Atatürk'ün Yazdığı Şiirler

Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder « Önceki başlıkSonraki başlık »
 Yazar  Mesaj
TuRKuaZ'm
alaturka
Emektar


Kayıt: 22.08.2007
Üye No: 88,185
Şehir: İstanbul
Offline




Tarih: 20 Temmuz 2009, 15:16 Tek mesaj gösterimi1

BİR ASKERİN MEZARINA

Şurada, kabrin üzerinde konulmuş bir,
Beyaz taş var, onun altında bayraklar
Temevvüç ederken, kelleler uçuşurken...
Celâdeti tâbân olurken aldığı cerîhai mevt
İle bu âlemi hîçîye vedâ etmiş bir
Asker yatıyor...
Onun hâbı istirahate çekildiği şu
Makberin üzerine rüfekası eşki teessür döktüler.
Kadınlar dümü rizi mâtem oldular. İhtiyarlar
Nâle eylediler, çocuklar ağladılar.
Şu söğüt ağacının nim setreylediği senin
Mezarın üzerine bir zırh başlık ile kılıç hak,
Olunmuştur. İşte orası o kahramanı muhteremin
Câyi istirahatidir. Ne mutlu ki, hâki pâye vatan
Ona nâilini intizar olmuş!...

MUSTAFA KEMAL
Harbiye talebesi iken yazmıştır.



BEŞİKE HÂDİSESİ İÇİN

Gafil, hangi üç asır, hangi on asır
Tuna ezelden Türk diyarıdır.
Bilinen tarihler söylememiş bunu
Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak,
Dinleyin sesini doğan tarihin,
Aydınlıkta karaltı, karatıda şafak
Yalan tarihi gömüp, doğru tarihe gidin.


Asya'nın ortasında Oğuz oğulları,
Avrupa'nın Alplerinde Oğuz torunları
Doğudan çıkan biz
Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz
Türk sadece bir milletin adı değil,
Türk bütün adamların birliğidir.
Ey birbirine diş bileyen yığınlar,
Ey yığın yığın insan gafletleri
Yırtılsın gözlerdeki gafletten perde,
Hakikat nerede?

MUSTAFA KEMAL
Sinop 25 Kânunu Evvel 321 (1905)


HAYAT SERENADI

Atatürk'ün Salih Bozok'a yazdığı mektuptan :
"Bir Fransız şairi hayatı şöyle tarif ediyor :

Hayat kısadır,
Biraz hayal,
Biraz aşk
Ve sonra Allahaısmarladık.


Diğeri de :
Hayat boştur.
Biraz kin,



KASİDEİ İSTİBDAT YAHUT KIRMIZI İZLER

Bir köhne kadit parçası, bir çehrei menhus,
Zulmetler içinde mütereddit, mütelâşi,
Daim mütefekkir görünen, kendine mahsus
Efkârı sakimane ile âleme karşı
Ateş saçarak etmede her gün bizi tehdit,
Âmali harisanesini eyledi tezyit...
Gördükçe bu mazlumlarını, sinesi mağrur,
Tırnaklarını aileler kalbine saplar;
Mağdurlarının her biri bir kûşede ağlar,
Katlandı vatan görmeğe evlâdını makhur...
Birçoklarımız mahpes-ü menfada süründük.
Ey gazii mecruhu vega dideye döndük.
Ey kanlı eliyle vatan âmaline hail,
Ey enmilei sürbu cinayata delâil
Teşkil eden ey köhne kadit, katili efkâr,
Ey katili şübbanı vatan, katili ahrar,
Ey varlığı bir millet için bâdii zillet.
Ey çehresi ifrite veren dehşeti vahşet,
Zindanları, menfaları, mahpesleri doldur,
Ziniciri esaretle bütün hisleri dondur.
Tesmimi nefes, nefyi ebet, sonra denizler..
Her girdiğin evlerde durur kırmızı izler...
Kâbusi hiyanetle vatan can çekişirken
Âtimizi dendanı harisin kemirirken
Bir gün Rumeli dağları envara boyandı;
Hürriyetin enfası ile herkes uyandı.

