Cezmi Ersöz - "Burası Bir Dünya"

Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder « Önceki başlıkSonraki başlık »
 Yazar  Mesaj
L£0N
sen kuşları boşver
Bölüm Yöneticisi


Kayıt: 12.02.2006
Üye No: 48,692
Şehir: Türkiye
Offline




Tarih: 23 Temmuz 2009, 23:08 Tek mesaj gösterimi1

Cezmi Ersöz




Yayıncılık Biyografisi: Cezmi Ersöz, 1959'da İstanbul’da doğdu. Kabataş Erkek Lisesi’ni bitirdi. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi’nde Siyaset ve Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun oldu. Yazın dünyasına edebiyat dergilerinde yayımlanan şiir ve eleştirileriyle girdi. Reklam ajanslarında metin yazarlığı ve gazetecilik yaptı. Cumhuriyet, Güneş, Özgür Gündem, Aydınlık gibi günlük gazetelerde yazıları ve röportajları yayınlandı. Ardından haftalık Deli dergisinde yazdı.

Halen Leman dergisinin yazarları arasında. Daha çok yazılarıyla tanınıyor. "Sait Faik'in şiirindeki öykü tadlarını Cezmi Ersöz'ün şiirlerinde de buluyoruz. Ayakları yerde bir romantizm, varoluşu bir serüven gibi algılayışın çekiciliği, savruk görüşünüşüne karşın iç tutarlılığı olan, disiplinli bir anlatım bu şiirin başlıca özellikleri arasında sayılabilir... Ataol Behramoğlu."


Eserleri


1)
Ancak Bir Benzerim Öldürebilir Beni




2)
Annelik Oyunu Bitti




3)
Bana Türkçe Bir Ekmek Ver




4)
Derinliğine Kimse Sevgili Olamadı




5)
Haritanın Yırtılan Yeri




6)
Hayallerini Yak Evi Isıt




7)
Hayat Bir Emrin Var Mı?




8 )
İçime Gir Ama Sigaranı Söndürme




9)
Kafka Market




10)
Kırk Yılda Bir Gibisin




11)
Ölürsem Beni Seninle Ararlar Şimdi




12)
Saçlarının Kardeş Kokusu




13)
Şehirden Bir Çocuk Sevdin Yine




14)
Şizofren Aşka Mektup




15)
Son Yüzler




16)
Suçtur Umutsuzluğa Kapılmak




17)
Yine Seninle Geldi Hayat




18 )
Yok Karşılığı Yüzünün




19)
Zarfını Ben Açardım Sana Yazdığım Mektupların




Burası Bir Dünya


Burası bir dünya… Burası kalabalık bir meyhane. Burada erkekler çoğunlukta. Umutsuzluk da öyle…

Birileri camları kırıyor. Dışarıya bakıyor bir adam. Sokağa, geceye bakıyor… Öldüğüne bir türlü inanmak istemediği sevgilisine bakar gibi bakıyor hayata… Öyle bir bakıyor ki sevmeye hak kazanmak için bile savaşmak gerekiyor, gecikince insan ömür boyu ölü bir sevgiliyi kollarından taşımaya mecbur kalıyor, der gibi bakıyor… Karşı köşedeki eski duvara vuran sarı ışığı seyrediyor iki adam. Sanki suçlu, sanki yasak bir sevişme yaşıyorlarmış gibi mahcup ama yine de hiç konuşmadan seyrediyorlar duvardaki o sarı ışığı.

Bu gece bana gelmeni istiyorum ya da sana gelmeyi ama telefonun kapalı. Böyle anlarda hep tasavvufa sarılırım ben. Sabrın yüceliğine… Telefonun kapalı, derken o eski duvardaki sarı ışığı seyreden adamlara bakıyorum bir yandan… Bilmiyorum, boşuna bekliyorum bu telefonun önünde, burada, bu dünyada ama olsun, yine de ümitsizce seviyorum seni…

Umudum olsaydı, inansaydım bu hayata ve insana ve sana önünde tükenmek isterdim, önünde veda ederdim bütün bildiklerime, herkesin bilip tanıdığı kendime… Ben okullarda okurken, yine de hep böyleydim, sevmezdim herkesin yaptığı şeyi. Sevmezdim müsamereleri. Çabucak biten sınırlı okul gezilerini… Oysa görüp göreceğimiz en güzel yerdi dünya ama bu dünyanın geçerli yasalarına göre en büyük suçum bunun farkına varmak, okullarda ve her yerde… Sadece bu bile yetmişti hasta olmamama. Yetmişti bu zaten sıra dışı ve güvenilmez sayılmama… Beni hasta, beni sıra dışı, beni güvenilmez kılan bu yanım yüzümden tatmadığım acı kalmamıştır… Tatmadığım kuşku ve belirsizlik…

