Nedir bu Ergenekon?
Bölüm Yetkilileri: eshquia, exUBert, merlin84
Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 3 sayfa) [Bu başlıkta 21 mesaj bulunuyor] « Önceki başlıkSonraki başlık »

Sayfa::  1
 Yazar  Mesaj
NeverLand
hier kommt die sonne
Editör


Kayıt: 16.10.2005
Üye No: 32,658
Şehir: Deli Çoban
Offline




[Araştırma]  Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Pts Mar 24, 2008 2:17 pm Mesaj: #1

Nedir bu Ergenekon?



İşte bugüne kadar yaşanan tüm gelişmeler ve tutuklanan isimler..




Adım adım Ergenekon operasyonu...

1.PERDE

Ümraniye'deki el bombaları örgüte uzandı

*12 Haziran 2007'de Ümraniye Çakmak Mahallesi'nde bir gecekonduda 27 el bombası, TNT kalıpları ve fünyeler ele geçirildi.

*Örgütlü suçlara bakmakla görevli Beşiktaş'taki İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca başlatılan soruşturmayı İstanbul Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz yürüttü.

*Soruşturmada, emekli astsubay Oktay Yıldırım, Mehmet Demirtaş, Ali Yiğit, emekli yüzbaşı Muzaffer Tekin, emekli astsubay Mahmut Öztürk, Kuvvai Milliye Derneği Genel Başkanı Bekir Öztürk, emekli binbaşı Fikret Emek, emekli yüzbaşı Gazi Güder, Siyasi Ekonomik Sosyal Araştırmalar ve Strateji Geliştirme Merkezi (SESAR) Başkanı İsmail Yıldız, Fuat E., tutuklanarak cezaevine gönderilirken, Ayşe Asuman Özdemir, emekli binbaşı Zekeriya Öztürk, Tuğrul D. ve Oğuz Evren K. ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

*Daha sonra yapılan incelemelerde, Cumhuriyet gazetesine atılan bombaların Ümraniye'de ele geçen bombalarla aynı seriden ve türden olduğu 'Bomba İnceleme ve İmha Daire Başkanlığı' tarafından tespit edildi.

*İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ile Beşiktaş'taki Ağır Ceza Mahkemesi savcılığı tarafından ortaklaşa yapılan soruşturmada 'Ergenekon' örgütünün de izi bulundu.

2.PERDE

KİM KİMDİR?


*Muzaffer Tekin 1984'te ordudan atılma eski bir yüzbaşı. Danıştay tetikçisi Alparslan Arslan ile saldırı öncesinde 15 kez telefonla görüştüğü saptandı. Danıştay baskınından sonra kaçarak emekli astsubay Mahmut Öztürk'ün evinde saklandı. İntihara teşebbüs etti. JİTEM'in kurucularından Ahmet Cem Ersever, TSK'dan şeref madalyası sahibi olan Tekin'in sınıf arkadaşı. Susurluk hükümlüsü Korkut Eken ile görüşüyor. TİT kurucusu Semih Günaltay'ın yanı sıra, Vatansever Kuvvetler Güç Birliği ve Türk Mukavemet Teşkilatı ile bağları olduğu biliniyor. Susurluk'un önde gelen isimlerinden İbrahim Şahin ve Veli Küçük'le çekilmiş fotoğrafları bulundu. Tekin'e yardım eden ve Kıbrıs'ta kumarhane çatışmasında ölen Musa Çakmak da Şahin'in eski koruması. Geçen haziran ayından beri tutuklu.


Eskişehir'de ikinci cephanelik çıktı

*Muzaffer Tekin'in ilişkileri doğrultusunda eski binbaşı Fikret Emek'in 26 Haziran 2007'de annesine ait Eskişehir'deki evde yapılan aramada 11 kilo plastik patlayıcı ve suikast tüfeği Kanas ele geçirildi. Emek tutuklandı.

*15 Temmuz 2007'de gazeteci yazar Ergün Poyraz operasyon kapsamında gözaltına alınarak cezaevine konuldu. Poyraz, Kara Kuvvetleri'nin istihbari yapılanmasına ait 'gizli ibareli' veriyi ifşa etmekle suçlandı.

*Soruşturmanın genişletilmesi sonucu gözaltına alınan, eski yüzbaşı Gazi Güder, Fuat Ermiş, İsmail Yıldız, Asuman Özdemir ile son olarak da 26 Ağustos 2007'de Mete Yalazangil'de tutuklandı.

3.PERDE

Veli Küçük tutuklandı


*Soruşturmanın boyutunun genişlemesi üzerine soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcısı iki oldu. Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel de görevlendirildi.

*Üçüncü perde operasyonunda emekli tuğgeneral Veli Küçük, emekli kurmay albay Mehmet Fikri Karadağ, avukat Kemal Kerinçsiz, Susurluk hükümlüsü Sami Hoştan ve Sevgi Erenerol'un da aralarında bulunduğu 31 kişi 21 Ocak günü gözaltına alındı.