MUSTAFA KEMAL
ŞANLI ORDU GAZETESİ : 24 Kasım 1908





_________________
../seni bu kör kuyulardan salan neyin şarkısıysa,
gözlerinin kahvesinden içtiğim de oydu..
Şimdi eksilen her yanıma adını verdim,
bu yüzden güzelim ben..
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
BuLuTBeY
Bir FenLiseli..


Kayıt: 10.07.2005
Üye No: 18,460
Şehir: İstanbul
Offline




Tarih: 21 Temmuz 2009, 00:38 Tek mesaj gösterimi2

Sanırsam yanlış bir bilgilendirme var; alıntı yaptığım yer Tarihcinin Yeri

Alıntı:
ATATÜRK'ün Şiir Yazdığı Doğru mu? By: Sakgül Date: 06 May 2008, 21:33:29
Son zamanlarda ATATÜRK’ün şiiri-şiirleri diye İnternette veya basın yayın organlarında yazılar çıkmaktadır. ATATÜRK’ün sanata, şiire, edebiyata ilgi gösterdiği bir gerçektir. Ancak bu bilgilerin büyük çoğunluğu yanlıştır. Bu ileti bu yanlışlıkların bir kısmını düzeltmek maksadıyla hazırlandı.
Öncelikle şunu belirtmek istiyorum. İnsanların Atatürk konusunda çalışmaları güzel bir şey. Ama bu çalışmalar sağlam kaynaklara ve doğru bilgilere dayanırsa daha kalıcı olur.
Geçmiş yıllarda yanlış olarak bilinen 'Atatürk'ün Şiirleri' meselesinin ne olduğu konusunu incelemek ve takdirlerinize sunmak istiyorum.

Bu konuda özellikle bir ileti veya yazı dolaşmakta (alt bölümde var) , tüm diğer iletiler bu asıl yazıdan çoğaltılmakta ve dolaştırılmaktadır. Ben de bu "ATATÜRK'ün Şiirleri" diye dolaşan yazıyı temel alarak bir inceleme yapıyorum:

1.“Atatürk’ün Şiirleri” başlıklı alıntı yazıdaki ilk şiir “Bir Askerin Mezarına” başlığını taşıyor. Bu şiirin doğru başlığı “Bir Askerin Mezarı”dır.
Şiirin yazarı olarak “Mustafa Kemal” diye yazdıktan sonra “harbiye talebesi iken yazmıştır” diye de not düşülmüş. Bu, İngilizce bir şiirden Mustafa Kemal adlı başka bir kişi tarafından tercüme edilerek yayınlanmış bir şiirdir. Bu Mustafa Kemal bizim “Atatürkümüz M. Kemal” değildir. 1959 yılında vefat eden Deniz Yüzbaşısı(şiiri yazdığında rütbesi bu idi) Mustafa Kemal (GÖNDER) dir.
Bu şiirin Atatürk’e ait olup olmadığı konusunda Atatürk yaşarken bir tartışma olmuş ve konu Atatürk’e intikal ettirilmiştir. Atatürk konuyu kendisine soran Hakkı Tarık US’a “benim değil” cevabını vermiştir.

