Gönül Sayfam
Bölüm Yetkilileri: eliah, JiLda, M@Vi, SUB-ZERO
Yeni Başlık Gönder Bu başlık kilitlenmiştir; cevap yazamaz, mesajları değiştiremezsiniz 1. sayfa (Toplam 11 sayfa) [Bu başlıkta 101 mesaj bulunuyor] « Önceki başlıkSonraki başlık »

Sayfa::  1 ...
 Yazar  Mesaj
By.Ee
---------/----------
Bölüm Sorumlusu


Kayıt: 26.06.2005
Üye No: 16,216
Şehir: Scone Palace
Gizli




Açıklama: "Tamamen Kişisel" 2
Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Per May 08, 2008 11:53 pm Mesaj: #1

Kağıtlara kustukça, temizleniyor içimdeki sayfalar...





…Sevişmek istedim!
Bilmek istedim sevmeden sevişmeyi…
İçinde his olmadan, aşk olmadan, risk olmadan sevişmeyi!
Bir anlık sevmek istedim!
Bir gecelik, hepsi bu, o kadar!
Ama Ona aşık oldum! Aşkın bana yaptıklarına aşık oldum!
Az kadın sevdim, çok sevdim,
Onu da sevdim!
O bilmeden,
Ona hissettirmeden,
Onunla sevişemeden...






Seninle paylaştığım bu hayatta,
Beni en çok üzen şey ne biliyor musun?
Sen…
Beni en çok üzen!
Sen…
Ben iyi değilim artık,
Eskisi gibi gür değilim hayata,
Eskisi gibi hür,
Şimdi bu ev olmasa,
Bu araba, bu yaşam,
Bu gülüşümüz, bu küsüşümüz olmasa,
Soğan ekmek derler ya…
Yerim!

Kadın gibi kadın değilim belki,
Ama aç susuz seven kadınların olduğu filmlerin kahramanı olabilirdim,
Beni tanıyabilseydin görebilirdin…
Şimdi ne bir savaşın kazananı ne maç sayısı,
Ne araba sevdası ne ekmek kavgası
Hiçbiri ben değilim!
Hiçbirine, hayatının hiçbir yerine ait değilim,
Ben iyi değilim sevgilim,

İçimin alevi sönmedi ama gözümün feri kalmadı,
İliğime kadar acı…
Çok sevdim ben seni,
Çokça nedensiz biraz nedenli,
Şimdi ne bir karanfil dumanı ne de bir kahvaltı sofrası,
Hiç konuşmuyorum yine,
Şimdi ha bir mahkeme duvarı ha içimin cansız yanı,
Taş duvar derler ya,
Bilirim…
Taş suda hafiftir, duvar kırılıp yine örülebilir,
Hiçbiri ben değilim!
Hani “yaşamak” derler ya,
Bilirim…
Tadına varabilecek kadar iyi değilim!
Teşekkür ederim sevgilim,
Ben iyi değilim!
Senin değilim!






Şimdi ayrılık var yandığımız yerde,
Kokusu sindi kalbimize,
Olsun içimiz temiz bizim,
Anılarımızı yaşatırız belki,
Koymayız kimseyi yerimize.

Ben zaten sevemem,
Seni bilemem!
Emanetini sararsa da saklarım,
Eskide kaldı diyip gülüp geçemem,
Dokunmam kimseye,
Dokunmasınlar da, istemem!

Bana yeter bu kadarı
Fazlasını istemem,
Duyarsam susarım,
Hıçkırmadan ağlarım,
Öldürse de içimi yokluğun,
Sonrasızlığını hakkıyla yaşarım.
Senin adaletini bilemem!

Dokunduğun yerler mühürlü kalır,
Ellerine ihanet edemem,
Kendime bile dokunamam,
Esaret değil ayrılığın,
Ama özgürlüğü sensiz sevemem.
Senin sınırlarını bilemem!

Yaşarım bir şekilde,
Ölürsem acımın da hakkını veremem,
Izdırap taşırım belki,
Çok ağrır, çok kanarım,
Uyanırım, camı açarım elbet,
Değişmez gördüklerim evet,
Değişmesini beklemem,
Senin gözlerini bilemem!

