Sizce zıt kutuplarda doğan şey Aşk mı ?

Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder « Önceki başlıkSonraki başlık »
Sayfa::  3

Sizce zıt kutuplarda doğan şey Aşk mı ?
Asıl Aşk işte odur!
10%
 10%  (10 oy)
Zıt kutuplar anlaşamaz..
8%
 8%  (8 oy)
Tartışmaktan Aşka zaman kalmaz :)
15%
 15%  (14 oy)
Sonu hep güzel biten ve evliliğe giden Aşk odur.
8%
 8%  (8 oy)
Zıt kutuplar birbirini çeker ,Çekim gücüne bağlı
38%
 38%  (35 oy)
Ben anlamam ..
15%
 15%  (14 oy)
Diğer..
3%
 3%  (3 oy)
Toplam Oylar : 92
Bu Ankete Katılanlar: NeverLand, ahçik, Muhalif, HaSNa, sevinc84, basak_k, hediye206, gaietyn, dante_feat, ''vazgeçtim'', Amras Ancalime, serkanselanik, Cimcimee, coquettish_girl, fatihktl, berrak_rabia, asminyez, buket601, masey, AragorNoNe, türkü, Kelebeğin Günlüğü, p0ison, aynakolik.1990, SIPATULA, yaren_, Be5sH, _ZuZuCaN_, aybik_toprak, pallas, PyRoxx, seyma_y, özlemurat, by_komando, harby kız, iclal ipek, elfin, Princesse, sevdalim.58, zelişşş, safir_ist, /Makinist/, PhiLLamon, Re, esbah, VictoriA, xxxSETENAYxxx, fluxiblea, mavikızıl, £SM£R__M£L£K, D.e.V.i.L.i.S.H, [email protected]şe, dellyMC, apocalipSetuta, _Azad_, mystery6666, kalph, özlmmsi, _duygum_, e-tikvesli, aslan78, yasemenn, Lady~SteaLa, *Aysel*, nehirim18, Pocahontas, _nightmare_, chilekesh48, jamess26, kristal_inci, LâL, birtanem16, Refus, mali90, arpasuyu, KartaLiçe_1903, TuRKuaZ84, turqy, DENİZ180709, eqzothic, efndy.kiz, kemaltrn, TitsWoman*, semeah, tuanahejam, frambuaz, La vié, bicause, rüzgar, frosty, Shinqetsu, Kahverengi'

 Yazar  Mesaj
/Makinist/



Uzaklaştırıldı
Kayıt: 08.01.2008
Üye No: 102,943
Offline


Yasaklandım

Tarih: 14 Ocak 2008, 12:37 Tek mesaj gösterimi21

Fizikte de Böyledir.Zıt Kutuplar Birbirini Çeker Gülücük
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
PhiLLamon
'PapiLLon'
Geyik Takımı


Kayıt: 01.01.2006
Üye No: 43,078
Şehir: Rodosto !
Offline




Tarih: 14 Ocak 2008, 12:49 Tek mesaj gösterimi22

zıt kutuplar anlaşamaz.
ben görmedim şahsen,iter birbirini.
çekim olmaz.




_________________
lɐuıƃıɹo ǝɥʇ
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
MelanchoLia
.:JusT YoU:.


Uzaklaştırıldı
Kayıt: 25.09.2007
Üye No: 91,273
Şehir: 35 ½ KsK
Gizli


Yasaklandım

Tarih: 14 Ocak 2008, 13:04 Tek mesaj gösterimi23

« PhiLLamon » demiş ki:
zıt kutuplar anlaşamaz.
ben görmedim şahsen,iter birbirini.
çekim olmaz.