2. “ Hakikat Nerede? ” başlıklı şiirin de yazarının “Mustafa Kemal” olduğu yazılmış. Bu şiirin de orijinal ismi “Tuna Üstündeki Ses”dir. Hikayesi ise şöyledir: Edebiyatçı yazar İsmail Habib (SEVÜK) ile ATATÜRK bir edebiyat tartışmasına girerler. Tarih Ekim 1932. ATATÜRK İ.Habib’den “bize hiç içinde Arapça Acemce kelime olmayan saf Türkçe bir Koşma yaz ve bunu burada oku” der. Hemen orada bir odada birkaç dakika içerisinde o dönemin genç şairlerinden birisinin bir şiirini alan İsmail Habib bu şiirden bir uyarlama yapar. ATATÜRK’e gelerek hazırladığını söyler. Şiiri inceleyen ATATÜRK “olmamış” der. “Al eline kalemi kağıdı. Tuna’yı ben fikren dikte ettireceğim. Onları sen bir şekle koyacaksın” der. İşte bu şiir denilen şey İsmail Habib’in önceki hazırladığı şiir üzerinde ATATÜRK’ün dikte ettirdiği fikirdir.
Üstelik bu kadar kısa değildir. Bu yazıda muhteşem bir birikim ve tarih bilgisi yansımaktadır. Bunu bir şiir olarak değil tamamını değerlendirdiğimizde ATATÜRK’ün tarih ve edebiyat birikimi ve kültürü anlaşılacaktır.

“TUNA ÜSTÜNDEKİ SES
Gafil, hangi üç asır, hangi on asır
Tuna yalıları Türk diyarıdır.
Ne vakitten beridir diyemem bilemem
Bilinen tarihler bilemez bunu
Onun söylenmesi asıl tarihe kaldı.
Odur söyleyecek doğrulukları.
Dinleyin sesini asıl tarihin:
Eğri tarihi gömüp doğru tarihe gidin!
….
Nehirlerdir Türk’ün şaşmaz mühendisleri,
Her nehir Türk’ü bilir ve Türk bilir her nehri,
Tuna’nın kıyısından gitti eski Türk,
Geçti eski Türk, Tuna’yı da yararak,
Kaç defa, hangi defa sormayınız nafile,
Bilemez tarih bile.
Tarih güdük, sökün büyük,
Sayılmaz, sayılmaz bu sökün:
O kadar çok Tuna’dan geçtiği günlerde Türk’ün.
Tuna’nın üstü, Tuna’nın altı,
Olmuştu daima Türk’ün vatanı,
Tuna’ya ruh oldu, Tuna’da yatan Türk,
Tuna yalnız vatan değil, yeni vatanlara
Türk’ü gotüren eski bir yoldur Tuna
Türk o yolla gitti batı eline,
Orada rastladı binbir ellere.
Hepsini yapmak istedi adam,
Gerçi çok muvaffak oldu çabalayışta.
Fakat kendisi çekildi Alp’ler üstüne!
Gördüğü manzara garipti O’nun;
Çok “insanım” diyenler adam olmuştu,
Alp’ler tepesinde Türküm diyenler,
Adam olmayanlara hayret ettiler!
Onlar biziz biz onlarız;
Onlara bağırdan bağırarak taparız,
Türkler atalarına taparlar,
Onlar biziz, biz onlar:
Doğudan gelen biz, batıda yine biz,
Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz.”

“Tuna Üstündeki Ses”i ve asıl bu anlamlı sesi kendisine dikte ettiren ATATÜRK’ü kasdederek şiiri değerlendiren İ.H.SEVÜK “nazım değil, nesir değil, bambaşka bir eda. Adeta Tuna’dan coşarak gelen bu sözler kulağımda ayrı bir ses, kafamda başka bir genişlik, dimağımda yeni ufuklar açtı” der.

ATATÜRK’ün bu şekilde dikte ettirdiği başka yazıları da vardır. 24 Ekim 1933 tarihinde Ankara Musıki Muallim Mektebi’ne gelerek “-Çocuklarım, şimdi size bir mısra söyleyeceğim. Bunun devamını beraber yazacağız. Meydana gelen güfteyi hemen besteleyip bana söyleyeceksiniz” der. ATATÜRK’ün yönlendirmesiyle sonuçta şu güfte çıkar:
“Büyük karakterli Türk, çalışır yorulmazsın.
Zekan cihandan büyük,müsbet ilme bağlısın.
Güzel san’at sevgisi, yüreğine ateştir:
Türk’ün büyük ülküsü, bu dünyaya güneştir! ”

ATATÜRK’ün başka dikte ettirdiği birlikte oluşturduğu veya irticalen söylediği sözler de vardır.Birisini örnek olarak yazmak istiyorum. Atatürk hakkında bir piyes hazırlayan Münir Hayri EGELİ “Bay Önder” adını verdiği bu eseri hazırlayarak önce ATATÜRK’e verir. ATATÜRK hemen orada irticalen bir bölümünde değişiklik yapar. O bölüm şöyledir.