*31 şüpheliden Veli Küçük, eski yüzbaşı Mehmet Zekeriya Öztürk, eski uzman çavuş Muhammed Yüce, avukat Kemal Kerinçsiz, Sami Hoştan, Sevgi Erenerol, Hüseyin Görüm, Oğuz Alpaslan Abdulkadir, Kahraman Şahin, Erol Ölmez, Erkut Ersoy ve yazar Ümit Oğuztan'ın aralarında bulunduğu 14 kişi tutuklandı.

Kim kimdir?

Veli Küçük

EMEKLİ Tuğgeneral. Susurluk skandalına adı karışan en üst rütbeli komutandı. Abdullah Çatlı ve 'Yeşil' kod adlı Mahmut Yıldırım ile ilişkisi saptandı. Küçük'ün adı milliyetçi 'Kızıl Elma' koalisyonunun organizasyonu ile tekrar duyuldu. Güneydoğu bölgesinde yüzlerce faili meçhul cinayetin faili olarak anılan JİTEM'in kurucusu. Danıştay Baskını sonrasında gözaltına alınıp bırakılan, ardından Ümraniye'de bir gecekonduda yakalanan bombalarla ilgili tutuklanan Muzaffer Tekin'le doğrudan ilişkisi var.

Kemal Kerinçsiz

BİR grup ülkücü avukatla birlikte kurduğu Büyük Hukukçular Birliği Genel Başkanı olarak Elif Şafak, Orhan Pamuk, Perihan Mağden, Hrant Dink gibi isimler hakkında başlattığı kampanyalarla adını duyurdu. Çok sayıda 'ulusalcı' eyleme Veli Küçük, Muzaffer Tekin gibi isimlerle birlikte katıldı. Muzaffer Tekin'in de avukatlığını yapıyordu.

4.PERDE

Akademisyenler ve gazeteciler gözaltında
*21 Şubat 2008 tarihinde yapılan operasyonun bu ayağını, üniversitelerde faaliyet gösteren ve örgüte hem teorik hem de yeni eleman kazandırma desteği verdiği iddia edilen akademisyenler oluşturdu.

İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü'nden görevli Doç. Dr. Ümit Sayın ile Sakarya Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Emin Gürses, emekli astsubay Orhan Tunç, Özallar'ın kuyumcusu olarak ün yapan sosyete kuyumcusu Hayrettin Ertekin, gazeteci Vedat Yenerer, Noel Baba Barış Konseyi Derneği Başkanı Muammer Karabulut gözaltına alındı. Bu isimler de 25 Şubat tarihinde tutuklandı.

Ergenekon nedir?

"Ergenekon" olarak bilinen örgütlenme, başkana doğrudan bağlı olan dört daire komutanlığı ile iki sivil başkanlıktan oluşuyor. "Lobi" adı verilen sivil unsurların örgütlenmesini sağlayan oluşumla ilişkileri bu iki sivil sağlıyor. Örgüt, Türkiye'deki mevcut rejimin gerçek olduğuna inanıyor. "İç düşmanları" pasifize etmek, hatta ortadan kaldırmak için suikastları "kaçınılmaz" görüyor. Entelektüellere önem veriyor. Medyayı, sivil toplum kuruluşlarını (STK) kullanmanın önemine vurgu yapıyor. "Naylon terör grupları" ile naylon şirketlerin kurulması gerektiğini düşünüyor.


5.PERDE

Ergenekon örgütü soruşturması kapsamında beşinci dalga operasyonunu şafak vakti gerçekleştiren polis, Ankara'da İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'i, İstanbul'da ise eski İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu ile Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Başyazarı İlhan Selçuk'un da aralarında bulunduğu 13 kişiyi gözaltına aldı.

Tutuklanan 40 kişi

Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan 40 isim şöyle:

Emekli yüzbaşı Muzaffer Tekin, emekli Astsubay Oktay Yıldırım, emekli Astsubay Mahmut Öztürk, emekli Binbaşı Fikret Emek, emekli Yüzbaşı Gazi Güder, ele geçirilen 27 el bombasının bulunduğu gecekondunun sahibi Mehmet Demirtaş, eski polis memuru Muzaffer Şenocak, eski polis memuru Aydın Yüksek, işadamı Kuddusi Okkır, Kuvva-i Milliye Derneği Genel Başkanı Bekir Öztürk, Kuvay-i Milliye Derneği üyesi Fuat Ermiş, SESAR araştırma kuruluşu Başkanı İsmail Yıldız, yazar Ergun Poyraz, ADD eski yöneticisi Asuman Özdemir, DYP Kadıköy İlçe Sekreteri Mete Yalazangil, emekli Binbaşı Zekeriya Öztürk, eski Uzman Çavuş Muhammet Yüce, Kuvay-i Milliye Derneği Teşkilet Başkan Yardımcısı Kahraman Şahin, Kuvay-i Milliye çaycısı Erol Ölmez, özel büro sorumlusu Erkut Ersoy, emekli Tuğgeneral Veli Küçük, emekli Kurmay Albay Mehmet Fikri Karadağ, avukat Kemal Kerinçsiz, Susurluk sanığı Sami Hoştan, Kuvay-i Milliye Derneği Teşkilat Başkanı Hüseyin Görüm, Kuvay-i Milliye Derneği Yöneticisi Oğuz Alpaslan Abdülkadir, Kuvay-i Milliye 1919 Derneği Pendik Şube Başkanı Hüseyin Gazi Oğuz, Türk Ortodoks Patrikhanesi basın danışmanı Sevgi Erenerol, Kuvay-i Milliye Derneği üyesi Abdullah Arapoğlu, işadamı Levent Kara, yazar Ümit Oğuztan, Türk İntikam Tugayı (TİT) üyesi olduğu öne sürülen Vatan Bölükbaşı, Doç. Dr. Ümit Sayın, Doç. Dr. Emin Gürses, Doç. Dr. Orhan Tunç, Semra Özal’ın kuyumcusu Hayrettin Ertekin, gazeteci Vedat Yenerer, Noel Baba Vakfı Başkanı Muammer Karabulut, Abdulmuttalip Tongar, Selim Akkurt.

SABAH-MİLLİYET




_________________




 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSNM Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
ahmetyiğit
İkiyken Bir Olmaya..


Kayıt: 06.04.2007
Üye No: 79,192
Şehir: New Orleans, LA
Offline


Uyarı : 2

Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Pts Mar 24, 2008 3:09 pm Mesaj: #2

eyvallah
iyi bir ozet olmus
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
hector
Kemalist
O Şimdi Asker


Kayıt: 11.03.2005
Üye No: 1,317
Şehir: Antalya
Offline




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Pts Mar 24, 2008 3:45 pm Mesaj: #3

Henüz ortada bir iddaname yok yani soruşturma tahkikat aşamasında.Bu aşamanın gizli olması gerekirken hem siyasilerin ağzında sakız oldu hemde sorosun çocukları açık açık hedef gösterir oldu.Bu suçtur.Bu özete gazeteci Saygı Öztürk'ün Tuncay Ergüney ile yapıtığı söyleşi de eklenmeli.Ergenekon adıyla bilinen bu soruşturmanın ilk örgütsel yapısı onun bilgisayarında 2001 yılında çıkmış.Bu şahıs defalarca Barzani ve Talabani ile temas kurmuş,rahmetli Gaffar Okan ile öldürülmeden kısa bir süre önce görüşmüş.Hakkında onlarca soruşturma var ve bu şahıs şimdi Kanada'da bir sinegogda haham yardımcısı.

Gene son günlerde gazetelerde köşeleri olan sorosun çocukları darbe kelimesini sıkça kullanmaya başladılar.Bu ülkede Türk Silahlı Kuvvetleri dış kaynaklı bir darbeye izin vermez,işin daha da vahimi bu ergenekoncularla ordu arasında sürekli kurulmaya çalışılan bağlantılar.Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın da dediği gibi ;"Türk Silahlı Kuvvetleri bir suç örgütü değildir.Ordu da yanlış yapan yargı önünde hesap verir.Bu tip haberler üzerinden ordumuzu yıpratmaya çalışanlar emellerine ulaşamayacaklar."




_________________

Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız.

K.Atatürk
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
NeverLand
hier kommt die sonne
Editör


Kayıt: 16.10.2005
Üye No: 32,658
Şehir: Deli Çoban
Offline




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Sal Mar 25, 2008 1:14 pm Mesaj: #4