Yerimize konan ayrılık noktadır benim için,
Altına en fazla virgül koyabilirim,
Dünyanın hiçbir harfini,
Senin adını yazacaklar diye birleştiremem,
Senin imlanı bilemem!

Susarım, hep susarım,
Tek umudum kalır geriye,
Sırf bu yüzden ölemem,
Sana ölene kadar demişken,
Yarı yoldan dönemem,
Senin yeminini bilemem!

Ne başkasında gözüm kalır,
Ne geri kalanımı başkası alır,
Sevemem,
Seni bilemem!





Pişman değilim burada olmaktan
Sen demedin bunu ben seçtim
Yoruldum bu talihsiz yazgıdan
Ayrılığın kıyısından çok defa geçtim

İki kişilik hayat yaşadım
İki kişilik ağladım
Ha sen ha ben fark etmezdi
Aşkı tek başına iki kişilik yaşadım

Gitmek zorundayım sessiz sedasız
Ben demedim bunu sen seçtin
Yoruldum yaşanan aşk sensiz anlamsız
Bensizliğin hasretini daha çok çektin

İki kişilik bir huzur istedim
İki kişilik dua ettim
Ha sen ha ben fark etmezdi
Aşktan tek başına iki kişilik vazgeçtim!





Alıntı:
Bu hikâyede anlatılan bu hayatta yaşanabilen kadardır. Fazlasını bekliyorsanız fazlasını yaşayıp ona anlatmalısınız.
Kahraman olmanız için Çisel Onat’ın yazmaya devam etmesini dilemeniz yetecektir çünkü bir gün sizi anlatan bir cümlesi mutlaka olacaktır!

Sözler hep boş... Duyulanlar masal...
Herkes kahraman olmanın derdinde...
Masal bu ya, yazan yazar ama kahramanlar elbette sadece yazılan kadarını yaşamazlar...
Yazar, geriye kalanları ileriye kalan hikâyelerde yazar...
Muhakkak ki “nokta” kural gereğidir ve virgül “nokta” kuralının ihlalidir!
Öyleyse bundan sonrası için ,,,,,,,,,,,,,
Saygılarımla

...



Sevişmenin Hiçbir Riski Yoktur, İçinde Aşk Yoksa Eğer...

Çisel Onat






_________________
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder MSNM Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
By.Ee
---------/----------
Bölüm Sorumlusu


Kayıt: 26.06.2005
Üye No: 16,216
Şehir: Scone Palace
Gizli




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Cum May 09, 2008 12:32 am Mesaj: #2

Gözlerime iyi bak!!!
Al beni, ne yaparsan yap!!!






Temiz kalanların üzerine basmamak için hep parmak ucunda yaşadım,
Elimden tutup köprüyü geçirecek bir kahraman aradım,
Sanki tüm dünya kendinden geçmişçesine yalnız,
Sanki tüm dünya kendini bulmuşçasına amaçsız, meraksız...
Beni Polyanna sandılar, bana kırmızı başlık taktılar,
Ben masalların üzerini çizdim hep,
Yanlışları ta çocukken düzeltmeye başladım.
Doğru cümleleri çocukken yazdım okuma fişlerine,
Hepsini tek tek yapılmaması gerekenler listesine yazdım!
Ben sanki tüm dünya benimmiş gibi kendimi kalabalık sandım.
Sanki tüm dünya duvarların ardındaymış gibi yalnızmışım...






Bir kitaba bitiremeyeceğim korkusuyla başlayıp “bir daha okuyacağım” cümlesi arasındaki karasızlık gibi,
İlk başta dilini, boğazını,kalbini yakan çayın tequila içişine dönüştüğü gibi,
Açken yenen yemeğin mideye oturuşu gibi
Ve kalbe inen ağrının ya her şeyi bitirdiği ya da yenilediği gibi,
Ani geldi!
Ama bir tayin kurbanı gibi,
Bir askerin kurşuna uğurlanışı gibi,
Bir doğum anının paramparça bitişi gibi de GİTTİ!
Ve tam da demleniyorken sıcak koyu çayın çarpıntısı,
Ateş de bitti…
Çay da bitti…
AŞK DA YİNE BİTTİ!..






