Bugün 25 Kasım
Bölüm Yetkilileri: Bölüm Sorumluları, eliah, JiLda, MaXwELL, Xavier
Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Bu başlıkta 4 mesaj bulunuyor] « Önceki başlıkSonraki başlık »
 Yazar  Mesaj
JiLda
Editör
Editör


Kayıt: 22.12.2006
Üye No: 71,805
Şehir: İzmir
Offline




Açıklama: Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü
Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Sal Kas 25, 2008 9:56 am Mesaj: #1

. . .


Doğumdan ölüme kadar, savaş zamanında olduğu kadar barış zamanında da kadınlar devlet, toplum ve ailelerinin ellerinde şiddet ve ayrımcılığa maruz kalıyorlar. Kadına yönelik şiddet, dünyanın tüm toplumlarında yaygın olarak rastlanan bir şiddet türü olarak önümüzde duruyor. Kadınlara yönelik şiddet evrensel olmakla birlikte, bir çok kadın etnik kökeni, sınıfı, kültürü, cinsel kimliği ya da HIV statüsü nedeniyle de hedef seçiliyor.

Dünya geneline baktığımızda istatistikler korkunç...

•· 15 - 40 yaş arası birçok kadın; kanser, trafik kazaları ya da sıtma yerine toplumsal cinsiyet kökenli şiddet nedeniyle ölüyor ya da yaralanıyor.

•· Her 3 kadından biri, dövülüyor, cinsel ilişkiye zorlanıyor ya da taciz ediliyor.

•· Kadın cinayet kurbanlarının yüzde 70‘i erkek partnerleri tarafından öldürülüyor.


Kadına yönelik şiddet "doğal" ya da "kaçınılmaz" değil!


Uluslararası insan hakları hukukuna göre devletlerin; kadınların eşitlik, yaşam, özgürlük ve güvenlik haklarını, ayrımcılık, işkence ve zalimane, insanlık dışı ya da onur kırıcı muameleye maruz kalmama hakkını güvence altına almak için gereken önlemleri almak zorunda olduğu bilinen bir gerçektir. Devletler bu hakları gerçekleştirecek, insanları bu hakların ihlalinden koruyacak ve hakları ihlal edilenlere giderim ve tazminat sağlayacak politika ve planlara sahip olmalıdır.

İnsanların doğuştan sahip oldukları ve yaşamları boyunca edindikleri kimliklerinden dolayı baskı ve şiddete maruz kalmalarını kınıyoruz. Bir toplumun özgür olmasını o toplumda yaşayan insanların kendilerinden farklı olanların sahip oldukları kimliğe sahip olma kültürünü geliştirmelerinden geçtiğini düşünüyoruz.

Kadına yönelik şiddet normal değildir, yasal değildir ve kabul edilebilir değildir.

Kadına yönelik şiddetle mücadele, devletin en üst düzey yetkililerinden, bağımsız kişilere kadar herkesin sorumluluğudur.

Şiddete göz yumarak, şiddete suç ortağı olmayın.

. . .



H.K.Müh.O.






_________________











"Look mummy, there's an aeroplane up in the sky"
...
Did you see the frightened ones?
Did you hear the falling bombs?
Did you ever wonder why we had to run for shelter when the
promise of a brave new world unfurled beneath a clear blue sky?
...
The flames are all gone, but the pain lingers on
...
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
JiLda
Editör
Editör


Kayıt: 22.12.2006
Üye No: 71,805
Şehir: İzmir
Offline




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Sal Kas 25, 2008 12:53 pm Mesaj: #2

Her üç Türk kadınından biri şiddet görüyor.

Dünyada kadının şiddete uğrama oranının yüzde 17-75 arasında değişiyor, geçtiğimiz yapılan araştırmaya göre ise Türkiye’de her üç kadından biri fiziksel şiddet görüyor. Aile içi şiddete maruz kalan kadınlarda ölüm oranı yüzde 65’i geçiyor.

Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Başkanı Şeref Özer, 25 Kasım “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma Günü” dolayısıyla açıklamalar yaptı. Özer, 2004’te yayımlanan Uluslararası Af Örgütü Türkiye Raporu’nda dayaktan töre cinayetlerine, küçük yaşta evlilikten beşik kertmesine hatta intihara varan olayların, toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin özgün biçimleri olarak belirtildiğini vurguladı.


KADINLAR TOPLUMUN EN YOKSUL KESİMİ

Kadınların, toplumun en yoksul kesimlerini oluşturduğunu belirten Özer, “Şiddete maruz bırakılma açısından düşük gelirli ailelerden gelen kadınlar, çatışma veya doğal afetlerden kaçan kadınlar ve şiddete karşı korunmasız gruplardan gelen kadınlar özellikle risk altındadır” dedi.

Özer, Avrupa Konseyi’nin 2002 raporunda 16 ile 44 yaş arasındaki kadınların en sık ölüm ve sakat kalma nedeninin “şiddet” olarak tespit edildiğine dikkati çekerek, şunları söyledi:

“Dünyada her 1 dakikada 380 kadın gebe kalmaktadır. Bu gebeliklerin hemen hemen yarısını planlanmamış ya da istenmeyen gebelikler oluşturmaktadır. ABD’de her yıl yaklaşık dört milyon kadın eşlerinin tacizine uğramaktadır. Bu taciz olaylarının 4 bini kadının ölümüyle sonuçlanmakta, yaklaşık üçte biri acil servislere başvurmakta veya yardım aramaktadır. Birinci basamak sağlık hizmetlerine başvuran kadın hastaların yaklaşık yüzde 14-28’inin aile içi şiddet kurbanı oldukları belirtilmektedir. ABD’de yapılan ulusal çalışmalarda her yıl bir milyonun üzerinde kadının ve eş ya da partnerlerinin tecavüzüne maruz kaldıkları aktarılmaktadır. ABD’de aile içi şiddetin yineleyici olma eğiliminde olduğu özellikle belirtilmektedir.”

KADINLAR GÖRDÜĞÜ ŞİDDETİ ANLATMIYOR
Özer, Türkiye’de geçtiğimiz yıl içinde Ayşe Gül Altınay ve Yeşim Arat tarafından yapılan “Türkiye’de Kadına Yönelik Şiddet” başlıklı tüm illeri kapsayan geniş ölçekli araştırma sonucunda çarpıcı sonuçlar elde edildiğini belirterek, “Buna göre, Türkiye’de her üç kadından birinin fiziksel şiddet gördüğü saptanmıştır” dedi.


NE YAPILMALI?
Türkiye Psikiyatri Derneği MYK Üyesi ve Basın Koordinatörü Doç. Dr. Burhanettin Kaya, kadına yönelik şiddetin hem dünyada hem de Türkiye’de giderek artan ve kalıcı olumsuz sonuçlar yaratan bir olay olarak her geçen gün önemini daha da artırdığını söyledi.

Kadına yönelik şiddetin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasının, öncelikle devletin ve siyasal iktidarların ilgili tüm kurumlarıyla sorumluluk üstlenmesi, ilgili tüm sivil ve resmi kuruluşlarla işbirliği yaparak, yaşamsal öneme sahip bu sorunun ortadan kaldırılması için gerekli sosyal politikaların yaşama geçirilmesi ile mümkün olduğunu belirten Kaya, şunları söyledi:

“Bugüne dek imzalanmış tüm uluslararası sözleşmelerin yaşama geçirilmesi sağlanmalıdır. Konuya ilişkin 2006’daki Başbakanlık genelgesi başta olmak üzere olumlu yöndeki tüm hukuksal düzenlemeler yaşama geçirilmeli, uygulamaları sağlanmalı ve sonuçları denetlenmelidir. Kamusal bir hizmet olarak mağdur olan bireylerin sağlık ve sosyal destek sistemlerine ulaşmaları sağlanmalıdır. Şiddete uğrayan bireylerin yaşamalarını sürdürebilecekleri sığınma evlerinin sayısı artırılmalı ve niteliği yükseltilmelidir. Risk gruplarına, şiddetle sık karşılaşan meslek gruplarına ve kamuya yönelik eğitim ve bilgilendirme çalışmalarının sayısı ve niteliği artırılmalıdır.”