Bir gökyüzüne bakıyorum, bir hayata, bir insanlara… Dikkatim dağınıktı bu yüzden hep. Böyle olmaması gerek, bu yanlış hayat, diyordum acemi sesimle, çocuk sesimle… Yaşadıklarımı anlıyordum ama tecrübe dedikleri o şey bir türlü oluşmuyordu bende… Etraftakiler öyle öfkesiz, öyle dikkatliydiler ki onca yıl boşuna yaşadığımı hissettiriyorlardı sanki bana. Konuşmak soyunmaktı benim için. Anladım bunu, anladım. Kendim olduğum ve yaşadıkça tecrübe edemediğim, onca yıl boyunca kendimi dünyanın en soğuk gölgelerinin arkasında gizlemediğim için üşüdüm hep ve hiç olmadık zamanlarda utandırıldım tecrübesiz kendimden…

İşte bu yüzden, yıllarca kendimi sevmem için birine muhtaç oldum ben hep. Kendimi sevmem, hayatın aynılığını değiştirebilmem ve yeni bir başlangıç yapabilmem için, hep birini kendimden çok sevmem, bu yüzden ona ümitsizce bağlanmam ve onun bana acı çektirmesi gerekiyordu, birine eksilmeden tutku duymam için de onun beni üzmesi gerekiyordu. Öyle çok utandırmışlar, beni benimle öyle çok karşı karşıya bırakmışlar ki benim kendimi sevmem için, beni benden kopartan, yolumu şaşırtan, bana anlamsızca acı çektiren birine bağlanmam gerekiyordu…

İşte, böylesin sen de!.. Beni benden kopardın, asıl gitmem gereken yeri, yöneleceğim yeri unutturdun bana. Belki de en çok bu yüzden bağlandım sana. Evet, ölecek kadar acı çekiyorum şu an ama bir taraftan bu acının ne denli anlamsız ve boşuna olduğunu biliyorum ve yine de engel olamıyorum bu acıya. Belki de engel olmak istemiyorum. Bu boşluktan beni kurtardığın için her şeyi yapma hakkını tanıdın kendine. Bana da seni anlamanın, tanımanın o büyük yolculuğu, o büyük gizemi düştü…

&

Kendimi unuttum, senin peşine düştüm!..

Her şey sevişmek değildir, her şey ten değildir… Çünkü bir yanın hazzın arzularının yanında koşarken, bir yerinde giderek derinleşen o boşlukta savaşıyor, senin, aşk, dediğin o boşluğu kapatmak, mümkünse unutmak istemek değildir… Biliyor olmalısın…

Bak bunu ben en çok kendime söylüyorum bir gün hazzın ve arzuların biterse, anlatmak isterim sana; neden, en çok boşluğumuzdan kaçmak için âşık olmak istediğimizi…

Hatırla; ne olur, hatırla! Kimden neden kaçtığını hatırla!.. Kendimizden, yanı başımıza büyüyen boşluklardan kaçtığımız sürece gidecek bir yer yok aslında, anla!.. Ve bu yüzden hiçbir şey ifade etmiyor bana, hiçbir şey… Ne olur, yıllardır beni benimle karşı karşıya getiren, beni benden kopartan insanların diliyle konuşma bu kadar, herkes gibi olma; klasik olma! Sen farklısın, biliyorum… Bunu biliyorum; bunu sen de biliyorsun… Hem de benden daha çok! Beni senden ayıran tek bir şey var oysa, tek bir şey; seni ümitsizce sevmem! Senin gibi, tarafımdan ümitsizce sevilmen, bunun dışında öyle çok benziyoruz ki git, gidebildiğin; kaç, kaçabildiğin yere!..

