Dövüş Sporları - I

Yeni Başlık Gönder Bu başlık kilitlenmiştir; cevap yazamaz, mesajları değiştiremezsiniz « Önceki başlıkSonraki başlık »
 Yazar  Mesaj
wiploc



Kayıt: 08.03.2005
Üye No: 11
Şehir: Bursa
Offline




Tarih: 25 Ağustos 2005, 15:09 Tek mesaj gösterimi1

AİKİDO: Aikido, kişinin kendisiyle barışık, doğal ve sosyal çevresiyle uyum içinde yaşamasının yoludur. Aikido, aynı zamanda bir savaş sanatıdır. Yalnız, aikidonun öncelikli savaşı, kişinin kendisine, başka bir ifadeyle iç dünyasında yarattığı hayali düşmanlara karşı vermesi gereken bir savaştır. Bu hayali düşmanlar, genelde güven eksikliği veya yokluğundan kaynaklanan kişinin korkuları, endişeleri, panikleri ile kompleksleridir. Tabii buna bir de onun açgözlü egosunu eklemek gerekir. Kişideki bu güven eksikliği veya yokluğu süreklilik arz ederse, hayali marazi düşmanlarının sayısı artar ve kronikleşir. Bunun sonucu olarak karşımıza ya içine kapanık, sinik bir kişi çıkar veya kaba saba, saldırgan ve doyumsuz biri. Yalnız, her iki kişiliğin de ortak paydaları, uyumsuz ve asosyal olmalarıdır. İşte aikido, kişinin kendisiyle barışık, doğal ve sosyal çevresiyle "uyum" içinde yaşamasının önündeki engelleri kaldırarak onu toplumun içine çeker, sosyalleşmesine yardımcı olur. Bu yüzdendir ki aikidoya aynı zamanda “uyum yolu” da denir.

İç ve dış barışın sağlanmasında bu denli önemli olan "uyum" aikido ile nasıl sağlanır? Kişi, aikido yapmaya karar vermekle zaten “uyum” yolunda ilk adımını atmış demektir. Daha ilk derste, aikidocular arasında tanık olduğu içten sevgi, arkadaşlık ve “uyum” onun üzerinde etkisini hemen gösterir. Kişi, o zamana kadar pek tanık olmadığı bu hoş ve güven verici ortama intibak etmekte zorlanmaz. Bir süre sonra kendisi de mevcut “uyum”un bir parçası haline gelir. Dojoda samimi arkadaşlıklar, kalıcı dostluklar kurar.Bu arada hayatta başka güzellikler ile başka zenginliklerin olduğunun farkına varır. Hayatındaki mevcut eksileri artıya çevirirken, olay ve olgulara daha mantıklı yorumlar getirmeye başlar. Tüm bu olumlu değişme ve gelişmeler sonunda o, daha iyi bir eş, daha güvenilir bir dost, daha iyi bir patron, ve daha iyi bir insan olmuştur.

Aikidonun kendisini “Barış, sevgi ve kardeşlik sporu” olarak deklare etmesinin ardındaki soylu felsefenin dayanağı işte bu duygu ve düşüncedir.Görüldüğü üzere insana, doğaya bakışıyla aikido yetkin bir dünya görüşü, bir öğretidir.Yaşama hakkı hakların en kutsalıdır. Bu kutsal hakka yönelik bir saldırı halinde aikido kendini savunmayı bir hak,bir görev kabul eder.Yalnız, bu hakkı kullanırken bile “başkalarının maddi ve manevi bütünlüğüne zarar verme” yi ahlak dışı görür.Aikido teknikleri basit, doğal ve son derece etkilidir.Yalnız, sanatta bu seviyeye gelmek büyük bir istek ve sabırla çalışmayı gerektirir.

Böyle bir çalışma sonucu varılan nokta heyecan vericidir.Yukarıda da değinildiği üzere kişinin kendine güveni artmış, insanlarla daha çabuk ve içten iletişim kurmaya, olay ve olgulara daha mantıklı ve gerçekçi bakmaya başlamıştır.Dahası, zaman içinde bazı ruhsal ve bedensel rahatsızlıklardan kurtulmanın yanında, kendisinin de şaşıracağı büyük bir ruhsal ve bedensel güce sahip olmuştur.

