Kahraman Tazeoğlu
Bölüm Yetkilileri: e.pack2, eliah, JiLda, SUB-ZERO
Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder 5. sayfa (Toplam 5 sayfa) [Bu başlıkta 48 mesaj bulunuyor] « Önceki başlıkSonraki başlık »

Sayfa::  5
 Yazar  Mesaj
uCurum-ciCeGi



Kayıt: 06.09.2007
Üye No: 89,525
Offline




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Sal Nis 01, 2008 1:12 am Mesaj: #41

Her Aşk Katilidir Bir Öncekinin


rüzgarlı bir tepenin yamacındayım şimdi
kent suskun
ve istasyonlar ayrılık için var bu şehirde
imlası buzuk, üşümüş ve kirli bir çocuk olurum seni düşünürken
ömrüme iliştirdiğim martı leşleri yamalı bir geçmişi oynar
imtihanlar ve intiharlar üzerine kurulu hayatlardan
gecenin en serseri yanını alırım günceme

durup durup şiirler yazmak yoluna
yeni bir yaşam biçimim oldu son günlerde
kendimi sende kalabalık buluşum belki de bundan
her gece yorganımın altında sakladığım
kırlangıç sürüleriyle geliyorum sana
sen uykudayken
babam her gece ölüyor şimdilerde
annem nihavent bir çığlık oluyor
bana en çok sensizlik koyuyor
sonra babilin asma bahçelerine asıyorum kendimi
uyanmak için

eski bir aşkını anlatıyorken bana
konuştuklarından yapılma bir sessizlik oluyor ağzım
kaç kez kanıyorum bir bilsen
(ya da hiç bilmesen)
sesinin ardında yüzün sessiz bir tabanca gibi duruyor
kendimi kötü kurulmuş bir cümle sanıyorum
gece yüklü bir kamyon uykularımı solluyor

yastığının altında yalnızlığın var biliyorum
oysa ben senden bir bardak su istedim
akdeniz değil
son yalnızı benimdir bu kentin
istanbul arkamdan gelir
ey hüznü yüzünde gülücük diye taşıyan kız
hep kendine mi saklarsın çocukluğunu

ağzıma bir bulut bulaşsa da yokluğundan yapılmış
kayadan seken kurşun
en serseri yanımız olur kimi zaman
ve ben hep kendimi terk ederim senden
her katilin aşkı
her aşkın katili
bir öncekinin faili
hep ben olurum
hep ben ölürüm

içime uzanan koridorların ortasından
hep gülerdin beni görünce
bense sana hep geç kalırdım
sona kalırdım
sonra kanardım

yağmurlarla inseydin içime
içim senden yanaydı
yüzümdeki işgaller senden karaydı
seni sevmek en gizli ağlama biçimimdi
sana yazacaklarım sil sil bitmezdi
ve ben
sende hiçbir şeydim
sen bende her şeyken
canım
yastığının altında biriktirdiğin yalnızlıklarım
kendine varlaşıp bana yoklaşan biri yapar seni
ve ne kadar kaçsan o kadar yakınsındır aslında kendine
geciken sevdalar yıkık kentlere benzer bilirsin
ve sevgisizlik alır bir gün seni benden
işte bu yüzden
sen hep sevil
hep sevil
sevil






_________________
Limanda kaLani degiL, cekip gideni vurur Firtina...
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
pishlik johjuuq
TurkBoard Fan
TurkBoard Fan


Kayıt: 09.03.2008
Üye No: 113,484
Şehir: UmRuMdIşI
Gizli




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Sal May 20, 2008 3:14 pm Mesaj: #42

SENİ İÇİMDE TERK EDİYORUM…
Binmediğim hiçbir otobüs

Beklemediğim hiç bir durak kalmadı bu şehirde

Gittikçe azalıyor hayat

Neyi erken yaşadıysam

Hep ona geç kalıyorum

Sana göçüyorum hep sonbahar

Yolların çıkmıyor aşkıma

Unuttuğun yağmurların adı aklımda

Seni içimde terk ediyorum



Susmaktan yoruldum

Kuşlar ve şarkılar bu şehri terk edeli

Efkâr demliyorum gözlerimde yaşlarımı

Yanağıma varmadan öldürüyorum

Tam sancağımdan yaralıyorum kendimi

Alnını yüreğime dayağın güne bakıp



Ne unutacak kadar nefret ettin

Ne hatırlayacak kadar sevdin

Yıkık bir duvar kadar bile pişman değilsin biliyorum

Beni hep bulmamak için aradın

Yanıldığımdın

Yangınımdın

Yangındın

Sensizliğe yenilmek sana yenilmekten zor olsa da

Ardında bir sürü “belki” ler bırakarak

Seni içimde terk ediyorum



Şimdi içimde

Öldürecek bir anı bile bulamayan iki yarım kaldık

Tamamlayamadık bizi

Elinden tutmadık yalnızlığımın

Saçlarımı uzaklarına gömdün

İçimin mavisi senin okyanusundandı…

Al geri veriyorum!