Bu sefer yanildin Phil Death dogru soyluyo ..Biz anlasabiliyoruz zit oldugumuz halde sorma nasil diye ama anlasiyoruz hahahahaha




_________________

Dont Take Life Too Seriously , Always Find Time To Laugh... Remember That Laughter Not Only Adds Years To Ur Life , But Adds More Life To Ur Years....
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
İmp



Kayıt: 11.03.2008
Üye No: 113,783
Offline




Tarih: 11 Mart 2008, 20:06 Tek mesaj gösterimi24

Asıl Aşk işte odur!Zıt kutupLarda aşk oLur bence..Asıl aşk..
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
apocalipSetuta



Kayıt: 22.07.2008
Üye No: 130,489
Offline




Tarih: 22 Temmuz 2008, 16:00 Tek mesaj gösterimi25

« èvanèscè » demiş ki:
"Sevgi anlasmak degildir nedensizde sevilir.." Müzik dinliyorum


eet nedensizde sevilebilir =)
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
liwaneli
Nöbetçi Muhabbetçi..
TurkBoard Fan


Kayıt: 21.07.2005
Üye No: 20,210
Şehir: İstrabkocartvin
Offline




Tarih: 22 Temmuz 2008, 16:03 Tek mesaj gösterimi26

anaa Çok Mutlu ne kadar yazmışsınız yau Çok Mutlu felsefe falan yapılmış Çok Mutlu kutup ne birader Çok Mutlu biz pil miyiz yau Çok Mutlu hahahahaha hahahahaha hatun kişiye bakılır güzelse aşık ol işte ne kasıyon Çok Mutlu hahahahaha
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSNM Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
mystery6666



Kayıt: 22.07.2005
Üye No: 20,373
Offline




Tarih: 13 Ağustos 2008, 14:33 Tek mesaj gösterimi27

« ahçik » demiş ki:
Mutsuzluk tehlikelidir
Tehlikelidir mutsuzluk.
İnsanı şaşırtır.
Telaşlandırır.
Öç duygusuna sürükler.
Yalnızlık korkularıyla yakar.
Geçmişin hatıralarıyla hırpalar.
Yabancılara muhtaç eder.

Ve, birçok insan mutlu olduğunu bilmediğinden mutsuzluğa düşer.
Bir kere mutsuzluk nehrine düştün mü de çıkması zordur.
Bilirim o suları, oralarda yıkandım.

"Birçok insan" diyor Dostoyevski, "mutlu olduğunu bilmediği için mutsuzdur."
Şaşırtıcı hatta kızdırıcı bir cümle bu.
Ama düşündürücü de.
Düşündükçe de bu büyük yazarın haklı olabileceğini hissediyorsunuz.
Ben, kendini mutsuz sanan çok insan gördüm.
Mutluluklarıyla kendileri arasındaki en büyük engel kafalarındaki "mutluluk"
tarifiydi.

Çocukken seyrettikleri bir filmden, okudukları bir kitaptan, büyüklerinin
anlattığı bir hikayeden insanların aklına bir "mutluluk resmi" yerleşiyor ve
bu resme benzemeyen hiçbir görüntünün mutluluk olabileceğine daha sonra
inanmıyordu.

Ellerinde tek bir mutluluk kalıbıyla dolaşıyorlar, bir başkasının kendine
dar gelen ayakkabısını giymeye çalışır gibi kendi mutluluklarını bu kalıbın
içine sokmaya uğraşıyorlardı.
Eğer mutlulukları o kalıba sığmazsa mutsuz olduklarını düşünüyorlardı.
Başka bir biçimde de mutlu olunabileceği ihtimali onlara inandırıcı
gelmiyordu.

Akıllarındaki mutluluk tarifine uymadığı için sahip oldukları mutluluğu
değiştirmeye uğraşıyorlar..
Ve mutsuz oluyorlardı.
O insanlar, bir zamanlar aslında mutlu olduklarını ancak mutluluklarını
kaybettiklerinde anlayabiliyorlardı.

