Avda Atış Teknikleri

Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder « Önceki başlıkSonraki başlık »
 Yazar  Mesaj
NeverLand
umutkan
Emektar


Kayıt: 16.10.2005
Üye No: 32,658
Şehir: Deli Çoban
Offline




Tarih: 05 Şubat 2008, 16:35 Tek mesaj gösterimi1

ATIŞ TEKNİKLERİ



Avlanma sırasında doğaldır ki sonuca gidebilme açısından en önemli nokta, tüfeğin kullanılması, yani ateş etmek için uygun bir şekilde omuzlanmasıdır. Bu duruma kısaca "davranma" adını verebiliriz. Davranma terimi pratikte içeriğinde birden çok unsuru barındırsa da, temel bir kavram olarak ele alınmaktadır.
Davranma, uçar ve kaçar avlarında av ortaya çıkar çıkmaz yapılan tüm hareketlerin toplamıdır. Bu sırada meydana gelen tüm hareketler çok çabuk gelişmekle beraber, avın vurulabilmesi için eksiksiz yapılması gerekli unsurlardır. El, ayak, gövde hareketlerinin yapılış şeklindeki armoni, tüfeğin tutulması üzerine çok önemli etkiler yaptığı gibi, birinci atıştan sonra ikincisinin de kusursuz yapılmasını sağlar.
El kundağını kavramış olan sol elle avı gösterirken (sağ elini kullananlar), yani bu eli uçmakta veya kaçmakta olan ava yöneltirken, otomatik olarak tüfeği de av istikametine yöneltmiş oluruz. bunu denemek için el kundağını tutan elinizi hedeflediğiniz bir cisme uzatınız, elinizle o cismi gösteriniz. Bu halde tüfeğinizin namlu yönünü de tayin etmiş olacaksınız. Namlunun söz konusu cismi gösterdiğini görürsünüz. Bu şekilde yapılacak hareket, size çok zaman kazandıracaktır.
Yivsiz av tüfekleri ile atış yaparken (tek kurşun hariç) saçmaların tüfek namlu ağızını terk ettikten sonra sürekli genişleyen bir çapla dağıldığını düşünecek olursak, gez ve arpacık prensibine takılıp kalmanın anlamsızlığını daha iyi anlarız. Saçma atan yivsiz av tüfekleri ile yapılan avcılıkta prensip, tüfeğin namlusunu terk eden saçmaların avın üzerine mümkün olduğunca yoğunlukla yöneltilmesidir. bu bakımdan sol elin görevi avı göstermektir. Yoksa tüfeği kaldırmaya yarayan bir destek olması değildir. Sol eli kuvvetli bir hareketle avın üzerine çevirmeli ve onun uçuş-kaçış hattı ve yönünde gezdirmelidir. Sol el nişan alma görevini görürken, sağ el de ona yardımcı olmalı ve tüfek ağzının devamlı şekilde av üzerine çevrilmesine katılmalıdır. Bu durumda tüfeğin avcının anatomisine uygunluğu ve giyisilerin kol, baş ve vücut hareketlerini önleyici durumda olmaması da çok önemlidir. elbise avda giyilmesi gerekenden ne çok kalın, ne de çok ince olmalıdır. tüfeğin dipçiğinin uzun veya kısa oluşu da atışı güçleştiren önemli bir unsurdur. Tüfek ava kaldırılırken dipçik giyisi üzerinden kayarcasına omuza doğru bir şekilde oturmalıdır. Bu da demektir ki omuzla dipçik arasındaki mesafe mümkün olduğunca yakın olmalıdır. Tüfek kaldırıldığı zaman sol elin kılavuzluğu ile namlu avı gösterirken, dipçik hafifçe omuza doğru yerine yerleşmelidir. Bu sırada gözler namlu üzerinden ava kilitlenmiş durumdadır. Bu anda atış yapılırken omuz tüfek dipçiğine bastırılır, sağ el kabzayı sımsıkı kavrar ve sağ elin işaret parmağı tetiğe basar. tüfek omuzlanmışken tetiğe basma durumunda usta atıcılarda görülen duruma bir bakalım;

Usta avcı-atıcı tüfeği omuzlarken bile soğukkanlılığını bozmaz ve kaslarını sıkmaz. Fakat tam tetiğe basarken nefesini ani olarak tutar. çene kasları refleks olarak sıkılır. Böylece bu ani kas kasılması ile gövde yükünü öne atmış ve tüfeğin geri tepme hareketine karşı "gerili bir yay" halini almıştır. Tüfeğin geri tepmesi bu halde kesinlikle hissedilmediği gibi, ikinci atış için de durum bozulmamış ve ikinci atış şansı da yakalanmış olur.

Hıhı

Bu arada ayaklar omuz açıklığı kadar açıktır. Avın sol veya sağ istikametlerinden ön veya arkaya alış vaziyetine göre, ayaklardan biri hafif öne doğru atılmış ve diğer ayağın topuğu yerden hafif kalkmıştır. Böylece vücut tetik düşürülmesi hareketine geri tepmeyi hafifletecek şekilde katılmış olur. Atıştan sonra avcının durumunda hiç bir değişiklik olmaz. Kaçan av ve/veya ikinci av üzerine aynı pozisyonda ikinci bir atış mümkündür.