Kilitleri hep yanlış kapılara vurdum

Devrilmiş vagonlara dönerken gözlerim

Seni içimde terk ediyorum



“Yârime uzanmayan bütün kollar kırık” demiştin ya

Aşk için doğmuşsa nereye kaçabilirdi?



Ne tuhaf değil mi içimi acıtanda sendin

Acımı dindirecek olanda.

Ya öldür beni dedim ya da git benden

İçi bulanık bir sevdanın ucunda seni kaybettim

Aldırmadın aldırmalarıma

Bir gecede yıkıp yârini şafaklara sattın ihanetini

Küllerime basanlar bile utandı yaptığından

İşte soluk bir ömrün son nefesi benden



SENİ İÇİMDE TERK EDİYORUM


NOT:ŞİİR ALINTIDIR..




_________________
Varlıgımla Kıymetimi Bilmeyeni Yoklugumla Terbiye Ederim..
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder MSNM Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
KrizanteM
H ü z ü n b a z
Admin


Kayıt: 16.11.2005
Üye No: 36,755
Online




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Sal May 20, 2008 3:28 pm Mesaj: #43

Kahraman Tazeoğlu'na ait bir şiirdir. Uygun yere alıyorum.
Yazım çalışmaları bölümünde sadece kendimize ait çalışmaları paylaşıyoruz.




_________________


Bu hayatın kurallarıyla ne zaman çıksam yola; kazandıkça kaybettim, yükseldikçe alçaldım...
Ne aklımdan kurtuldum, ne delirdim...
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
*samet*



Kayıt: 08.06.2008
Üye No: 125,612
Offline




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Pzr Haz 08, 2008 1:39 am Mesaj: #44

En Fazla İçimde Ölürsün


En fazla içimde ölürsün
Cesedini sürüklerim gittiğim her yere
Kızıl sonbaharım
Hangi aşk kendi fırtınasına dayanabildi

Ellerimde çoğul bir gölge kuşu
Adının arkasına basmadan yürüdüm
Alnımda birikti çizikler
Adımdan çıkardım aklımı
Aklımsız kaldım
Neylersin
İnsanız
Ne yapsak eksiğiz işte
Ölüme ayarlı saatiz


En fazla içimde ölürsün
Sorarım
Şiir papirüslerinin hangi köşesine karaladın beni?
Hangi hare’mden yakaladın da çiğnemeden yuttun gözlerimi?
Kekeme repliklerin ezber bozduran kuşu
Hangi rüzgârlara sattın da saçlarını
Devrik cümlelerimin öznesi oldun?

İçindeki kötü senaryoların kahramanı olmak istemezdim
Dağıldı bak derlenip toplanmış dağılmalarım


En fazla içimde ölürsün
Nasılsa yokluk rehin bırakılıyor kalana
Kalan gidene denk neyi varsa susuyor.
Ve susmak inceltiyor her yarayı
Ve susmak bakmak oluyor
Gitmediğin her yere

Kim tutuklanmış yalnızlıktan
Gizin içine gizlenen kim
Söyle beni nerene sakladın
Ki şimdi bu kadar sokaktayım

En fazla içimde ölürsün
Karla karışık yağarsın yara Bereme
Karma karışık kalırsın cinnet şeridinde
Kaldırımların kaldıramadığı her neyse işte
Bulamadığın her ne varsa büyük yıkımların izinde
Sana borcum olsun
Hiç yazılmayacak bir şiirin içinde





En fazla içimde ölürsün
Yanağında yanar avucum
Avucumda imlası bozuk bir şiir kalır
Gözlerinin namlusu döner, yakar kirpiklerimi
Kulağımda bir tepenin rüzgârı uğuldar
Gırtlağıma kadar aşka batarım
Yeteri yok. Eksiği fazla.

Neyin kaldı eksilenlerden arta
İçeri doğru kapanan bir kapıydın
Saçlarından geçtim önce
Ve kendimden öylece
Neyim yoksa var bildim
Eğildim
Eksildim
Eridim
Bir seni bitirmedim

Hangi rüzgarlara sattın da saçlarını
Uğultusuna tutunamadın

Ömürden nefes çalarak ne kadar yaşarsa insan
Öyle yaşadım gözlerini
Tenimde itiş kakış
Cebimde depremlerin
Esrarlı gece ayinleri
Volkanik şiirler
Usul usul giymedim mi sözlerini
Yalnızlığın tiradını kapamadım mı her sefer
Sensizlik seni anlattı en çok
Vazgeçmeler vazgeçmekten vazgeçti
Söyle saçlarında öldüğüm
Bir geri gidiş kaç günde gelirdi?