Giden ben olayım!
Geride kalanı ya al ya da bırak,
İçimde her şey noktalanmış kalsın,
Seninle virgüller atamamak hayata,
Nasıl bir noktadır ki dönemezsin,
Seni iradeli sevmek nasıl bir açlıktır bilemezsin!
Dilerim böyle bir zulme hiç bulanma,
Ve hiçbir aşka tek başına doyma,
Hayran değilim ne asaletine kalbimin ne de sabrına,
Sana her baktığımda onu acıtmak nasıl bir günahtır bilemezsin!
Hiç sorma!






Şimdi ben gidiyorum...
Belki de zamana karşı koyup geri kalanını vicdansızca harcamaya,
Belki de kaldığım her an ödediğim,
Vicdansızlığımın bedeliydi, zamana!
Şimdi ben gidiyorum,
Seni ilk okuduğum an hissettiğim sıcaklıkla,
Eklemlerim, kırıklarım, çıkıklarım soğuyup kendini hissettirmeden gidiyorum!
Uyuşturulmuş bir hayatın tam ortasında,
Karmakarışık bir beynin tüm kıvrımlarını da alarak...
Belki de ben hiçbir zaman kuralların, adaletin yandaşı olamadım,
Belki de seni hiçbir kurala, hiçbir cezaya koyamadım.
Şimdi ben gidiyorum,
Kadınım diye bir şarkı, her neyse diye devam eden diğer şarkı...
Dilimde kulağımla boynumun bittiği yerden öpen adamın tadılmamış tadı...
Dönerim...
Döneceğim de...
Belki cevaplanmamış bir sürü soru,
Belki de cevapları soruların içinde kalmış bir sürü söz bulutu...
Sen ışık, ben siyah...
Sen alışık ben ilkelim bu anlık’lara eyvah!
Gitmeler benim işim değil...
Kalmalar kal diyene var,
Şimdi ben gidiyorum...
Bir bilsen neden sustuğumu,
Bir bilsem neden sustuğumu!
Herkesin bir nefes alışı var,
Ben tıkanıyorum, sıkışıyorum susarken!
Bari sen susma, hep bana aynı Fransız masallarından bahset
O safsatalar bana seni sevdirdi...
O şarap seni içime sindirdi...
Rahatım, gülüyorum, dişlerim hala dudaklarımı kemiriyor,
Ellerim hala kadehi lekeliyor,
Ama yanımdaydın,
Bir an... Sadece o an...
Benim hissettiğim hep aynı,
Ben hep aynı...
Senden bazen ayrı...
Şimdi ben gidiyorum...




Çisel Onat





_________________
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder MSNM Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
By.Ee
---------/----------
Bölüm Sorumlusu


Kayıt: 26.06.2005
Üye No: 16,216
Şehir: Scone Palace
Gizli




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Cum May 09, 2008 12:38 am Mesaj: #3



Aşk iyi bir şey değil.
Sesim kısıldı, sözüm kırpıldı, sözüm kesildi,
Kulağımda bir acı...
Yüzüğümün teki sende, çantanın içinde...
Hiçbir hükmü yok çift değilse...
Keman sesi daha acı...
Oysa hazırdım herşeye...
Ayrılıktan tasarruf etseydik keşke...
Öyle bir bela ki aşk, kıyılası...
Biliyordum,
Kokusundan belliydi,
Kahve acıydı
Dokunuşun tenimde, dokunuşum teninde kaldı...




Çisel Onat





_________________
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder MSNM Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
By.Ee
---------/----------
Bölüm Sorumlusu


Kayıt: 26.06.2005
Üye No: 16,216
Şehir: Scone Palace
Gizli




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Cum May 09, 2008 1:02 am Mesaj: #4