Bunlar, insanlık aleminin içindeki en büyük duygusal nehirlerden biri olan
mutsuzluğun içine diğer talihsizlerle birlikte akıyorlardı.
Orada gerçek mutsuzlarla, terk edilmişlerle, sevilmemişlerle, sevdiğini
yitirmişlerle, hayallerine ulaşamamışlarla buluşuyorlardı.
Birbirinden çok değişik maceralardan, hayatlardan, kırgınlıklardan bu nehre
akmış insanlar, burada zamanla birbirilerine benziyorlardı.
Onları bakışlarından, seslerinden, bazen başkalarını çok şaşırtan bir
cüretkarlığa dönüşen telaşlarından tanıyordunuz.
Hemen hemen hepsi de ümitlerinin çoğunu kaybetmişlerdi.
Ellerinde kalan çok küçük bir ümit kırıntısıydı.
Mutsuzluğu onlar için çok tehlikeli kılan da ellerindeki bu küçücük umut
parçasıydı.

Bu umuda yapıştırılmış öfkeli bir intikam isteği de bulunuyordu
dağarcıklarında.
O çok ünlü "Mutlu aileler birbirlerine benzerler, her mutsuz aileninse
kendine özgü bir mutsuzluğu vardır" cümlesiyle başlayan kitabının girişine
Tolstoy'un önsöz yerine yazdığı tek satırlık alıntı, birçok mutsuzun
duygusunu da dile getiriyordu:
"İçim nefretle dolu, öcümü alacağım."

Geçmişe ve geçmişte kalan birilerine karşı nefretle ve intikam isteğiyle
dolu oluyordu mutsuzların çoğu.

Geçmişten öç almak istiyorlardı.

Geleceğe dair ise çok küçük bir umutları vardı.

Gelecekle ilgili ümit, içinde geçmişten öç alma isteğini de barındırıyordu.

O minicik ümidin titrek ışığını her yerde, her insanda arıyorlar, bunu
bulduklarını düşündüklerinde ise hiçbir mutlu insanda görünmeyen telaş dolu
bir çabayla ileri doğru atılıyorlardı.

Bu mutluluk ümidini gerçekleştirebilmek ve geçmişle hesaplaşabilmek için her
yöne, her insana doğru neredeyse hiç düşünmeden kendilerini fırlatıyorlardı.
İnsanlar daha sonra pişman oldukları birçok şeyi böyle bir ruh halinde
yapıyorlardı.

İçine düştüğü uğultulu sularla bir felakete doğru sürüklendiğinden korkan
insanların kurtulmak için neler yapabileceğini daha önceden tahmin etmek
bile mümkün olamıyordu.

Özellikle mutsuzluk nehrine yeni düşenler, timsahlarla dolu bir sudan
geçmeye çalışan karacalar gibi kurtulmak için canhıraş bir şekilde
çırpınıyorlardı.

Neredeyse bir tür kişilik değişiminden geçildiği bir dönemdi bu.
Mutsuzluk, vahşi bir biçer döver gibi insanın ruhunu parçalıyordu.
Bütün güvenini yok ediyordu.

Mutsuz insanlar, hep bir uçuruma düşüyormuş duygusuyla her karşılaştıkları
yeni insana, içine girdikleri her yeni çevreye "Acaba tutunabileceğim dal
burada mı" diye bakıyorlardı.

İnsanlar hayatlarındaki en şaşırtıcı ilişkileri de bu mutsuzluk krizinde
yaşıyorlardı.

Hayatın bir daha asla "güzel" olmayabileceği endişesi ruhlarını öylesine
kuvvetli bir biçimde sarıyordu ki yeniden "mutlu" insanların arasına
dönebilmek, bu korkulardan, yalnızlıklardan, güvensizliklerden, acılardan
sıyrılabilmek için her ihtimali, en anlamsızlarını bile deniyorlardı.
Hiç bitmeyecekmiş gibi gözüken derin bir yalnızlıkla, yeniden hayatla
barışabileceğini söyleyen minicik umut arasında sanki başdöndürücü bir
tahtıravallide iner çıkar gibi sürekli bir dalgalanma yaşayan mutsuz
insanların, tek başlarınayken kederli bir yorgunlukla bir kenara oturup,
başkalarıyla karşılaştıklarında irkiltici bir enerjiyle ayaklanmaları, bu
yıpratıcı değişimleri sürekli yaşamaları bütün ruhsal dengelerini de altüst
ediyordu.