En fazla içimde ölürsün
Cesedini sürüklerim gittiğim her yere
Tenimin yırtıldığı yerden mi girdin içeri
Açar gibi yaparak açık bir kapıyı
Beni ikiye böldün
Hadi içimi kendine aldın da
Beni nerde bıraktın
Hangisini seçerdin benim için
Ve hangisinden vazgeçerdin kendin için

Ben yarama çoktan sen bastım
Yaşım kadar gencim
Adın çabuk diye geçti
Ardında aç köpekleri bırakarak
Ezberimden geçtim.
Hızla biten aşk şarkılarından geçtim
Senden bir şey eksiltmeden sana çok şey bırakmaktı aşk
Bildim


Biz dalkavuk bir aydınlığın yerine
Onurlu bir karanlığı seçtik
Ve bir öyküden ağlarcasına geçtik
Cesurduk çünkü
Kendimizi kendi düşlerimizden kovacak kadar

Ömrüne yüz çevirmiş iki masalcıyız
Gerisi hiçlik
Gerisi yokluk

Sensizliğin anlattığı ne vardı senden başka
Bir hayatın tüm yanılgılarını
Saçlarında çözdüm
Şimdi beni hangi yanımdan susacaksın
Sessizlikte bir dildir
Çoğul susulur
Pusulur
Şimdi beni hangi yanımdan kusacaksın

Yıkık şehrimin izbesi
En fazla içimde ölürsün
En çok
Gözlerime gömülürsün.
Gözlerimi kaparım
Vasiyetimi yazarım

Kahraman Tazeoğlu


Bu Şiiri Kahraman Tazeoğlu’nun kendi sesinden dinlemek için linke tıklayınız :
Üye olmadığınız için buradaki linki göremiyorsunuz! TurkBoard üyesi olmak için tıklayınız!


korsanadestek sitesi reklam diildir yanlış anlaşılmasın..
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
katedralin
Her gece bir öncekini öldür,tekrar hayata döndür..


Kayıt: 01.06.2005
Üye No: 12,401
Şehir: kiev..ankara..
Offline




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Pts Haz 09, 2008 3:36 am Mesaj: #45

çok teşşekkuler
kahraman tazeoglunu çok severim..




_________________
Sylvia Plath'ı arıyorum...
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
trakya_che
TurkBoard Fan
TurkBoard Fan


Kayıt: 19.07.2006
Üye No: 67,567
Şehir: Tekirdağ
Offline




Açıklama: ....
Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Sal Eyl 09, 2008 1:04 am Mesaj: #46

SENİ İÇİMDEN TERKEDİYORUM…

Binmediğim hiçbir otobüs beklemediğim hiçbir durak kalmadı bu şehirde…
Gittikçe azalıyor hayat neyi erken yaşadıysam hep ona geç kalıyorum
Sana göçüyorum her sonbahar…
Yolların çıkmıyor aşkıma
Yuttuğum yağmurların adı saklımda,
Seni içimden terk ediyorum…

Tutmaktan yoruldum kuşları,şarkıları ve mesajları sen şehri terk edeli beri,
Efkar demliyorum gözlerimde…
Yaşlarım yanağıma varmadan öldürüyorum
Tam sancağımdan yaralıyorum kendimi,
Alnını yüreğime dayadığın güne bakıp,
Seni içimden terk ediyorum…

Ne unutacak kadar nefret ettim ne hatırlayacak kadar sevdim…
Yıkık bir duvar kadar pişman değilsin,
Biliyorum …
Ve beni hep bulmamak için aradın.
YANILGIMDIN, YANDIĞIMDIN, YANGINIMDIN…
Sensizliğe yenilmek sana yenilmekten zor olsa da,
Ardında bir sürü belkiler bırakarak,
Seni içimden terk ediyorum…