KARATE:Doğru Karate çalışmasında amaç zihin ve tekniği bir bütün haline getirmeye çalışmaktır. İdmanlarda fiziksel tekniklerin uygulanması, aslında önce zihinde oluşturulan düşüncelerin saf bir ifadesini ortaya çıkartma çabasıdır. Zihinsel konsantrasyonun geliştirilmesiyle fiziksel hareketlerin özü daha iyi anlaşılır. Kişinin uygulamalarının ve tekniğinin gelişmesiyle ruhun ve zihniyetinin geliştirilmesi ve terbiye edilmesi amaçlanır. Örneğin, Karate-Do çalışmaları içerisinde zayıf ve kararsız hareketlerin giderilmesi, zihnimizdeki "zayıflık" ve "karasızlığı giderilmesine katkıda bulunur. Sonuçta bir Karateka'yı (Karate öğrencisi) güçlü yapan salt fiziksel gücü değil vücut ve zihin koordinasyonunu sağlama yeteneğidir. Bu anlamıyla Karate-do bir yaşam anlayışı haline alır ve kişinin güçlü, sağlıklı ve barışçı bir birey olarak yaşamasını hedefler.

Karate-Do yaş, cinsiyet ve fiziksel durum şartı aranmadan isteyen herkesin katılabileceği bir spor çalışması; fiziksel ve zihinsel gelişimi birey olarak gerçekleştirmeye imkân sağlayan bir eğitim yoludur. Karate çalışması temel olarak üç bölüme ayrılır: Kihon (Temel teknikler), Kata (Formlar) ve Kumite (müsabaka).Her bölüme ait teknikler refleks haline dönüşene değin eğitim en temel düzeyde verilir. Kişi, zaman içinde teknik olarak geliştikçe, fiziksel gelişme de gerçekleşir. Bununla birlikte çalışmalar daha yüksek dayanıklılık gerektirmeye başlar. Bu aşamada öğrenci daha ayrıntılı ve zor kata çalışmalarına ve daha hareketli kumite çalışmalarına başlar. Çalışmalar sürdükçe kişi, dayanıklılık, hız ve koordinasyon kazanır. İdmanlar sırasında Karategi denilen özel ve hafif bir giysi giyilir. Bunun dışında, kişinin kendisini ve çalışma arkadaşını sakatlanma ihtimaline karşı koruyan "ellik" ve "dizlik" kullanılır. Genel kabulün aksine, Karate-Do çalışmalarında sakatlanma olayları diğer spor çalışmalarına nazaran daha düşük seviyededir. Kişinin yetkinlik kazanması, hareketlerini ve hislerini kontrol altında tutması ile ölçülür. Karate sporu, özellikle çocuklarda kendine güven duygusunu artırır, etrafındaki insanlara saygılı olmayı öğretir, kendisini disipline etmesini öğretir. Küçük bir sporcumuzun karateye başladıktan sonra kendi yatağını kendisinin düzeltmeye başlaması da buna küçük bir örnektir.Karate sporunu gerçek anlamda anlatabilmenin zorluğu içerisindeyiz.

Karate-Do ile uzaktan yakından alakası olmayan kişilerin Karate-Do'yu zararlı bir şeymiş gibi anlatmalarına bir anlam vermek oldukça zor. Ancak gerçek şu ki birçok doğrunun çok az kişi tarafından doğru olduğunun bilindiği gibi Karate-Do sporu da doğruları açısından çok az kişi tarafından bilinen bir savunma sanatıdır. Karate-Do sporunu gerçek manada anlatamamanın zorluğu içindeyiz. Zaten Karate-Do yu anlamak için bu sporu yapmak, yaşamak lazım, çünkü Karate-Do bir spordan farklı olarak bir yaşam tarzıdır.