Seni ümitsizce sevdiğim için, ne olur, kızma; ne olur, gücenme bana!.. Bunu çok istedim. Benim yerimde sen de olabilirdin… Kıskanırdım seni en fazla! Ama kızmazdım; anlardım, hak verirdim, gücenmezdim…

Sürekli mağdur üretiyor bu hayat, sürekli yoksul, sürekli köle… Biri efendi, öbürü köle olmazsa, aşk bile olmuyor bu hayatta; ne olur, kızma bana!.. Biliyor musun, ümitsizce sevdiğim için seni, daha iyi anladım bu hayatı ben. Bu imkânsız aşk; bana insanları ve hayatı daha iyi tanıttı… Bu ümitsiz âşk; senin aslında ne denli yalnız ve ne kadar çaresiz olduğunu gösterdi bana…

Bu yüzden kabullendim işte; seni efendi yapan, seni değerlendiren kopartan, etrafındaki o kadar insana rağmen seni yapayalnız kılan bu aşkın kölesi olmayı kabullendim!


Sitemiz Üyelerinin Hazırlamış Olduğu Cezmi Ersöz' ün Şiirlerinden Bir Flash...




Flash: e.pack2 & By.Ee

 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
MinikPeri*



Kayıt: 21.07.2009
Üye No: 167,658
Offline




Tarih: 23 Temmuz 2009, 23:31 Tek mesaj gösterimi2

Güzel yazıyor..Ben hayalleriini yak evi ısıt okumustum..
Şizofren aşka mektup okumustum..
Ama içime gir ama sigaramı söndürme yi okuymadım..
Çokta merak ediyordum..
Çalışma için ikinizinde emeğine sağlık..
Gerçekten çok güzel..

 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
YagmuRTaneSi
..........
Emektar


Kayıt: 29.02.2008
Üye No: 112,170
Şehir: İstanbul
Offline




Tarih: 23 Temmuz 2009, 23:35 Tek mesaj gösterimi3

Yüreğine mi sağlık denir?
Kalemine mi sağlık dnir bilmem ama..
Yazmaya devam etmeli bende..
Okudukça zevk alıyorum şu an flashınızı izlerken aldıgım zevk kadar.
Teşekkürler..

 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
paLpebra
숨
Emektar


Kayıt: 30.05.2005
Üye No: 11,931
Gizli




Tarih: 24 Temmuz 2009, 15:40 Tek mesaj gösterimi4

L£0N harikasın (:
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
intifada!
promethe


Kayıt: 03.10.2005
Üye No: 30,677
Şehir: Galata Sarayı
Offline




Tarih: 27 Temmuz 2009, 10:09 Tek mesaj gösterimi5

yine seninle geldi hayat'ı okumuştum da,

cık, beğenemedim. Müzik dinliyorum
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
AyCii
..Dostluğa!..
Editör


Kayıt: 31.03.2005
Üye No: 3,555
Şehir: İzMiRRR
Offline




Tarih: 30 Temmuz 2009, 12:01 Tek mesaj gösterimi6

Ben Cezmi Ersöz' ü çok seviyorummmm, ve bu bölümde harika olmuş.. Geç farkına vardım öncelikle kendi adıma özrümü dile getireyim, ikinci olarak da, tercihin için tebrik ederim..

Kimilerine göre aykırı geliyor ama bilemiyorum benim ruhuma hitap eden kişilerden biri de Cezmi ERSÖZ' dür.

Hiçbir zamanda kitapları beni sıkmaz.. Büyük zevk ve heyecanla okurum.. Kendisiyle zamanında bi çalışmaya başlayacaktık ama köşesinden döndük diyebilirim.. Bu büyük bi talihsizlikti ama yine de bir Cezmi ERSÖZ' ümüz olduğu için ben çok mutluyum Çok Seviyor

L£0N ' cum, öncelikle özrümü kabul etmeni diliyorum, ve çalışman için kocaman kocaman teşekkürlerimi sunuyorum.. Harikasın!





_________________


Kötü film yoktur, bi dilim nutella' lı ekmek vardir!


 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
èvanèscè
thêatre ºf trag£d¥
Emektar


Kayıt: 20.06.2005
Üye No: 15,305
Şehir: in your dreams
Offline




Tarih: 30 Temmuz 2009, 13:25 Tek mesaj gösterimi7

Bazen ask gider.. yada siz gittigini sanirsiniz.. Sümüklü




_________________
Kışa ait olduğumu sanıyordum
ben şimdi yeşil bir ağacım.
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Bu başlıkta 7 mesaj bulunuyor] « Önceki başlıkSonraki başlık »


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti dosyaları gönderemezsiniz
Bu forumdaki dosyaları indiremezsiniz
TurkBoard çerezlerini temizle