“BAY ÖNDER
Her tek bir ödev içindir, gelir gider.
Belki bilmez borcu nedir? Yalnız onu öder.
Beyler, sizi buraya şunun için çağırdım;
Çağlardan beri sinerler,
Benim izimde yer yer…
Dolaştınız, savaştınız,
Nice sarp dağ aştınız,
Koştunuz atıldınız
Bu ülkü gezisine hepiniz katıldınız.
Sizi gücendirmek için,
Nem var, nem yoksa bugün,
Sizlere veriyorum.
Hazinem sizindir bütün
Topraklarım sizindir
Yirmi otağımı önünüze seriyorum.”

Bu bölümleri yeniden yazan ATATÜRK kısa bir süre sonra aynen bu şiirdeki gibi gerçekten mal varlığının büyük bir kısmını devlete bağışlamıştır.

3. Diğer şiir “Beşike Hadisesi İçin” adını taşıyor. Şiirin altında Mustafa Kemal Sinop 1905 yazıyor. Tabii bu da yanlıştır. Bu şiir de yine başka bir Mustafa Kemal’e aittir. Ankaralı Avukat Mustafa Kemal’e.

4.”Hayat Serenadı” isimli yazı da ise Salih BOZOK’a bir hatıra yazısı bulunmaktadır. ATATÜRK’ün bu türlü hatıra yazıları pek çoktur. Bazen bir fotoğrafa bazen bir günlüğe çoğu zaman da mektuba yazılmış anlamlı sözlerdir. Şiir olsun diye değil, o an ki duygunun yansıması olarak kaleme dökülmüş kelimelerdir.

5. “KASİDE-İ İSTİBDAT YAHUT KIRMIZI İZLER” başlıklı şiirde ise yanlışlık şiirin adından başlamaktadır. Orijinal ismi “KADİD-İ İSTİBDAD YAHUT KIRMIZI İZLER” dir. Büyük bir ihtimalle yine Ankaralı Avukat Mustafa Kemal’indir. Ama ATATÜRK’ün değildir.

6. ATATÜRK şiir ve şairle ilgili Halit Fahri OZANSOY’a kelime kelime şunu dikte ettirmiştir. “Mutlak, dahil olduğun parlak Türk devrinde şair olduğunu ispat edeceksin. Şiirlerin şen, şatır, faal Türk milletinin sevinç,şenlik, faaliyet, his ve hareketlerini terennüm edecektir.Buna mevcudiyetini vereceksin.” “Kökü çok büyük olan, dalları ondan daha büyük olacak olan bir ırkın çocuğu olarak, mensup bulunduğun millete layık şiirler yazacaksın. Bunu yaparsan, kimse itiraz edemez ve kabul ediyorum ki o zaman “muvaffak oldum” diyebileceksin.”
ATATÜRK şairi şöyle ifade eder: “İnsanlarda bir takım ince yüksek ve temiz duygular vardır ki insanlar onlarla yaşar. İşte o ince, yüksek, derin ve temiz duyguları en fazla duyabilen ve diğer insanlara duyurabilen şairdir.” Şairi bu şekilde tarif eden ATATÜRK “şairlerimizin, esaslı kültür sahibi olmaları ve tarihi iyi bilmeleri gerektiği” düşüncesindedir.

