ki:
Belli belirsiz duyduğumu hatırlıyorum ama hiç okumadım açıkçası.


Ben de pek okudum sayılmaz yow yow
Harika sunum için teşekkürler.
Öpücük




_________________
Silencio..

 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
èvanèscè
thêatre ºf trag£d¥
Emektar


Kayıt: 20.06.2005
Üye No: 15,305
Şehir: in your dreams
Offline




Tarih: 11 Temmuz 2009, 12:06 Tek mesaj gösterimi6

Cok guzel hazirlamissin Leon , ellerine saglik cok begendim:)

Beni susarken bolme'de cok guzelmis Of yaa




_________________
Kışa ait olduğumu sanıyordum
ben şimdi yeşil bir ağacım.
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
KrizanteM
H ü z ü n b a z
Admin


Kayıt: 16.11.2005
Üye No: 36,755
Offline




Tarih: 11 Temmuz 2009, 13:19 Tek mesaj gösterimi7

Araz'ı okumuştum bi tesadüfle, olmadık bir Aralık gecesi. Müptelası oluşum ilk o zamana rastlar. Bu güzel ötesi sunum ve fikir için L£0N'a, gözlerimizi şenlendiren flash için e.pack2'ye sonsuz teşekkürler.

Başlığı benimde katkım olsun, en sevdiklerimden biriyle...



En Fazla İçimde Ölürsün


En fazla içimde ölürsün
Cesedini sürüklerim gittiğim her yere
Kızıl sonbaharım
Hangi aşk kendi fırtınasına dayanabildi

Ellerimde çoğul bir gölge kuşu
Adının arkasına basmadan yürüdüm
Alnımda birikti çizikler
Adımdan çıkardım aklımı
Aklımsız kaldım
Neylersin
İnsanız
Ne yapsak eksiğiz işte
Ölüme ayarlı saatiz

En fazla içimde ölürsün
Sorarım
Şiir papirüslerinin hangi köşesine karaladın beni?
Hangi hare’mden yakaladın da çiğnemeden yuttun gözlerimi?
Kekeme repliklerin ezber bozduran kuşu
Hangi rüzgârlara sattın da Saçlarını!
Devrik cümlelerimin öznesi oldun?

İçindeki kötü senaryoların kahramanı olmak istemezdim
Dağıldı bak derlenip toplanmış dağılmalarım

En fazla içimde ölürsün
Nasılsa yokluk rehin bırakılıyor kalana
Kalan gidene denk neyi varsa susuyor.
Ve susmak inceltiyor her yarayı
Ve susmak bakmak oluyor
Gitmediğin her yere

Kim tutuklanmış yalnızlıktan
Gizin içine gizlenen kim
Söyle beni nerene sakladın
Ki şimdi bu kadar sokaktayım

En fazla içimde ölürsün
Karla karışık yağarsın yara Bereme
Karma karışık kalırsın cinnet şeridinde
Kaldırımların kaldıramadığı her neyse işte
Bulamadığın her ne varsa büyük yıkımların izinde
Sana borcum olsun
Hiç yazılmayacak bir şiirin içinde

En fazla içimde ölürsün
Yanağında yanar avucum
Avucumda imlası bozuk bir şiir kalır
Gözlerinin namlusu döner, yakar kirpiklerimi
Kulağımda bir tepenin rüzgârı uğuldar
Gırtlağıma kadar aşka batarım
Yeteri yok. Eksiği fazla.

Neyin kaldı eksilenlerden arta
İçeri doğru kapanan bir kapıydın
Saçlarından geçtim önce
Ve kendimden öylece
Neyim yoksa var bildim
Eğildim
Eksildim
Eridim
Bir seni bitirmedim

Hangi rüzgarlara sattın da saçlarını
Uğultusuna tutunamadın

Ömürden nefes çalarak ne kadar yaşarsa insan
Öyle yaşadım gözlerini
Tenimde itiş kakış
Cebimde depremlerin
Esrarlı gece ayinleri
Volkanik şiirler
Usul usul giymedim mi sözlerini
Yalnızlığın tiradını kapamadım mı her sefer
Sensizlik seni anlattı en çok
Vazgeçmeler vazgeçmekten vazgeçti
Söyle saçlarında öldüğüm
Bir geri gidiş kaç günde gelirdi?