Yetinemedim,
Senden aldıklarımla sana verdiklerim arasında sıkışıp kaldım,
Oysa ki aşk bedel biçmek değildir bir şeylere
Ben sana bedel değil ömür biçmeye hazırlanmışken
Sen en zamansız gidişini koydun önüme
Sana doğru gelen bana yanlış geldi
Sana güzel gelen bana iğreti,
Hangimiz yanlış noktada duruyorduk ve hangimizin gelişi daha zordu bilmiyorum,
Şimdi kaç satır yazsam da anlatamam,
Yaza yaza tükeniyor içimdekiler,
Kağıtlara kustukça, temizleniyor içimdeki sayfalar,
Sen onlar için bir bedel ödemeliydin.
Ben sana hesabı getirmedim,
Vakitsizliğime alışkındım da, gitmelere hep direnişim var,
Sanki biraz daha yıkık dökük aynalar,
Bana söyledikleriyle gördüklerim aynı değil,
Biraz karmaşık yansımalar...
Sakin, sessiz ve sensiz.
Böyle güzel baktığım yerler,
Aklımda sen yokken
Senden kalan bir şey yok bana
Bu aşk, bu sevişme izsiz!
Biz...
Başarmaya çalışsak da sınavı tek taraflı geçemedim yine,
Olmadı bir kez daha,
Olmayacak bin kez daha.
Belki bu sefer ayrılığı deneriz.
Bir kahve tadı kaldı aklımda,
Hatırladıkça tadı damağımda,
Ve sen bana bakıyordun yudum yudum seni içerken kahveyle,
Sanıyordun ki aşk bana dokunmuyor,
Tenim seni istemiyor,
Oysa dillere dolanmıştı bedenimin sıcaklığı,
Diyordum ki bu aşk beni kötü yakıyor!
Bir gazete önümde ve sen hemen dizimde,
Bir sinema mevzusu dilimizde,
Gideriz ya da gitmeyiz ben karanlığı düşlemiştim.
Omzuna yaslanıp önce uyuyacaktım,
Biraz ateş katıp sana omzuma dudağını koyacaktım.
Bilsen de bilmesen de seni orada öylece saatlerce öpecektim.



Çisel Onat





_________________
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder MSNM Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
By.Ee
---------/----------
Bölüm Sorumlusu


Kayıt: 26.06.2005
Üye No: 16,216
Şehir: Scone Palace
Gizli




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Cum May 09, 2008 1:30 am Mesaj: #5



Bilir misin vaktin ne kadar dar olduğunu,
Zamanın ne kadar az.
Hayallerin deryalar kadar,
Ama tutulamaz.
Yırtıp atarsın öfkelerini kimi zaman,
Sevinçlerini silip süpürürsün,
Farkında olmadan.
Aşk yüreğindedir,sevgi yüreğinde
Yanı başındadır bazen,
Anlayamazsın.
İçindeki çocuk gözlerine bakar, ağlar.
Sırtın dönük göremezsin.
Bir bir kaybolmaktadır yıldızlar,
Güneşin gülüşünde,
Ama sen uykudasın.
Yüreğinde kudurmuşçasına melodiler çalar,
Duymazsın.
Sana sunulan tertemiz duygulardır,
Yürekli bir sevdadır,
Anlayamazsın.
Kar taneleri düşer başına,sevinemezsin.
Avuçlarından kayıp giden hayatındır,
Koşsan da yakalayamazsın.
Anlarsın son anda,
Pişmandır yüreğinin bir yanı,
Geriye dönüp bakarsın,
Göremezsin.
Bitmiştir hayatın senle oyunu.
Okunmuş bir kitap gibi
Tozlu raflardasın.
Bir daha asla açılmayacak sayfaların.
Kapanmışsın.
Sessizdir artık bu şehir yokluğunda,
Sen anlayamazsın…





Özcan ABBAK





_________________
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder MSNM Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
By.Ee
---------/----------
Bölüm Sorumlusu


Kayıt: 26.06.2005
Üye No: 16,216
Şehir: Scone Palace
Gizli




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Cum May 09, 2008 2:27 am Mesaj: #6



Önce ellerin değdi hayal dünyama,
Sonra sözlerin.
Kimsesizlik düşüncelerin izdüşümünü yaşarken yüreğimde
Kapımı çalan sen miydin?
Sen kimdin?

Soyut kavramların eylemi var içimde,
Karmaşık duygular,kararsız isyanlar.
Benliğimi fethetmiş darbeci duygularla,güne kapıyorum gözlerimi.
Ve yine aynı kısır döngü!
Sen kimdin?