Lale Şıvgın -Kapatma davası ve Ergenekon
Çar Mar 19, 2008 11:25 am

« hector » demiş ki:
ToplantI üzerine toplantı yapan AKP’de karamsar bir tablo oluşmaması için yoğun çaba sarfediliyor. Çünkü AKP için partinin kapatılmasından daha büyük bir tehlike var o da partinin bölünmesi. Olası bir olumsuz hava, parti içindeki dengeleri etkileyebilir, AKP içinde bir bölünmeye ya da AKP kadrolarına yakın isimlerin epeydir hazırlığını yaptığı yeni oluşumların hız kazanmasına neden olabilir. AKP kapatılsa bile yeni bir parti ile daha da güçlü bir oy alabileceği tahmininde bulunan AKP’liler, partinin bölünmesi ya da kendi insiyatifleri dışındaki alternatif oluşumların gündeme gelmesi durumunda ise önemli ölçüde güç kaybedeceklerini hesaplıyorlar. İşte bu nedenle AKP yöneticileri, umutsuz havayı dağıtmak için çeşitli manevralar yapıyor. Bunlardan en dikkat çekici olanı, açılan kapatma davasını Ergenekon operasyonuyla ilişkilendirmek. Basına kapalı yapılan grup toplantısında da Başbakan’ın Ergenekon’a atıfta bulunduğu belirtiliyor. AKP içinden sızan diğer yorumlarda ve AKP’ye yakın medya kuruluşlarının sütunlarında bu davanın “Ergenekon’un intikamı” olduğu hissi uyandırılmaya çalışılıyor.
Bu hissin uyandırılması için gayret sarf edilmesinin en önemli amacı, AKP’lilere bir “ortak düşman” algısı yaratarak, partililerin o “düşman” karşısında bir arada tutulabilmesi. İyi ama “düşman” figürü için neden Ergenekon seçilsin diyenler çıkacaktır. Sebebi basit: Ergenekon kontrol altında. Başbakan, Ergenekon’un çökertildiğini sık sık vurguluyor. Yani AKP’ye göre “düşman” şu anda kontrol altında. Dolayısıyla AKP için “düşman”ın kontrol altında tutulduğu bir “savaş” ta kazanma ihtimali bir hayli yüksek olacaktır. Bu nedenle AKP’lilere “Ergenekoncular zaten elimizde, dolayısıyla partinin kapatılması ihtimali yok, gönlünüzü ferah tutun” deniliyor. Stratejinin temel hedefi, bu süreçte partinin dağılmasını önleyip, bir arada tutabilmek.
İşte bu gerekçelerle AKP; kapatma davasını Ergenekon operasyonuyla ilişkilendirerek, ilginç sayılabilecek bir iletişim stratejisi izliyor. Deneyimli siyasiler ve hukukçular, davanın Ergenekon’la ilişkilendirilmesini basit bir komplo teorisi olarak niteliyor ve bu ithamlar yargıyı töhmet altında bıraktığı gerekçesiyle AKP’ye kızıyor. Ancak, AKP’nin bu iddiaları, partiyi bir “düşman”a karşı bir arada tutmak için kullandığı gözden kaçırılıyor.
Gazete haberinden iddianame olur mu?
Bu soru son günlerin modası. İddianameyi ciddi bulmadıklarını söyleyenler, “Gazete haberinden iddianame olur mu?” diye soruyor. Bu soru aynı kişilerce daha önce de sorulmuş olsaydı bugün haklı bulunabilirdi. Ama Hrant Dink öldürüldüğünde “Hrant’ı devlet öldürdü” diye yazarak, hakimlerden önce hüküm veren Türk gazeteleri, Avrupa raporlarına kaynaklık ettiğinde kimse Avrupa’ya dönüp de bizim gazetelerimizi nasıl olur da referans alırsınız diye sormadıysa, bugün bu sorunun sorulması çifte standarttan başka bir şey değildir. Ayrıca günümüzde tarih bile gazetelere dayanarak yazılıyorsa, doktora tezlerinden, tüm akademik çalışmalara kadar, gazetelerimiz kaynaklık ediyorsa, yapılması gereken gazetelerin doğru haber vermesini sağlamaktır




Perinçek ve Alemdaroğlu adliyede !

Pzr Mar 23, 2008 2:02 pm

« èvanèscè » demiş ki:
Doğu Perinçek ve Kemal Alemdaroğlu şu sıralarda adliyede.

İlhan Selçuk, Kemal Alemdaroğlu ve Doğu Perinçek önceki gün gece saatlerinde göz altına alınmıştı.


Dün akşam İlhan Selçuk adliyeye sevk edilmiş ve serbest bırakılmıştı.

Kemal Alemdaroğlu ile Doğu Perinçek de şu sıralarda adliyede bulunuyor.



Guncellenecek..

Üye olmadığınız için buradaki linki göremiyorsunuz! TurkBoard üyesi olmak için tıklayınız!






Doğu Perinçek ve Kemal Alemdaroğlu şu sıralarda adliyede..

İlhan Selçuk, Kemal Alemdaroğlu ve Doğu Perinçek önceki gün gece saatlerinde göz altına alınmıştı. Dün akşam İlhan Selçuk adliyeye sevk edilmiş ve serbest bırakılmıştı. Bugün de Kemal Alemdaroğlu adliyede..

Alemdaroğlu ile birlikte aynı operasyon kapsamında Terörle Mücadele ekipleri tarafından gözaltına gazeteci Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ferhan Bolluk, gazeteci Adnan Akfırat, ve işadamı İbrahim Benli’de Adliye’ye sevk edildiler. Alemdaroğlu, Bolluk, Akfırat ve Benli sağlık kontrollerinin ardından Beşiktaş’taki Adliye’ye sevk edildiler.

İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ile Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmeni Ferit İlsever’in ise Emniyet’teki sorgularının sürdüğü öğrenildi.

* * *


Ümraniye'de bir gecekonduda el bombaları ve patlayıcıların ele geçirilmesi sonrası ortaya çıkartıldığı belirtilen "Ergenekon terör örgütü"ne ilişkin soruşturma, Beşiktaş'taki İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nın koordinasyonunda devam ediyor.

Savcılığın talimatıyla İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınan Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu ile gazeteci Adnan Akfırat, İbrahim Benli ve Ferhan Bolluk'un şubedeki işlemleri tamamlandı. Alemdaroğlu, Akfırat, Benli ve Bolluk, Fatih Adliyesi'ne getirilerek adli tabiplikte sağlık kontrolünden geçirildi.

Burada polis araçlarına bindirilen bu kişiler, daha sonra soruşturmayı yürüten savcının bulunduğu Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

Aynı soruşturma kapsamında gözaltına alınan İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek'in de aynı sıralarda Fatih Adliyesi'ndeki adli tabiplikte sağlık kontrolünden geçirildiği öğrenildi.

Perinçek ile Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmeni Ferit İlsever'in ise şubedeki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.

Perinçek'in avukatı Mehmet Aytekin, AA muhabirinin soruları üzerine, müvekkilinin şubedeki işlemlerinin sürdüğünü söyledi.

Aytekin, "soruşturmanın, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince birlikte yürütülmesi nedeniyle Perinçek'in, Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde sorgulandığını" ifade etti.

Soruşturma çerçevesinde dün adliyeye gönderilen Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi İlhan Selçuk ve diğer 4 kişi serbest bırakılmış, daha önceden gönderilen emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ün de aralarında bulunduğu 39 kişi ise tutuklanmıştı.





Perinçek'ten sert açıklama
Cmt Mar 22, 2008 9:06 pm

« Scrat » demiş ki:


Gözaltına alınan İşçi Partisi lideri Doğu Perinçek, operasyonun “Türkiye'nin birliğini savunan Ordu'ya ve Milli Kuvvetler”e karşı yürütüldüğünü ileri sürdü.

Ergenekon Operasyonu kapsamında gözaltına alınan İP Genel Başkanı Doğu Perinçek avukatı aracılığıyla bir açıklama yaptı. Perinçek, “Soruşturmayı yürütenler Amerika'yı savunuyor ve Ordu'ya karşı konumdalar. Yaptıkları girişim Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ikinci kez çuval geçirme girişimidir. Birinci kez Amerikan Ordusu TSK mensuplarına çuval geçirmişti şimdi bu operasyonla çuval geçirme peşindeler. Kuşkusuz girişim düzeyinde kalacak ve altında kalacaklardır” dedi.
İP Genel Başkanı Doğu Perinçek avukatı aracılığıyla yaptığı açıklamada, soruşturmayı yürütenlerin “"Nereden bir leke üretir, yara açarız ve oradan işleriz çabası” içinde olduklarını savundu.

Perinçek şunları kaydetti:
“Gladyocu Fethullah timi soruşturmada var gücüyle Türk Silahlı Kuvvetleri'ne suç atmaya çalışıyor. Soruşturmayı yürütenler Amerika'yı savunuyor ve Ordu'ya karşı konumdalar. Yaptıkları girişim Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ikinci kez çuval geçirme girişimidir. Birinci kez Amerikan Ordusu TSK mensuplarına çuval geçirmişti şimdi bu operasyonla çuval geçirme peşindeler. Kuşkusuz girişim düzeyinde kalacak ve altında kalacaklardır. Amerika Türk Silahlı Kuvvetleri'ne dışarıdan set çekiyor ve yıpratıyor. Bunlar da TSK'yı içerden hançerliyor. Özellikle TSK'nın Kuzey Irak'ta Özel Kuvvetlerle harekat yeteneğini yok etmek için milli olan Özel Kuvvetleri yıpratmak ve savaşamaz hale getirmek gayretindeler. Bugünkü ve geçmiş konuta kademesine suç atmak için özel çaba içindeler. Bu görevi aldıkları sorularından ve araştırmalarından ortaya çıkıyor. Orduyu suçlu gösterecek kanıtlar üretme peşindeler.”
Ergenekon Operasyonu’nun Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) Eşbaşkanlığı tarafından “Türkiye'nin birliğini savunan Ordu'ya ve Milli Kuvvetler”e karşı yürütüldüğünü ileri süren Perinçek açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Ordu'yu hedef alma talimatı açıkça ABD yetkilileri tarafından ve Avrupa Parlamentosu Karar Tasarısı'nda belirtilmiştir. Yine, Avrupa Parlamentosu'nun Talat Paşa Komitesi'ni etkisiz hale getirme kararı (Şubat 2006) uygulanmaktadır. Gözaltına alınmama itiraz ettim. Orada bunları özetle belirttim. İtirazım reddedildi. Savcı Zekeriya Öz bir Cumhuriyet Savcısı sorumluluğu ile görev yapmıyor. Ordu'ya suç yükleme görevini yerine getiriyor. Bu nedenle, Yüksek Hakimler ve Savcılar Kurulu'na yeniden şikayet edeceğim. Dün akşam, Savcı Zekeriya Öz, Aydınlık'ın bundan sonraki sayısında yer alacak haberleri sekiz polisin önünde ağzından kaçırdı. 'Sizi izliyoruz' dedi. O çalışma, telefonlarda konuşulmamıştı. Aydınlık ve Ulusal Kanal'ın duvarlardan kanunsuz olarak izlendiği görülüyor ve savcı suç işlemeye devam ediyor.

