Yılmaz Erdoğan
Bölüm Yetkilileri: e.pack2, eliah, JiLda, SUB-ZERO
Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder 5. sayfa (Toplam 5 sayfa) [Bu başlıkta 46 mesaj bulunuyor] « Önceki başlıkSonraki başlık »

Sayfa::  5
 Yazar  Mesaj
Sch
vive l'Amour`


Kayıt: 01.01.2007
Üye No: 72,921
Şehir: Zong. / Ist.
Offline




Açıklama: Yaşayabilme İhtimali
Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Cmt Tem 14, 2007 9:32 pm Mesaj: #41

Soğuk ve şehirlerarası
Otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
Ve beslenme çantamda
Otlu peynir kokusuydu babam...

Ben seninle bir gün Veyselkarani'de
Haşlama yeme ihtimalini sevdim...

İlkokulun silgi kokan tebeşir lekeli yıllarında
(Ankara'da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman)
Özlemeye başladım herkesi
Ve bu hasret öyle uzun sürdü ki
Adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra

Bizim Kemalettin Tuğcu'larımız vardı
Bir de camların buğusuna yazı yazma imkanı...

Yumurta kokan arkadaşlarla paylaşılan
Kahverengi sıralarda, solculuk oynamaya başladık
Ben doktor oluyordum, sen hemşire
Geri kalanlar kontrgerilla...
Kırmızı boyalarla umut ikliminde harfler yazılıyordu,
Pütürlü duvarlara ve
Türk Dil Kurumuna inat bir Türkçeyle
Ağbilerimizden öğrendik
Ş harfinden orak çekiş figürleri türetmeyi

Ankara'ya usul usul karbonmonoksit yağıyordu
Ve kapalı mekanlarda sevişmeyi öneriyordu haber bültenleri
Oysa Ankara'da hiç sevişmedim ben
Disiplin kurulunda tartışılan aşkım olmadı benim
(Sınıfça gidilen pikniklerde kıçımıza batan platonik dikenleri saymazsak)
Ankara'ya usul usul kurşun yağıyordu
Ve belli bir saatten sonra dışarı çıkmamayı öneriyordu haber bültenleri
Oysa hiç kurşun yaram olmadı benim
Ve hiç bir mahkeme tutanağına geçmedi adım
Çatışmaların ortasında sevimli bir çocuk yüzüydüm sadece

Sana şiirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde ama sen yoktun
Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum, suni teneffüs saatlerinde
Okul servisi seni hep zamansız, amansızca bir lojman griliğine götürüyordu
Ben, senin benimle Tunalı Hilmi caddesine gelebilme ihtimalini seviyordum
Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum...

Yaz sıcağı toprağa çekiyordu tenimin çatlamaya hazır gevrekliğini
Sonra otobüs oluyordum
Kırık yarık yolların çare bilmez sürgünü
Ne yana baksam dağ ve deniz sanıyordum
Muş ovasının yalancı maviliğini
Otobüs oluyordum bir süre
Yanımızdan geçen kara trenle yarışıyordum
Yanağım otobüs camının garantisinde
Otobüs oluyordum, bir ülkeden bir iç ülkeye
Çocukluğuma yaklaştıkça büyüyordum

Zap suyunun sesini başına koyuyordum, şarkılarımın listesinin
Korkuyordum
Sonra iniyorudum otobüsten
Çarşıdan bizim eve giden
Ömrümün en uzun, ömrümün en kısa
Ömrümün en çocuk, ömrümün en ihtiyar
Yolunu koşuyordum

Çünkü sonunda annem oluyordum
Babam kokuyordum sonunda

Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam

Ben seninle bir gün Van'daki bir kahvaltı salonunda
Ben seninle
(Sadece bilmek zorunda kalanların bildiği)
Bir yol üstü lokantasında
Ben seninle Ağrı dağına mistik ve demli bir çay kıvamında bakan
Doğu Beyazıt'ın herhangi bir toprak damında
Ben seninle herhangi bir insan elinin
Terli coğrafyasında olabilme ihtimalini sevdim
Ben senin beni sevebilme ihtimalini sevdim...






_________________
´´...dönüşüm olmadan gittiğim yollardır özlemin...´´
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
daHi
BeYaZ_YaRaSa


Kayıt: 07.06.2006
Üye No: 62,757
Şehir: MaLaTYa
Offline




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Pts Tem 16, 2007 2:22 pm Mesaj: #42

Hıhı ÇOK HOŞ OLMUŞ
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et AIM YIM MSNM Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
sairbozuntsu
.:Kelime Oyuncusu:.


Kayıt: 18.01.2008
Üye No: 104,621
Şehir: SoSyaLizMiR
Offline




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Per Eyl 04, 2008 12:33 am Mesaj: #43