Sükuneti unutuyorlardı.
Hep çırpınıyorlardı.
Onları yeniden mutlu edecek birini bulabilmek, geçmişten öç alabilmek,
kendilerine olan güvenlerini tazeleyebilmek için, aklını ıssız dağlarda
kaybetmiş şanssız bir altın arayıcısı gibi her yeri kazmaya çalışıyorlardı.
Gülünç olmaya bile aldırmıyorlardı.

Bazen, ruhlarını kaplayan kasırga aniden duruverdiğinde, bir anlığına, "ben
ne yapıyorum" diye kendilerine soruyorlardı ama bu sadece bir andı, kasırga
biraz sonra yeniden başlayıp onların kendilerine dönük gözlerini
karartıyordu.

Yeniden kör oluyorlardı.

O mutsuzluk nehrine bir kere düşmeyegörsün insan..
Oraya düşmenin kolay ama çıkmanın çok zor olduğunu ancak o zaman anlar.
Cömert bir dilenci gibi yaşar ondan sonra, biraz umut dilenir ve
karşılığında her şeyi vermeye razı olur.
Verdikleri gözükmez, herkesin aklında dilenişi kalır.

O umudu bulduklarını, aradıkları insanla karşılaştıklarını sandıkları anda
hissettikleri kurtuluşu ve mutluluğu, hiçbir mutlu insan kavrayamaz.
Ama mutsuzlar yanıldıklarını çabuk anlarlar.
Daha derin bir acıyla düşerler mutsuzluklarının içine.
Öç istekleri daha da artar.

Öyle zamanlar olur ki bütün insanları yabancı ve düşman görürler.
Sonra o yabancılara sığınmaya çalışırlar.
Çok mutsuz insan gördüm.
Seslerini tanırım onların, bakışlarını tanırım.
Abartılı neşelerini tanırım.
En neşeli konuşmanın bir yerinde kararıveren yüzlerini tanırım.
Hikayelerini dinlerim.

Çoğu Dostoyevski'nin sözlerini hatırlatır.

Mutlu olduklarını bilmedikleri için mutsuz olduklarını sanmış,
sahte bir mutsuzluktan kurtulmaya çalışırken gerçek bir mutsuzluğa düşmüşlerdir.

Kahkahalarla dolu bir geceden sonra onları izlerseniz hızla başlayan
adımlarının gitgide yavaşladığını, her yavaşlayan adımla bir başkasına
dönüştüklerini, omuzlarının çöktüğünü, ruhlarında taşıdıkları
yorgunluklarının onları esir aldığını görürsünüz.

O anda karşılarına çıkıveren biri onları en çılgın şeyleri yapmaya ikna
edebilir.
Aniden evlenebilirler.
Ertesi sabah dudaklarında bir plastik tadıyla uyanmak üzere hiç sevmedikleri
hatta hoşlanmadıkları biriyle sevişebilirler.
Varlığıyla kendilerini utandıracak birileriyle kalabalıkların önüne çıkarak
poz verebilirler.

Tehlikelidir mutsuzluk.
İnsanı şaşırtır.

Telaşlandırır.

Öç duygusuna sürükler.

Yalnızlık korkularıyla yakar.

Geçmişin hatıralarıyla hırpalar.

Yabancılara muhtaç eder.

Ve, birçok insan mutlu olduğunu bilmediğinden mutsuzluğa düşer.
Bir kere mutsuzluk nehrine düştün mü de çıkması zordur.
Bilirim o suları, oralarda yıkandım.