7. Son söz. Bir çok yerde ATATÜRK’ün şiirleri diye bahsedilen şiirler ATATÜRK’ün değildir. ATATÜRK’ün manzum yazıları vardır ancak bunlar şiir olsun diye değil bir anlayışı vurgulamak veya bir faaliyete yeni ufuklar kazandırmak içindir.






_________________
Sevgi ve Saygılarımla
BuLuT FıRaT

Anladım ki ağaçlar toprağa acı verdikçe büyüyor..

Hayat kısa, kuşlar uçuyor...
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSNM Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
BuLuTBeY
Bir FenLiseli..


Kayıt: 10.07.2005
Üye No: 18,460
Şehir: İstanbul
Offline




Tarih: 21 Temmuz 2009, 00:43 Tek mesaj gösterimi3

Düzenlenmiş hali;

Alıntı:
(Önemli not; Altta şiirlerin yanındaki parantez içindeki yazılar tarafımdan yazılmıştır. Şiir yazıya geçirilirken yazan kişiler yanlış yazmışlar. Hiç olmazsa başkası bile yazmış olsa doğrusunu da öğrenelim diye bunları düzelttim.. Önemli olanları düzelttim.)

İŞTE HER YERDE DOLAŞAN YAZI:

BİR ASKERİN MEZARINA

Şurada, kabrin üzerinde konulmuş bir,
Beyaz taş var, onun altında bayraklar
Temevvüç ederken, kelleler uçuşurken...
Celâdeti tâbân olurken aldığı cerîhai mevt (“aldığı” kelimesi olmayacak.)
İle bu âlemi hîçîye vedâ etmiş bir (“âlem-i” )
Asker yatıyor...
Onun hâbı istirahate çekildiği şu (“hâb-ı” )
Makberin üzerine rüfekası eşki teessür döktüler. (“eşk-i” )
Kadınlar dümü rizi mâtem oldular. İhtiyarlar (“dümü rizi” değil “matem-i rîz” )
Nâle eylediler, çocuklar ağladılar.
Şu söğüt ağacının nim setreylediği senin (“senin” değil “seng-i” olacak )
Mezarın üzerine bir zırh başlık ile kılıç hak, (“hak” değil “hakk” olacak )
Olunmuştur. İşte orası o kahramanı muhteremin (“kahraman-ı” olacak )
Câyi istirahatidir. Ne mutlu ki, hâki pâye vatan (“câ-yi” ve “hâki” olacak)
Ona nâilini intizar olmuş! ... (“nailin-i” ve “intizâr” olacak)

MUSTAFA KEMAL
• Harbiye talebesi iken yazmıştır.


HAKİKAT NEREDE? (Bu şiir tamamen yanlıştır. Şiirin gerçek adı
“Tuna Üstündeki Ses”dir. Yukarıda doğrusunu yazdım.)

Gafil, hangi üç asır, hangi on asır
Tuna ezelden Türk diyarıdır.
Bilinen tarihler söylememiş bunu
Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak,
Dinleyin sesini doğan tarihin,
Aydınlıkta karaltı, karatıda şafak
Yalan tarihi gömüp, doğru tarihe gidin.

Asya'nın ortasında Oğuz oğulları,
Avrupa'nın Alplerinde Oğuz torunları
Doğudan çıkan biz
Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz
Türk sadece bir milletin adı değil,
Türk bütün adamların birliğidir.
Ey birbirine diş bileyen yığınlar,
Ey yığın yığın insan gafletleri
Yırtılsın gözlerdeki gafletten perde,
Hakikat nerede?

MUSTAFA KEMAL

BEŞİKE HÂDİSESİ İÇİN

Çıkıyor gönüllere istimdadı
Sâmiamda vatanın feryâdı
Çıkıyor gönüllere istimdadı (bu satır hiç olmayacak)
Yaralı bir * evlâdı
Etmesin mi anaya imdadı?

Rumeli can veriyor yok mu ilaç.
Edelim sıhhatini istimzaç;
Etmeyelim kimseyi izaç?