Bu noktayı bir örnekle açmaya çalışalım; Önümüzden kalkıp sola kıvrılan bir kekliğe ateş ederken, sol ayağımızı hafifçe ileri atıp sağ ayağın topuğunu hafifçe kaldırarak vücut ağırlığımızı hafif öne veririz. Sol elimizle uzaklaşan avı gösterirken omuzlanmış olan tüfeğin dipçiğine omuzumuzu bütün yükü ile verip, sağ elle kabzayı sımsıkı kavrayıp, sol elin gösterdiği avı tesbit ederek tetiğe basarız. Bu anda nefesimiz tutulmuş ve refleksle gevşek duran omuz ve ense kaslarımız ani olarak gerilmiştir. Geri tepme hareketini hissetmeyeceğimiz gibi, namlunun hala hedef üzerinde olduğunu görebiliriz. Bu halde ikinci bir atışla şansınızı bir kere daha deneyebilirsiniz. Ancak bu durumda ikinci bir atışa çoğunlukla gerek kalmaz, belki de alaydan çift kalkan kekliklere duble yapma imkanı doğar.
ava atış yaparken, namluyu görüyorsanız, ona bakıyorsanız veya tüfeğin sesini duyarsanız, avı da ıskaladınız demektir. çünkü aklınız avda değildir. Bunu ortadan kaldırmak için, Robert Churchill'in* av ve atıcılık ile ilgili "Game Shooting" kitabından kısa bir alıntı yapmak istiyorum.
"Bu durumu ortadan kaldırmak için öğrencilerimizde bazı yöntemler deneriz. Bunlardan biri ve en etkili olanı, atış yaparken kendilerinden plağın ilerisine veya gerisine atarak ıskalamasını istememizdir. Öğrenci ıskalamayı düşündüğü için tüfeğin farkında değildir, aklı atacağı yerdedir. Aynı şekilde de yalnız vurulacak hedefi düşünecek olursanız, tüfeğe ne kadar önleme vermeniz gerektiğini düşünmezseniz ve sadece hedefe bakarsanız, onu vurursunuz."

Bir avcı, ömür boyunca tüfeğinde bazı değişiklikler yapmak zorunda kalabilir. Bilindiği gibi uzun boylu, normal kiloda insanlar tüfek omuzlamakta ve doğrultmakta avantajlıdırlar. Yaşlanan avcılar yaşları gereği göğüs ve boyun kısımlarında değişiklikler uğrarlar, kilo alabilirler. Bu tip hallerde artık tüfeğin eskisi gibi yatmadığı tesbit edilirse kundağın inceltilmesi ve/veya kısaltılması gerekir.

Kısa namlulu tüfekler, uzun namlulu tüfeklere kıyasla ava daha rahat yönelirler. 65 cm. namlulu bir tüfek kanımca en ideal tüfektir. Namlu uzadıkça tüfeğin ava yöneltilmesinde zorluklar baş gösterir, yani atış pozisyonuna girinceye kadar fazla zaman ve yol harcanır. Namlu kısaldıkça ava çevrilmesi kolaylaşır. Böylece ava, vakit kaybı olmaksızın tetik düşürülebilir. daha evvel de belirttiğim gibi namlu uzunluğu etkili menzilde bir fark oluşturmaz.
Yivsiz av tüfekleri ile avcılıkta atış mesafesi 35-40 m. yi geçmez. 65 cm namlulu tüfekler bu mesafeler içinde yeterince etkilidirler.



Yapılacak deneyler sonunda hatanın kesin olarak tüfeğin kundağından kaynaklandığına emin olunursa, o zaman iyi bir tüfekçi ustasına giderek kundakta gerekli tadilatı yaptırmanız gerekmektedir. Ne var ki çok hassas bir iş olan kundak düzeltme işi ve ölçüye göre kundak yapımı pek çok usta tarafından hakkıyla bilinmemekte ve yapılan değişikliklere rağmen kundak gene de tam ölçünüze uydurulamamaktadır.

*Robert Churchill, dünyaca ünlü İngiliz av tüfekleri "Churchill" in yapımcısı ve İngiliz polis laboratuarları balistik danışmanıdır. Kendi adını verdiği çiftelerinde uyguladığı kısa namlunun spor sahalarına yerleştiricisi olmuştur. Churchill ayrıca hareketli hedefe atışta, hesaba dayanan önleme vermenin yerine; göze, görüş keskinliğine ve vücudun hareketlerine dayanan atış sisteminin de yaratıcısı ve öğreticisiydi. 1958 yılında öldüğünde geride bıraktığı metot, yalnız ava yeni başlayan, eline daha evvel hiç tüfek almamışlar için değil, aynı zamanda senelerden beri ava çıkıp hala çok isabetli atışlar yapamayanlara da bir şeyler vermektedir.





_________________







 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSNM Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [1 Mesaj] « Önceki başlıkSonraki başlık »


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti dosyaları gönderemezsiniz
Bu forumdaki dosyaları indiremezsiniz
TurkBoard çerezlerini temizle