O sularda ıslananları onun için hemen tanırım.
Her mutsuzla karşılaştığımda aynı sözleri söylemek isterim.
"Sakin ol, sükunet kurtaracak seni."
Her seferinde de sakin olamayacağını bilirim.
Mutsuzluk telaşlandırır çünkü insanı.
Telaşıyla tehlikelidir zaten, elindeki o küçük ümidi de kaybetmemek için
çırpınmasıyla tehlikelidir mutsuzluk.
Pişmanlıklarımızı telaş yaratır çünkü, telaşımızla utanılacak hareketler
yaparız, bazen önümüzde kaderin açtığı geniş yollarda mutsuzken tökezlememiz
telaşımızdandır.

Gördüğümüz her insana, boğulmakta olan bir insanın kurtulma hırsıyla sarılır
ve onları korkuturuz, biz onları kendimize doğru çekmeye uğraştıkça onlar
bizim korkularımızı çoğaltarak kaçarlar.

Yalnızlıktan korktukları için yalnızlaşır mutsuzlar.
Ve yalnızlaştıkça yalnızlıktan daha çok korkarlar.
Mutluluk topraklarına açılan o "sükunet kapısından" geçmeyi bir türlü
beceremezler.

Sonra bir gün, o küçücük ümitlerini de kaybedip artık yokluğa
yaklaştıklarını sandıklarında aniden o sükunet kapısı açılıverir önlerinde.
Ümitleri yoktur artık ama mutluluk şansı onlara sezdirmeden belirivermiştir.
Ümitsizce dururken bulurlar mutluluğu.
Kimse sonsuza dek o mutsuzluk nehrinde sürüklenmez çünkü..
Bir gün herkes kurtulur.


Sefil düşünceler ve küçüklükler arasında kaybolup, hayattaki büyük sırrı
çözemedik, soru da cevapsız ve acımasız kalakaldı: Nasıl yaşadın, neden öyle
yaşadın, neyi yapabilecekken yapmadın, başka bir yol başka bir anlam
arıyordun, yanlış zilleri, yanlış kapıları çaldın, yanlış yollara saptın,
yanlış insanları sevdin, yanlış yataklarda uyudun, yanlış evlerde yaşadın.
Neden hayal ettiklerini, düşündüklerini bu kadar küçümsüyorsun.


tek cümleyle mükemmel bir yazı....




_________________
something different!..
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
deli_kiz



Kayıt: 30.07.2008
Üye No: 130,862
Offline




Tarih: 30 Ağustos 2008, 23:32 Tek mesaj gösterimi28

bence zıt kutuplar aşkı yaratır Gülücük
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
asspr!n
bitsedegitsek
TurkBoard Fan


Kayıt: 01.07.2008
Üye No: 128,499
Şehir: gurbet
Offline




Tarih: 04 Eylül 2008, 16:59 Tek mesaj gösterimi29

zıt kutuplar birbirini çekince aşk oluyoo iştee Hehehehe Hehehehe




_________________
bu geceye biraz sabah
sabahlara yine sen lazım
söylenmemiş sözler için son kez
seviyorum seni demek lazım

asspr!n♥
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
yasemenn



Kayıt: 31.12.2008
Üye No: 146,622
Offline




Tarih: 18 Ocak 2009, 18:40 Tek mesaj gösterimi30

offff offfffffffffffffffff
zıt kutupların birbirini çektiğini şahsen biliyom hem de çok iyii Çok Mutlu
ama sonu evlilik midir dersenizz,nayırrrrrrrrrrrrrrrrrr hahahahaha
evlilik mantık işiii galibaaa...bilmiyom,anlamıyom,anlamak da istemiyom Çok Mutlu
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder 3. sayfa (Toplam 5 sayfa) [Bu başlıkta 47 mesaj bulunuyor]
Sayfa::  3
« Önceki başlıkSonraki başlık »


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti dosyaları gönderemezsiniz
Bu forumdaki dosyaları indiremezsiniz
TurkBoard çerezlerini temizle