TAEKWON-DO:Taekwondo ikinci dünya savaşı sonlarında Kore Peninsula'nın Japon işgal ordularından kurtulması sırasında bugünkü formasyonunda şekillenmeye başladı. Yeniden kazanılan özgürlükle Koreliler bir daha yabancı işgali altına girmemeye yemin ettiler.Bu nedenle sadece ordularını değil fert fert olarak kendilerini de savunma sanatları konusunda eğitmeye başladılar.Yani Kore'de 2. Dünya savaşı sonunda mağlubiyetin açısı ve tekrar yaşamamak için savaş sanatlarını öğrenme kültürü pekişti.
Japon işgali sırasında yerli Kore dövüş sanatlarını çalışmak yasaklanmış bu konuda faaliyet gösteren yerler kapatılmıştı. Bu sistemler konusundaki eski el yazmaları imha edildiler.Koreliler kendi geçmiş savunma sanatları konusunda çok az bir veri ile yetinmek zorunda kaldılar.Japon işgali boyunca Kore’de serbest olarak uygulanabilen tek sistem Judo oldu.

Bu zaman zarfında çoğu Koreliler Japonya’ya gittiler ve oraya yerleştiler. Orada iken değişik Japon dövüş sistemlerini çalıştılar.Bu sistemlerin başında Shotokan Karate geliyordu.Kore bağımsızlığına kavuşunca eski yerleşimlerine geriye dönen bu insanlar dışarıda öğrendikleri bu sanatları Kore'de öğretmeye başladılar.
Bu bağlamda Kore’ye dönen Won Kuk Lee Kore'de ilk Shotokan Black Belt karate okulunu açtı.Bu okul Chun Do Kwan olarakta bilinir.Yung Moo Kwa’nın kurucusu Sang Sup Chun, kendisini takip etti.Chun kendi ülkesinde Judolaşırtırdı ancak Japonya’da iken Judo yayında shotokan karate çalışmıştı.Talebeleri Kore’de bir yıl sonra ondan ayrılarak Shotakan Karate çalıştırmaya başladılar.Bu gittikçe çoğalarak arttı.

Hwang Kee Çin'de yaşarken ve Güney Mançurya Demiryolları'nda çalışırken daha sonra Tan Soo Do Moo Kuk Kwan olarak bilinen defans sistemini kurdu.Kee sistemini Japon ve Çin savunma sanatlarının karışımı üzerine kurduğunu söylüyor ve temel teknikleri onlardan aldığını ifade ediyordu.

Hwan Kee’den sonrada ondan etkilenen Shotokan stilist Byung Jick roo Song Moo Kwan denen sistemi kurdu ve ilk okulunu açtı.İlk yıllar Japon baskısı ile etkili olamayan okul japon işgalinin kalkmasından sonra etkili olmaya başladı.
Burada şunu anlatmak istiyoruz bu değişik sistemler Kore’de aynı anda uygulanmaya başladılar ki Taekwondo’nun biçim olarak etkilenmesi bunlara dayanır.Taekwondo’nun sistem olarak kurucusu General Hong Hi Choi iyi bir shotokan karateci idi.Bu sistemleri Taekwon-Do adı altında birleştirdi.Bu nedenle taekwondonun bu sitemlerin her biri ile farklılıkları ve benzerlikleri oluştu.Çünkü taekwondo bu değişik sitemlerin bir karması idi.Hepsinden farklı ama hepsine benzer.Sonuçta Japon ve Çin dövüş sanatlarından etkilenmiş ancak onlardan farklı bir sistem Taekwon-Do şekillendi.

KICK BOX:Kick Boks’un çok eskilere dayanan bir tarihi yoktur. Son yıllarda gelişme göstermiş bır sistemdir.Dövüş branşları genellikle Uzakdoğu kökenlidir.70 yılların başında yeni kavramlar ortaya çıkmaya başlamış ve batı dövüş sporlarında olan Uzakdoğu hâkimiyetini yıkmak için alternatifler geliştirmeye başlamıştır.Zamanla doğu ve batı arasında bir kombinasyon oluşmuş ve buna batı modern spor ilmini de katarak bugünkü modern Kick Boks sistemini kurmuştur.