BOP Eşbaşkanlığı ve Fethullahçı Gladyo suçlarını büyütmektedir. Türkiyemizi ve Atatürk Cumhuriyeti'ni hedef alan bu düşmanca girişimin altında kalacaklardır."





Haber: ANKA





Selçuk'a yurtdışı yasağı

Pzr Mar 23, 2008 1:51 pm

« èvanèscè » demiş ki:
Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan 12 kişiden gazeteci İlhan Selçuk, Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki sorgusunun ardından serbest bırakıldı.
Cumhuriyet savcısının talebini değerlendiren nöbetçi mahkeme, Selçuk hakkında yurtdışına çıkış yasağı konulmasına karar verdi.


İlhan Selçuk’un avukatı Akın Atalay, Selçuk’un “Ergenekon Soruşturması”nı yürüten üç savcı huzurunda ifade verdiğini belirterek, “Soruşturmada gizlilik kararı olduğu için Selçuk’un ne ile suçlandığını, hakkında ne deliller olduğunu bilmiyoruz” dedi.
Önceki gün sabaha karşı evinden gözaltına alınan İlhan Selçuk’un, Terörle Mücadele Şubesi’ndeki sorgusu tamamlandı. 24 saat sonra avukatlarıyla görüştükten sonra ifadesi alınan Selçuk, saat 20.00 sularında Beşiktaş’taki İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’ne sevk edildi. Selçuk, buradaki sorgusunun ardından serbest bırakıldı.

Selçuk ile birlikte Doğu Perinçek’in Ankara’da gözaltına alınan 4 koruması da serbest bırakıldı.

YURTDIŞI YASAĞI
Cumhuriyet savcısının talebini değerlendiren nöbetçi mahkeme, Selçuk hakkında yurtdışına çıkış yasağı konulmasına karar verdi. Selçuk, işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeden ayrıldı. İlhan Selçuk’u adliye dışında bekleyen ve zaman zaman destek amacıyla çeşitli sloganlar atan bir grup, Selçuk’un adliyeden ayrılışı sırasında da sevgi gösterisinde bulundu.

İlhan Selçuk, adliyeden, Şişli’deki Cumhuriyet Gazetesine gitti. Selçuk’u burada gazete çalışanları, okurları ve sevenleri karşıladı.

SELÇUK’UN NEYLE SUÇLANDIĞINI BİLMİYORUZ

İlhan Selçuk’un avukatı Akın Atalay, “Savcılığa yaptığımız, gözaltına alınışın usule aykırılığına ve soruşturma kapsamında ilk 24 saat avukat görüşme yasağına itirazlarımız reddedildi” diye konuştu.

İlk 24 saatin dolmasının ardından dün saat 08.00’de Selçuk ile görüşebildiklerini ifade eden Atalay, “İlk 24 saatinin, sağlık ve gözaltı açısından sorunsuz geçtiğini öğrendik. İşleyecek süreç hakkında kendisine bilgi verdik. Emniyette saat 10.00’da başlayan sorgusu saat 20.30’da sona erdi ve Cumhuriyet Savcılığına sevk edildi” dedi.

Atalay, Selçuk’un “Ergenekon Soruşturması”nı yürüten üç savcı huzurunda ifade verdiğini belirterek, şunları kaydetti: “Soruşturmada gizlilik kararı olduğu için Selçuk’un ne ile suçlandığını, hakkında ne deliller olduğunu bilmiyoruz. Kendisine soruşturma ile ilgili ve yazdığı yazılar hakkında sorular soruldu. Yaklaşık 4,5 saat süren sorgunun ardından tutuklanma talebine gerek görülmeyerek serbest bırakıldı ancak savcılık, soruşturma süresi boyunca kendisine adli kontrol getirilmesi için nöbetçi mahkemeye sevk etti. Selçuk’a ‘Ergenekon Soruşturması’ tamamlanıncaya kadar ‘yurtdışına çıkış yasağı’ konuldu” dedi.