Üstüne toprak atılmışı uyandırdın
Şimdi ağaçlar,mezar taşları üstüme üstüme geliyor.
Bu kalp savaş mağlubu,
Son bir gayretle irkiliyor.
Parçalanmış yüreğime,bir merhem,bir umut oluyor.
Apansız gelmelerin.
Sen kimdin?

Kirli bir çocuk yüzüyle bakıyorken hayata,kapı aralığından
Penceremi birden açıverdin
Unutmuşken güneşi,
Yetiyordu bana ay ışığı
Özlem çıkmazında kaybolan duygularım,güneşe hasretken
Örselenmiş yalnızlığım,karanlığın koridorlarında,
Kimliksiz dolaşırken,
Önce ellerin değdi hayal dünyama,
Sonra sözlerin.
Sahi!..
Sen kimdin?..





Özcan ABBAK





_________________
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder MSNM Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
By.Ee
---------/----------
Bölüm Sorumlusu


Kayıt: 26.06.2005
Üye No: 16,216
Şehir: Scone Palace
Gizli




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Cum May 09, 2008 2:29 am Mesaj: #7



Biraz değiştim,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar…
Değiştim,
Unutamadığım sözlerinin arasında sıkışıyorum,
Bir yanım kendimi kolluyor bir yanım seni
Ben benimle savaşıyorum,
Seninle değil!
Sonucu kılıcı kuşananından belli olan bir savaşın
Ne kazanabileni ne de kaybedeniyim,
Sorun değil!

Elbet alışırım,
Biraz alıştım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Alıştım,
Varlığını istemediğim tüm eksik yanlarıma,
Ve çokluğunu da yokluğunu da istemediğim bu iki arada bir derede duyguya alışıyorum,
Bir yanım bırak diyor bir yanım –ma,
Kesin değil!

Henüz tanıştım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Tanıdığımı sandığım bana daha da yakınım artık,
Duvarlara anlatırken öğrendiklerim kendi hakkımda,
Ve aynalara ağlarken gördüklerim kendi tarafımda…
Bir yanım memnun oldum diyor, bir yanım tanıyamadım daha,
Samimi değil!

Bir hayli kırıldım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Canıma batan her halin felç gibi indi bedenime,
Gözlerimden tut da ciğerime kadar kırgınım!
Aslında ne sana, ne olanlara…
Kendime kırgınım…
Maziye hiç değil, an’a kırgınım.
Anlatamadığım, anlayamadığım masalların bana yaptıklarına,
Dinlediğim şarkılarda bana seni anlatan şarkıcılara,
Beni anlamadığın kelimelerin bana her şeyi anlatıyor gibi geliyor oluşlarına…
Bir hayli kırgınım…
Beni ben kırdım oysa,
İyi değil!..




Çisel Onat





_________________
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder MSNM Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
By.Ee
---------/----------
Bölüm Sorumlusu


Kayıt: 26.06.2005
Üye No: 16,216
Şehir: Scone Palace
Gizli




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Cum May 09, 2008 2:31 am Mesaj: #8



Galiba yoruldum,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Kendime kalbimi kanıtlamaktan,
Ve kanıtladığıma kendimi inandırmaktan,
Ve dahası kocaman bir sahada tek başına koşmaktan yoruldum!
Aslında ne pişmanım ne de pes ediyorum,
Sadece beni kaybettikçe seni kaybediyorum,
Şu kalp denen, beni bana sorgulatıyor artık,
Ki seni sorgulamamasını nasıl beklerim,
Toprağa bakan yanım senden zaten ayrı,
Sana bakan yanımsa toprakla aynı,
Ne yaparsan yap gördüğünün seni görmesini bekleyemezsin,
Gözlerim yorgun, dudaklarım hissiz,
Dokunulmadan geçen yıllar bana ağır,
Sarılmadan geçip giden uğurlamaların kavuşmaları hep beklentisiz,
Söyleyemediklerini söylesen de şimdi, sesine aşina yanım onca sessizlikten sonra artık sağır!
İsteyerek değil!