En fazla içimde ölürsün
Cesedini sürüklerim gittiğim her yere
Tenimin yırtıldığı yerden mi girdin içeri
Açar gibi yaparak açık bir kapıyı
Beni ikiye böldün
Hadi içimi kendine aldın da
Beni nerde bıraktın
Hangisini seçerdin benim için
Ve hangisinden vazgeçerdin kendin için

Ben yarama çoktan sen bastım
Yaşım kadar gencim
Adın çabuk diye geçti
Ardında aç köpekleri bırakarak
Ezberimden geçtim.
Hızla biten aşk şarkılarından geçtim
Senden bir şey eksiltmeden sana çok şey bırakmaktı aşk
Bildim

Biz dalkavuk bir aydınlığın yerine
Onurlu bir karanlığı seçtik
Ve bir öyküden ağlarcasına geçtik
Cesurduk çünkü
Kendimizi kendi düşlerimizden kovacak kadar

Ömrüne yüz çevirmiş iki masalcıyız
Gerisi hiçlik
Gerisi yokluk

Sensizliğin anlattığı ne vardı senden başka
Bir hayatın tüm yanılgılarını
Saçlarında çözdüm
Şimdi beni hangi yanımdan susacaksın
Sessizlikte bir dildir
Çoğul susulur
Pusulur
Şimdi beni hangi yanımdan kusacaksın

Yıkık şehrimin izbesi
En fazla içimde ölürsün
En çok
Gözlerime gömülürsün.
Gözlerimi kaparım
Vasiyetimi yazarım





_________________



Bazen ben kelimeleri değiştiriyorum yazı oluyor, bazen kelimeler beni değiştiriyor, yazık oluyor..


 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
..LeyL..
Yılın Şairi
Yılın Şairi


Kayıt: 10.03.2005
Üye No: 1,189
Gizli




Tarih: 11 Temmuz 2009, 13:39 Tek mesaj gösterimi8

Bu da yeni şiirlerinden biri (:


Kolayıma Gelmedin, Zoruma Gittin

“Yoldaşım! Zamanla unutulur bu kalleş kahır, diner acısı ayrılığın. Gidilecek uzun bir yolumuz var daha; senin için senden vazgeçebilirim. Bir boşlukta karşılaşmıştık ilk kez, bir başıma başka bir boşlukta da yol alabilirim. Haydi, beni bulduğun eski, yalnız sokağa bırak yine. Şimdi gitmek vakti… Biliyorum gitmek, bazen en çok kalmak. Ne olur; bu defa da giderken en çok kal ya da yanında en çok beni götür olur mu?” (A.Altunhan)

Bir kâğıda sığar mı bir yürek?
Ya da bir yürek kadar büyük olabilir mi bir kâğıt?
Daha sana yaralarımı göstermedim.
Kaldı ki ben,
Senden önce kendime tehlikeyim.

Üşüme diye çıkartmıyorum ceketimi.
Astarında paylaşmıştık ortak bir aydınlığı.
Gitmeseydin gözlerimin içinden okuyabilirdin adını.

Biriktirme unutacaklarını!
Oyuncak tabancalar kadar yalan,
Hüzündür yakama iğnelediğim yamam.
Hangi çığlığıma anahtar olabilirdin?
Beni bir gülle bıçakladığın zaman…

Gitmişsin işte çekiştirip durma adımı.
Tülden bekleyişler kımıldanıyor ardın sıra bil!
Ey gözlerimin arka bahçesi!
Bu dağa tırmananlar düşer,
Seyredenler değil.

Yitik bir aşkta uyuyakalmış,
Kırıp kırıp büyüttüğün yüreğim.
Meğer aşkı yazıp yazıp satırlara sıkıştırmışım.
Öyle durulup durulup.
Oysa ölmek ve düşmek ne güzeldi,
Yârin gözleriyle vurulup…

Bir rüzgâr esse senden, geçmişim üşüyor.
Sesin kulağımdan düşüyor.
Ben sadece,
Gidişine dayanabilecek kadar ayaktayım.
Daha fazlasını verme!

Ey yar
Böyle çok çorak bekledim.
Kolayıma gelmedin,
Zoruma gittin...

Kahraman Tazeoğlu



Not-Not: 
Görünen o ki bu sayfayı sık sık ziyaret edeceğim (:
Saygılar

 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Lehfan
- nâr -
TurkBoard Fan


Uzaklaştırıldı
Kayıt: 10.03.2005
Üye No: 1,042
Şehir: - seventhsky -
Offline


Yasaklandım

Tarih: 11 Temmuz 2009, 16:20 Tek mesaj gösterimi9

Onunla tanışmamız eski bir radyonun gece mesailerinde olmuştu. İlk programlarında biraz yadırgamıştık aslında çünkü o saatte dinlemeye alıştığımız Ahmet ustanın yerine başladığı programıyla yerine geldiği programın konseptine benzetsemeye çalışsa da kendine has farklı bir tarzı üslubu vardı.. Sonra programın websitesi faaliyete geçince maviadacılar artık sadece radyodan değil yazılarda buluşmaya başladılar. Ahmet ustayla tanışabilmiştik ama Kahraman'la tanışmaya bir türlü fırsatım olmadı. Hatta hatırlıyorum Kahraman'ın ilk kayıtlarını da ben sunmuştum burada. Nerden nereye (:
Güzel bir sayfa olmuş. Elinize sağlık.