Batının önderliğinde gelişen bu sistemi Amerika ve Amerikan Sineması Uzakdoğu sistemlerine karşı önemli bir rakip olarak algılamış ve tüm medya gücüyle bu yeni sistemi dünyaya tanıtmıştır.Beyaz perde sayesinde bir anda popüler bir spor branşı haline gelen Kıck Boks’ta kısa bir sürede federasyonlar kuruldu ve Avrupa, Dünya Şampiyonaları yapıldı.Bugünkü modern kick boks’ta resmi olarak müsabakaları yapılan üç sistem vardır.Bunlar sırasıyla şunlardır;

SemiContact:Bu uygulamada darbe rakibe temas gerçekleştirildiği an durdurulur bu da yaklaşık bir santim vuruştur.Yani vuruştan itibaren bır santim sonra vuruş durdurulmalıdır.Bu sistemde de puan kaybetme vardır.Nokta vuruşlu bir müsabaka sistemi olan Semı Contact adından da anlaşılacağı gibi Full Contact maçları öncesinde kişilerin eğitimlerini tamamlamasına olanak verır.

Full Contact:Koruyucu malzemesi Full Contact ile aynı olan bu sistemde vuruşlar tamamen serbesttir.Rakip yere düşünce de vurulabilir. Yani tam anlamıyla serbest dövüştür.Çoğunlukla profesyonel maçlar yapılır.Bu maçlar da para ödülü vardır.
Bugün çok değişik türlerde dövüş stili sporcu veya antrenörleri Full Contact yaptıklarını iddia etmektedirler.İşte bu noktaya gelindiğinde bir kavram kargaşası ortaya çıkmaktadır.Bilhassa bir çok vuruşa izin vererek stiller kendilerini "tam temaslı" diye tanımlamaktadırlar.Ancak burada bir yanlışlık vardır.Çünkü ilk başta Full Contact oluşurken her stilden müsabıklar belirlenen ortak kurallarla dövüştüler.Fakat zaman içinde özellikle Full Contact çalışmayanlar elendiler.

Diğer stillerde çalışanlar "All Style Open" yanı "Her Sisteme Açık" turnuvalarla bir çeşit Full Contact yapmaya devam ettiler.Zaten başta da bahsedildiği gibi her stilde (Karate, Taekwon-Do, Kung-Fu..) Full Contact müsabaka yapmak mümkündür. Fakat bu gerçek Full Contact değildir.

Layt Contact: Tekniklerde kontrol gereklidir. Nokta vuruşu esas alınır. Hedefe vardığı an durması esastır.Bu başarıldığı zaman puan alınır.Aksi halde yarı temas gerçekleşirse (rakibin hatası hariç) puan kaybedilir. Touch Contact maçlar Amerika'da kişilerin Full Contact müsabakaları öncesinde tekniklerini geliştirmesine olanak tanır.

JUDO:Denge, kuvvet, kaldıraç, merkezkaç gibi birçok fizik kuralını en iyi şekilde değerlendirerek kullanma, sportif esaslarla sanat ve felsefenin birlestiği bir olgudur. Ruh ve beden eğitimini birlikte sağlayan,kendine güven hislerini son derece geliştiren moral üstünlük, kendiliğinden doğru hareket, saygı ve sevgiyi her seyin üstünde gören bir bilim dalidir.Bu bilim dali bugün Olimpik bir spor dalıdır. Diğer yandan Uzakdoğu'nun mücadele sporlari içinde ele alındığında ise esnek vücut dönüşleri, yumuşak savuşturmaları, kuvvete karşı koymama ve karşıdan gelen kuvvetten yararlanma usulleri ile rakibi en iyi şekilde alt eden seviyeli bir savunma sanatıdır.

Judo zamanla vücudun her kısmını aynı oranda ve aynı ölçüde ahenkli olarak çalıştırarak düzenli bir gelişim sağlar. Vücudun kuvvet ve esneklik kazanmasına yardımcı olur. Judo aynı zamanda düzenli çalışmalar sonucunda zihin kabiliyetimizin gelişmesini ve ani olaylar karşısında bocalamadan doğru, dengeli ve pratik karar vermemize yardımcı olur.


Kaynak: http://www.karakusak.net




_________________
by wiploc
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSNM Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder Bu başlık kilitlenmiştir; cevap yazamaz, mesajları değiştiremezsiniz 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [1 Mesaj] « Önceki başlıkSonraki başlık »


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti dosyaları gönderemezsiniz
Bu forumdaki dosyaları indiremezsiniz
TurkBoard çerezlerini temizle