Çok çalıştım,
Paylaştığımız hayatımızda bıraktığın onca üstü kapalı “git” izine,
Beni yerle bir eden kendince açık olan her tepkine,
Ve bence bana tanımadığım bir adamı göstermene rağmen,
Gitmek için, bitmek için, sana huzur vermek için çok çalıştım,
Daha önce de gitmiştim, kendi isteğimle!
Anladım ki daha önce sevmemiştim,
Çok çalıştım inan,
Değişen yanımın aslında hep aynı olduğunu göstermeye,
Her defasında daha da tozlaşan canımı kırmadan korumaya,
Ve alışmaya kendime, bu göz gözü görmez dumanlı halime,
Çok alışmaya çalıştım hem de,
Tanıştım seninle doğan yanımla da ölen yanımla da,
Birini yaşattım, yaşatıyorum da hala ama diğerinin ölmesine engel olamıyorum da!
Yorulmak dinlenmekle geçmiyor,
An be an çöküyor insanın içindeki güç,
Işığı sönüyor, beyaza dönüyor rengi gitgide, hissizleşiyor,
Ne yormak istedim seni ne de yormak kendimi,
Çok çalıştım,
Gitmeye de kalmaya da,
İkisi de aynı acı,
Kolay değil!..




Çisel Onat





_________________
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder MSNM Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
By.Ee
---------/----------
Bölüm Sorumlusu


Kayıt: 26.06.2005
Üye No: 16,216
Şehir: Scone Palace
Gizli




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Cum May 09, 2008 2:35 am Mesaj: #9



Her defasında aynı tat var sanıyorum,
Oysa ne çok yalan var ne çabuk aldanıyorum,
Belki bir yerde duruyordur diyorum
Ve buldum sandığımı o yere koyuyorum,
Belki biraz diner sandım seversem yeniden içimin acısı,
Oysa ne kalbim bıraktı acıyı ne de dudaklarım acının tadını,
Öylesine vurucu bir dalga gelip geçen üzerimden,
Her defasında hayallerimi yıkan,
Ve akıp giden bir dalga tadıyla tenimin,
Seni bana beni sana karıştıran tuzuyla terimin!
Tek başına sevdiğim gibi tek başına yıkabilir miyim dalgaları?
Sevişmesem yazabilir miyim böyle masalları,
Sevmesem diner mi içimin yası?
İrade nedir bilir misin?
Durup bakmak sana bir köşeden,
Çocuk gibi gülümsemek içimde solanı görme diye
Ve dokunmadan hissetmek nasıl koktuğunu,
İçmek dudağına değen kokulu çayın bardakta kalanını, her yarım bıraktığını,
Gittiğin zaman kapıyı kapatıp geride kalanlara kahkaha atmak gizlenircesine,
Nasıl bir yakalanma korkusudur
Sorma!..



Çisel Onat





_________________
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder MSNM Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
By.Ee
---------/----------
Bölüm Sorumlusu


Kayıt: 26.06.2005
Üye No: 16,216
Şehir: Scone Palace
Gizli




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Cum May 09, 2008 2:40 am Mesaj: #10



Aynadaki bakımsızlığıma geldi.
Mazi resimlerine tükürüyorken ve haddimi aşan nefretler taşmasındayken kendimi çektiğim resimlere geldi.
Aylardır toplamayı reddettiğim yatağıma,
Yorganı üzerimden almaya geldi.
Bitki çaylarının kokusuna,
Yeri değişmeyen hayatıma geldi.
Öylesine ama sadece öylesine geldi.
Duruyordum,
Soğuyordum,
Soruyordum: “Ne bu yüreğimin kiri?”
İşte o an geldi!
Beklemiyordum…Geldi!
İstemiyordum…Geldi!
İşlemiyordum…Kalktı geldi!
Güvenmiyordum…Yine de geldi.
İttim…Geldi!
Kapalıydı tüm kalelerim…
Kırdı geldi!

Bir askerin kurşuna uğurlanışı gibi,
Bir doğum anının paramparça bitişi gibi de GİTTİ!




Çisel Onat





_________________
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder MSNM Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder Bu başlık kilitlenmiştir; cevap yazamaz, mesajları değiştiremezsiniz 1. sayfa (Toplam 11 sayfa) [Bu başlıkta 101 mesaj bulunuyor]
Sayfa::  1 ...
« Önceki başlıkSonraki başlık »


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti dosyaları gönderemezsiniz
Bu forumdaki dosyaları indiremezsiniz
TurkBoard çerezlerini temizle  
Oyunlar