_________________




"Dünden yeni, bugünden eski"

 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Awaimsi



Kayıt: 12.11.2007
Üye No: 96,079
Offline




Tarih: 12 Temmuz 2009, 14:47 Tek mesaj gösterimi10

Bilgiler Doğru olamakla birlikte, iyi bir seçim "Kahraman" (:

Halen ulusal bir radyoda (radyo7) kültür edebiyat ve şiir programı yapmakta. pazar hariç her gece 22.00-01.00 saatleri arasında çeşitli konuklarla yayınını sürdürmekte.

Artık Radyo7'de program yapmıyor;

Pazartesi - Salı - Çarşamba - Perşembe - Cuma
Saat 01:00 - 04:00
Cumartesi: 20:00 - 23:00

Günleri ve saatlerinde Kral Fm'de Yayın Yapmakta..

Bir Şiir'de Benden.. (:


ÖLDÜM ULAN! (En Yeni Şiirlerinden Biri.. 06-23-2009 Tarihinde Yazılmıştır..)

Sancıyan gecelerin ağırlığınca girdim hastalıklı uykularıma.
Başucumda acabalarla beynime inen saat tik takları,
Kalk git ona der gibiydi.
Dokunsan kar gibiydim parmaklarında.
Kopsan, buzul…
Acının negatifi basıyor sözlerimi.
Öldüm ulan üşümekten! Kapat/sana gözlerimi.

Vapursuz bir iskele gibi kaldım.
Mutedil dalgalı yorgunluğum.
Soysuzlaşan bir yanılgı gibi kıvrandım deliliğin biz, aşkın; sen halinde.
Meğer uçuruma yaslanmışım.
Düşünce anladım.
Girdabının burgusunda söndürmüşüm közlerimi.
Öldüm ulan düşmekten! Kapat/sana gözlerimi.

Gittin; sanki Annem öldü.
Gittin ve beni kendime uğurladın.
Kimse kendine benim kadar yoksul değildir.
İnsan kendini kendisizlikte nasıl bulur?
Bir haciz gibi girdiysen içime,
Bu benim kendime olan borcumdandır.
Sanki bir kuş gagalıyor beynimi.
Öldüm ulan düşünmekten! Kapat/sana gözlerimi.

Yaşamla aramı açacak yaralara göz yumuyorum.
Sana ağır yaralanmayı seviyorum.
Kan kaybından gülüyorum.
Dramlardan çalınmış bir ölüm gelir şimdi suzinak makamında.
Aşk yapışmıştı o gece boğazıma.
Kurtulsam ölecektim.
O yüzden aram açık aramla…
Nicedir oyunbozanım; susuyorum sözlerimi.
Öldüm ulan küsmekten! Kapat/sana gözlerimi

Her gemide bir fırtına izi saklıdır.
Bundandır kendi gözyaşlarımızda boğulmalarımız.
Saçların ağlıyor mu hala bilmiyorum ama kayboluyorsan dallarında,
Bu senin kendine sarmaşıklığındandır.
Bir kişinin yalnızlığının kaçla çarpımıdır iki kişinin yalnızlığı?
Ve kaç yalnızlık çıkar bir kişinin yalnızlığından?
Sus! Biliyorum.
Yalnızlık yokluğun avuntusudur.
Binlerce gündür boğazıma usturayım.
Özgürlükte çürüyor uçurtmamın çıtaları.
Dua et de ölümün farkına varmadan ölelim.
Öldüm ulan ölmekten! Kapat/sana gözlerimi.

KAHRAMAN TAZEOĞLU





_________________
Suskunluk; Tehlikeli Bir Silahtır, Lütfen Sevilenlerin Ulaşamayacağı Yerlerde saklayınız!
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 2 sayfa) [Bu başlıkta 19 mesaj bulunuyor]
Sayfa::  1
« Önceki başlıkSonraki başlık »


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti dosyaları gönderemezsiniz
Bu forumdaki dosyaları indiremezsiniz
TurkBoard çerezlerini temizle