Biliyorum, çoğunuz iyi insanlarsınız. Bu yüzden hep kötüler kazanıyor zaten.
Birçok kötü, hatta alçak tanıdım. Çoğu neşeli insanlardı. Hiçbirinde çekingen bir ruh haline rastlamadım.
Kötüler atak, iyiler pısırıktır.
Etrafınıza bakın, en heyecan verici, en eğlenceli insanlar hep sahtekarlardır. Hepsi paldır küldür konuşan, ağız dolusu gülen insanlardır. Çünkü sahtekar, sempatik olmak zorundadır. İyinin böyle bir mecburiyeti yoktur. İyi, sıkıcıdır.
Kadınlar "iyiler"e değil, güvenilmez erkeklere aşık olur bu yüzden. Zaten aşk denen altüst oluşla ancak bir üçkağıtçı başa çıkabilir. Aşkın tadını çıkaramaz iyiler. Onlar sarılıp sessiz bir uzanmayı aşk zanneder. Tekdüzedirler. Yavaştırlar. Kadınlar da dertlerini onlarla paylaşır ama gidip bir güvenilmezle sevişirler.
Tutku kötülerin işidir.
"Sessiz ve efendi bir insan" cümlesiyle tanımlanan bir iyilik kolaydır.
Sahtekarlık daha zordur, maharet ister. Zeki, hızlı ve atak olmalıdır. Enerjiktir.
(Tabii "kötü' kötüler konumuz dışındadır. Yani hem salak hem kötü olmaya çalışanlar için düşünmeye, yazmaya değmez.)
Üçkağıtçı... Sahtekarın en sempatik, en başarılı şekli. İyi bir hatiptir o. İnandırıcıdır. Konuştuğu zaman etrafındaki tüm "iyi ve dürüst" insanlar ağzının içinde kaybolur. Hem çok iyi fıkra anlatır hem hüznün tüm renklerinden haberdardır. Kahkahasında pirzola tadı, hüznünde bazen ölümün sesi vardır. Adam başarılıdır. Yeteneklidir.
İyilik kolaydır Kötülük maharet ister.
İyi olmak için kimseye kötülük yapmamak yeterlidir. Ama kötü olmak için daha çok çalışmalısınız!
İyi, kötü karşısında güvensiz, enerjisiz, çaresizdir. Filmlerde bile iyi, kötüleşmeden kötünün hakkından gelemez. "Yeminini bozar ve kavgaya girer. Oysa kavga kötünün mesleğidir asıl. Biz "iyi" seyirciler perdedeki iyi adamımız kan döktükçe rahatlarız. Ve iyi kötüyü yendi diye seviniriz. Oysa artık hepimiz kötüyüzdür filmin sonunda. Hatta biz "kötü"den daha çok insan öldürmüşüzdür.
Bir iyi için en zor olan, kötüye "sen kötüsün" demektir. Çünkü iyi, utangaçtır. Hırsıza "hırsız" diyemez. Kötünün yerine utanır, sahtekarın yerine yüzü kızarır, hırsızın yerine yerin dibine geçer... Bu sırada kötüler, sahtekarlar, hırsızlar deli gibi eğlenmektedir. Çünkü onların yerine utanan, sıkılan, yerin dibine geçen birçok "iyi" insan vardır.
Kötünün en büyük avantajı iyideki kahrolası utanma duygusudur.
Bu duygu iyiyi öylesine zayıf düşürür ki ağzını açıp bir kelime söyleyemez. Halbuki öylesine kararlı çıkmıştır ki kötünün karşısına. Her şeyi açık açık söyleyecektir. Başına gelecekleri göze almıştır! Ama olmaz. Yapamaz.
Çünkü iyiler korkaktır.
Çünkü iyiler herkese acır, en çok da kendilerine.
Susmak, anmak, utanmak, korkmak... Farkında mısınız, ey iyi insanlar, ne kadar sıkıcı şeylerle uğraşıyorsunuz! Kötüler kazanınca da şaşırıyorsunuz!
Babalarımız iyi insanlardı ve bize de iyi olmamızı öğütlediler.
Biz de iyi insanlarız.
Ve çocuklarımıza aynı şeyi öğütlüyoruz.
Hepimiz kötülerin yanında çalışıyoruz.
Haydi iyi insanlar!
Haydi sessiz, efendi, sıkıcı, korkak, utangaç ve iyi insanlar! Çalışın!
Kötülerin size ihtiyacı var!

Yılmaz ERDOĞAN
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
sevra
İçimdeKarışanRenkler
TurkBoard Fan


Kayıt: 29.09.2007
Üye No: 91,569
Şehir: Aşıklar şehri..
Offline




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Per Eyl 04, 2008 12:53 am Mesaj: #44

ne kadar güzel bi yazı bu...
Kötülerin size ihtiyacı var! ...
paylaşım için cok sağol




_________________
Fısıldanan sözler, çok kere yüksek sesle söylenenlerden daha uzağa gider...
/ Seni Seviyorum.../





Aşk yepyeni kalabilen eski bir masaldır...
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Be5sH



Kayıt: 26.05.2005
Üye No: 11,348
Şehir: çöplük
Offline




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Per Eyl 04, 2008 11:11 am Mesaj: #45

kesinlikle güzel analiz yakaladım




_________________
Yasak elmalar tattım kuytularda..Bıçaklar kesmedi de tenimi,bir kötü sözle öldüm.Kuşaklar,kentler,sevdalar arasında yoruldum.Gün geldi..Duruldum...Zaman sardı yaralarımı,kinlerimi hafızama gömdüm.Hamdım,oldum.Sevdayı en umulmadık yerde buldum.
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
simplemind



Kayıt: 28.09.2005
Üye No: 29,890
Offline




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Cmt Ekm 11, 2008 1:03 am Mesaj: #46

bir aralık akşamı mütiş bir başlık




_________________
GİDERKEN....
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder MSNM Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder 5. sayfa (Toplam 5 sayfa) [Bu başlıkta 46 mesaj bulunuyor]
Sayfa::  5
« Önceki başlıkSonraki başlık »


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti dosyaları gönderemezsiniz
Bu forumdaki dosyaları indiremezsiniz
TurkBoard çerezlerini temizle  
Oyunlar