Zırhlılar her yeri tehidt ediyor,
Makedonya bunu tes'it ediyor.
İnkırazı bize teyit ediyor.

Yemenin purişi malumu cihan
Ne için eyledi millet isyân?
Zulme ister mi bu yoldan burhan
Turuşkalar bile aldı meydan

Hani kânun-u adaâlet nerede?
Mülk-ü millette himâye saadet nerede?
Haricen mülk-ü himaye nerede?
Bizde evvelki şecaat nerede?

Gelse Ertuğrul şöhret-i pervas
Eder elbette tahayyür ibraz
Vatanın feyzine kâdir olamaz
Yeniden fethine verseydi cevâz...

Yıldırım görse şu ahvâlimizi
Ateş kahrı yakar hâlimizi,
Af eder mi bizim efâlimizi,
Mahveder cumle-i emsâlimizi,

Ey büyük Fâtih'i İstanbul'un...
Bu revş olmadı mı makbulün
Sây ile toplanılan mahsulün
Berhava oldu fakat meçhulün...

Yazık oldu Vatana âh yazık...
Her ağızdan çıkıyor: Eyvâh yazık! ..
Acısın bizlere, âh yazık!

MUSTAFA KEMAL
• Sinop 25 Kânunu Evvel 321 (1905)


HAYAT SERENADI

Atatürk'ün Salih Bozok'a yazdığı mektuptan:
'Bir Fransız şairi hayatı şöyle tarif ediyor:
Hayat kısadır,
Biraz hayal,
Biraz aşk
Ve sonra Allahaısmarladık.

Diğeri de:
Hayat boştur.
Biraz kin,

KASİDEİ İSTİBDAT YAHUT KIRMIZI İZLER (“KASİDE-İ” DEĞİL KADİD-İ olacak.)

Bir köhne kadit parçası, bir çehrei menhus,
Zulmetler içinde mütereddit, mütelâşi,
Daim mütefekkir görünen, kendine mahsus
Efkârı sakimane ile âleme karşı
Ateş saçarak etmede her gün bizi tehdit,
Âmali harisanesini eyledi tezyit...
Gördükçe bu mazlumlarını, sinesi mağrur,
Tırnaklarını aileler kalbine saplar;
Mağdurlarının her biri bir kûşede ağlar,
Katlandı vatan görmeğe evlâdını makhur...
Birçoklarımız mahpes-ü menfada süründük.
Ey gazii mecruhu vega dideye döndük. (“ey” değil “bir” olacak. “gazi” değil “gazi-yi”
olacak.)
Ey kanlı eliyle vatan âmaline hail,
Ey enmilei sürbu cinayata delâil (“sürbu” değil “sürh-i” olacak.)
Teşkil eden ey köhne kadit, katili efkâr,
Ey katili şübbanı vatan, katili ahrar,
Ey varlığı bir millet için bâdii zillet.
Ey çehresi ifrite veren dehşeti vahşet,
Zindanları, menfaları, mahpesleri doldur,
Ziniciri esaretle bütün hisleri dondur. (“ziniciri” değil “zencîr-i” olacak)
Tesmimi nefes, nefyi ebet, sonra denizler..
Her girdiğin evlerde durur kırmızı izler...
Kâbusi hiyanetle vatan can çekişirken
Âtimizi dendanı harisin kemirirken
Bir gün Rumeli dağları envara boyandı;
Hürriyetin enfası ile herkes uyandı.

MUSTAFA KEMAL
ŞANLI ORDU GAZETESİ: 24 Kasım 1908 ''





_________________
Sevgi ve Saygılarımla
BuLuT FıRaT

Anladım ki ağaçlar toprağa acı verdikçe büyüyor..

Hayat kısa, kuşlar uçuyor...
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSNM Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Bu başlıkta 3 mesaj bulunuyor] « Önceki başlıkSonraki başlık »


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti dosyaları gönderemezsiniz
Bu forumdaki dosyaları indiremezsiniz
TurkBoard çerezlerini temizle