_________________











"Look mummy, there's an aeroplane up in the sky"
...
Did you see the frightened ones?
Did you hear the falling bombs?
Did you ever wonder why we had to run for shelter when the
promise of a brave new world unfurled beneath a clear blue sky?
...
The flames are all gone, but the pain lingers on
...
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
JiLda
Editör
Editör


Kayıt: 22.12.2006
Üye No: 71,805
Şehir: İzmir
Offline




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Sal Kas 25, 2008 12:56 pm Mesaj: #3

25 KASIM’IN ÖYKÜSÜ

25 Kasım 1960’da Dominik Cumhuriyeti’nde, Trojillo Diktatörlüğü’ne karşı bir hareketin üyesi olan Mirabel Kardeşlerin, cezaevinde bulunan eşlerini ziyaret ettikten sonra tecavüz edilerek öldürülmelerinin ardından tüm dünyada kadına yönelik şiddete karşı kampanyalar düzenlendi.

Kolombiya’nın başkenti Bogota’da 1981’de toplanan 1. Latin Amerika ve Karayip Kadınlar Kongresi’nde Mirabel Kardeşlerin öldürüldüğü gün olan 25 Kasım “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma Günü” ilan edildi. Bu kararı benimseyen Birleşmiş Milletlerin 1999’daki kararı ile her yıl 25 Kasım, “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma Günü” olarak anılıyor.




_________________











"Look mummy, there's an aeroplane up in the sky"
...
Did you see the frightened ones?
Did you hear the falling bombs?
Did you ever wonder why we had to run for shelter when the
promise of a brave new world unfurled beneath a clear blue sky?
...
The flames are all gone, but the pain lingers on
...
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Ehad
Sefer-i Misafir


Kayıt: 10.05.2007
Üye No: 80,762
Şehir: Tekirdağ
Offline




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Sal Kas 25, 2008 2:40 pm Mesaj: #4

Her kadın çiçektir , kırmak gerekir. Çok Mutlu

Şaka bir yana gerçekten ülkemizde ve diğer ülkelerde de kadınlara yönelik şiddet çok fazla. Hadi ecnebi ülkeleri geçtim ama bu tip şeylerin Türkiye'de ve diğer Müslüman ülkelerde olması çok sıradışı. Bildiğim kadarıyla bir koca karısına en fazla ' bir mendilin ucuyla vurabilir'. Dinimizde kadının yeri önemlidir. O denli önemlidir ki ' Cennet, anaların ayakları altındadır' denmiştir. Tamam bazen hak ediyorlar ama kadına olan şiddete karşıyım. Erkek erkeği dövsün,herkes dengi dengine kavga yapsın. Erkeğin gücü kadından fazladır. Her neyse..

Uzun lafın kısası Kadına Şiddete Karşıyım kardeşim!

Bu güzel konu için de teşekkür ederim JiLda.





_________________
Senle benim aramda fark yok Adem oğluyuz..
Senle benim aramda bağ var aynı Rabb'ın kuluyuz..
Senle benim aramda düşmanlık yok tek düşman şeytan!
Senle benim aramda bir Kitap var Hakk'ı anlatan!
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSNM Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Bu başlıkta 4 mesaj bulunuyor]
« Önceki başlıkSonraki başlık »


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti dosyaları gönderemezsiniz
Bu forumdaki dosyaları indiremezsiniz
TurkBoard çerezlerini temizle  
Oyunlar