Şimdi içimizde yaşayacak anı bile bulunmayan,
Yarım kaldık tamamlayamadık birbirimizi…
Elinden tutmadın yalnızlığımın
Saçlarımı da uzaklarına gömdün,
Gecenin mavisi senin okyanusundandı…
Al geri veriyorum
Kilitleri hep yanlış kapılara vurdun
Devrilmiş vagonlara dalarken gözlerim…
Sana bensizliği getiriyorum.
Yarime uzanmayan bütün dallarım kırılsın demiştin…
Aşk içinde dolmuşsa nereye kaçabilirsin,
Ne tuhaf değil mi?
İçimi acıtanda sendin acımı dindirecek olanda
Ya öldür beni dedim ya da git benden…
İçi bulanık bir sevdanın içinde seni kaybettim aldırmadın,
Aldırmalarımı bir gecede yakıp yarını şafaklara sattın ihanetini…
Külüme basanlar bile utandı yaptığından
İşte soluk bir ömrün son nefesi benden…
Seni içimden terk ediyorum…




_________________
Geçer bu güzellik sana da kalmaz....
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder MSNM Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
439
..........
TurkBoard Fan


Kayıt: 17.09.2005
Üye No: 28,433
Şehir: Boşluk
Gizli




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Sal Eyl 09, 2008 8:34 am Mesaj: #47

Kahraman TAZEOĞLU (:




_________________
Sessiz...
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
e L a y e



Kayıt: 16.09.2008
Üye No: 135,497
Offline




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Pts Kas 24, 2008 1:15 pm Mesaj: #48

Hadi git yâr!
Daha fazla sen yüklenemiyor kalbim.
Daha derin düşleri kaldıramıyor bedenim. Kalmadı lügatimde içimi yakmayan bir söz. Bendeki resmini sakladığım sandık; bir çift göz…
Yâr! ekseni değişti artık dünyamın. Ne geceleri uykuya teslim ediyorum düşüncelerimi. Ne de sabahları gündoğumlarıyla yeni bir yelken açabiliyorum kurtuluşuma. Her benle başlayıp senle devam etmek zorunda olan gün, dikenli bir dal oluyor bana.
Hadi gönlüm
Defalarca düş uçurumlardan, kan-revan ol. Ve boşalt içini. Damarlarından ansızın geçen ve “yar”ı anlamlı kılan ezinci katlet. Bitir bu sonsuz şiiri. Son bulsun ağıt tadındaki sevgi söylemleri. Yâr yüreğimdeki ‘is’ini başka bir yere sevk et hadi.
Ah yâr gün gün mısralar döktün içime. Yüreğimi sana dair söylenmiş mısralarımla yıkadın. Ben hep sana uzaktım. Yollarda kaybolsam sen önüme çıkan tuzaktın. Ben, her gece gözyaşlarımla yıkadığım masallarımı saçlarına yolladım. Saçlarından kulaklarına musalla taşı gibi bir soğuklukla inip, beni sana anlatır sandım.
Yanıldım…
Hicran yağmurlarından sıyrılıp ötelerde kendimi aradım, bulamadım…
Hayatımın gençlik satırlarında adı geçen yâr.
Sırtımı her döndüğümde bir can yitirdim bu bahar…
İdama giderken hislerim, güneşim yüzünü görmeyi bekledim hep. Kalemi kırık bir aşkı mühürledim yüreğime. “unuttum” diye haykırırken bile unutmadığımı ispatlıyordum kendime.
Yoruldum yâr
Bütün kapılarımı kapatmaya hazırlanıyorum gönlümün. Kimliğimi hediye edip bu şehre, her bir adımımda anıları sürükleyip ardımdan ve rotamı da ekleyip nabzıma gidiyorum… Mutlu günlerin gelmesini bekleyen çehremdeki çizgileri siliyorum. Ceplerimi dolduruyorum yedekteki acılarla. Her sabah yüzümü yıkadığım tavana asıyorum hayallerimi. Ansızın içime düştüğün günden beri ayakları burkuldu ömrümün. Ve ben her gün bir daha ölmek için uyanır oldum uykumdan. Paslandı gözlerim. Sen kendin için kal yâr ben senin için giderim. Bu defa sürgünlere giden yüreğime bedenimi de eklerim. Bağdat olurum yıkılırım kurşunlara. Filistin olurum kalırım duvarlar arasında. Ama yine de İstanbul’u saklarım alınyazımda.
Nerde olursam olayım unutma yâr; yarın yeni bir gün ve her yeni günde olduğu gibi senli ölüme hazırlanıyor gönlüm



Kahraman Tazeoğlu





_________________
ve kilo aldırır diye kaçtım nice aşktan..!
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder 5. sayfa (Toplam 5 sayfa) [Bu başlıkta 48 mesaj bulunuyor]
Sayfa::  5
« Önceki başlıkSonraki başlık »


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti dosyaları gönderemezsiniz
Bu forumdaki dosyaları indiremezsiniz
TurkBoard çerezlerini temizle  
Oyunlar