DİĞER İSİMLER DE ADLİYEYE SEKV EDİLECEK
Savcılık talimatıyla, 24 saat süreyle avukatlarıyla görüştürülmeyen İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ve İstanbul Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu’nun avukatları sabah saatlerinde Emniyet Müdürlüğü’ne gittiler.

Bu kişilerin sorgularının tamamlanmasının ardından bölüm bölüm adliyeye sevk edilecekleri öğrenildi.
Üye olmadığınız için buradaki linki göremiyorsunuz! TurkBoard üyesi olmak için tıklayınız!





Perinçek neden gözaltına alındı?

Cmt Mar 22, 2008 3:56 pm

« Blackio » demiş ki:


Ergenekon Operasyonu kapsamında sorgulanan ve Ankara’dan İstanbul’a getirilen İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek’in avukatı Mehmet Aytekin, müvekkilinin Ergenekon terör örgütüne üye olduğu iddasıyla gözaltına alındığını söyledi.

Perinçek hakkındaki suçlamalarla ilgili de konuşan Aytekin, Ergenekon terör orgütünün iç tüzüğünün Perinçek tarafından yazıldığı iddialarını ise "Deli saçması" olarak niteledi. Aytekin, müvekkilinin Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü nezarethanesinde tutulduğunu ve ifadesinin alınmasına henüz başlanmadığını ifade etti. Gözaltındaki gazeteci Adnan Akfırat’ın avukatı Ali Osman Özdilek de, müvekkilinin Ergenekon terör örgütü üyesi olduğu iddiasıyla Aksaray’daki evinde gözaltına alındığını söyledi.

Ergenekon Operasyonu kapsamında gözaltına alınan İşçi Paritisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in avukatı Mehmet Aytekin, müvekkiliyle Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde görüştüğünü belirterek, sağlık durumunun iyi olduğunu ve henüz ifadesinin alınmasına başlanmadığını söyledi. Gazetecilerin sorularını cevaplayan Aytekin, "Müvekkiliniz hangi gerekçe ile gözaltına alındı?" yönündeki sorusunu, "Gerekçe Ergenekon isimli yürütülen operasyonda bu terör örgütü diye tanımlanan örgüte üye olmaktan gözaltına alındı. İddia bu. Şimdi dosya üzerinde gizlilik kararı olduğu için dosyayı görmemiz mümkün değil. O bakımıyla dosyadaki isnat edilecek başkaca unsurları biz de bilmiyoruz. Karşımıza geldiğinde göreceğiz." ifadelerini kullandı.

Ergenekon terör örgütünün iç tüzüğünün Doğu Perinçek tarafından yazıldığı iddialarıyla ilgili sorulan soruya da cevap veren Aytekin, "Bunlar deli saçmasıdır. İki hafta önce de bunlar Aydınlık Dergisi’nde ayrıca yazıldı" dedi. "Deli saçması olan nedir?" sorusuna ise Aytekin, "Ergenekon denilen örgütün iç tüzüğünün Doğu Perinçek tarafından yazılmış olması. O bir partinin genel başkanıdır. Herkes etkilenebilir, o bir partinin genel başkanıdır. Herkes fikirlerinden ve açıklamalarından etkilenebilir. Bu konuda bir tahdit koyamayız." şeklinde konuştu.

Operasyon kapsamında Perinçek’in bazı korumalarında ruhsatsız silahlar bulunduğu yönündeki haberlerin de hatırlatılması üzerine Aytekin, "Bu konuyu bilmiyorum. Gözaltına alınan yine parti üyesi arkadaşlar var, onları biliyorum. Zannediyorum onlara bu yönde bir suçlama yöneltilecek." dedi.

Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne gelerek müvekkiliyle ilgili bilgi alan diğer avukat ise gözaltındaki Adnan Akfırat’ın avukatı Ali Osman Özdilek oldu. Çıkışta basın mensuplarının sorularını cevaplayan Özdilek, Akfırat’ın da Ergenekon terör örgütü üyesi olduğu iddiasıyla gözaltında bulunduğunu belirtti. Özdilek, müvekkilinin Aksaray’daki evinde gece saatlerinde gözaltına alındığını belirterek, Akfırat’ın bu iddialarla ilgisi olmadığını ve serbest bırakılacağını düşündüğünü söyledi. Özdilek ayrıca, müvekkilinin ifadesinin alınmasına başlanmadığını söyleyerek ifade alma işleminin savcı tarafından yapılacağını tahmin ettiğini anlattı.
Üye olmadığınız için buradaki linki göremiyorsunuz! TurkBoard üyesi olmak için tıklayınız!





Cumhuriyet: Susturamayacaklar


Cmt Mar 22, 2008 12:46 pm

« atHéNa_ » demiş ki:
İlhan Selçuk’un Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınmasının ardından, başyazarlığını yürüttüğü Cumhuriyet gazetesi bugün “Susturamayacaklar ” manşetiyle çıktı. Selçuk’un gazetedeki köşesi ise İlhan Selçuk imzasıyla boş bırakıldı.

Cumhuriyet gazetesi başyazarı ve İmtiyaz Sahibi İlhan Selçuk’un Ergenekon soruşturması kapsamında dün gözaltına alınması büyük yankı yarattı. Ülke gündemine bomba gibi düşen bu haberin ardından, siyesetçiler ve sivil toplum örgütleri olaya tepki gösterdi. Gazete binası önünde toplanan birçok kişi, Cumhuriyet gazetesine destek verdi. Cumhuriyet gazetesinin bugünkü sayısında ise “Kamuoyu”na başlığıyla yapılan açıklamada, İlhan Selçuk’un sabaha karşı saat 04.30’da evinin basılarak, “darbe dönemlerini çağrıştıran bir operasyonla gözaltına alındığı” belirtilerek, “Ergenekon operasyonu soruşturmasının, AKP’nin kapatma davasıyla ilişkilendirilmesi ve Cumhuriyet gazetesinin bu yolla sindirilmek, susturulmak istenmesi oyununa alet olmayacağız” denildi.

Cumhuriyet gazetesinin bugünkü sayısında yapılan açıklamada şöyle denildi:

Gazetemiz Başyazarı ve İmtiyaz Sahibi İlhan Selçuk, Terörle Mücadele Şubesi ekipleri tarafından, evine yapılan baskınla, cuma günü sabaha karşı saat 04.30’da gözaltına alınmıştır.

Devletin kendisine 15 yıldır yakın koruma tahsis ettiği, ikametgâhı, çalıştığı yer ve tüm yaşamı toplumun bütün kesimlerince saydam olarak bilinen İlhan Selçuk’un 12 Mart ve 12 Eylül askeri darbe dönemlerini anımsatan bir yöntemle gözaltına alınmasının anlamını kamuoyunun takdirlerine sunuyoruz.

AKP’nin kapatılması davası sonrasında, siyasi iktidar ve yandaşları tarafından bu davanın yörüngesinden çıkarılması çabası yoğun olarak sürmektedir.

Bu bağlamda, kamuoyunda “Ergenekon” operasyonu olarak bilinen ve uzun süredir devam etmekte olan soruşturmanın, AKP’nin kapatma davasıyla ilişkilendirilmesi ve Cumhuriyet gazetesinin bu yolla sindirilmek, susturulmak istenmesi oyununa alet olmayacağız.

İsmini Atatürk’ün verdiği Cumhuriyet gazetesi, kurulduğundan beri 84 yıldır demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti sistemini savunmaktadır.

Bu uğurda pek çok şehit vermiş ve birçok badire atlatmıştır.

Cumhuriyet gazetesi, demokratik hak ve özgürlüklerin ve laik Atatürk Cumhuriyeti’nin korunması mücadelesini sürdürecektir.

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi ve Başyazarı İlhan Seçuk’a uygulanan bu haksız gözaltı işlemine karşı gazetemiz tarafından derhal yargıç nezdinde hukuki işlemler başlatılmıştır.


Üye olmadığınız için buradaki linki göremiyorsunuz! TurkBoard üyesi olmak için tıklayınız!




Ergenekon'da büyük gözaltı


Cum Mar 21, 2008 10:56 am

« eskici » demiş ki:
Perinçek, Selçuk ve Alemdaroğlu gözaltında.Ergenekon soruşturması kapsamında İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Cumhuriyet gazetesi başyazarı İlhan Selçuk ve İstanbul Üniversitesi’nin eski Rektörü Kemal Alemdaroğlu’nun da aralarında bulunduğu 12 kişi, gözaltına alındı.


Ergenekon soruşturmasında şok bir gelişme yaşandı. Cumhuriyet Gazetesi başyazarı İlhan Selçuk ve İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ile İstanbul Üniversitesi eski Rektörü Kemal Alemdaroğlu gözaltına alındı.


İşçi Partisi (İP) Genel Başkan Yardımcısı Erkan Önsel, polisin partinin İstanbul İl Başkanlığı ile Ulusal Kanal'da arama yaptığını bildirdi.

Önsel, İstiklal Caddesi'nde bulunan il başkanlığında yaptığı basın açıklamasında, polisin sabah saat 04.00-04.30 sıralarında İP, Ulusal Kanal ve Aydınlık Dergisinin İstanbul ve Ankara'daki merkezlerine eş zamanlı olarak operasyon düzenlendiğini söyledi.

Erkan Önsel, İP Genel Başkanı Doğu Perinçek ve Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmeni Ferit İlsever'in gözaltına alındığını ifade etti.

Ulusal Kanal İstihbarat Şefi Ufuk Akkaya da, Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi İlhan Selçuk ile iş adamı İbrahim Benli, eski İÜ rektörü Prof Dr. Kemal Alemdaroğlu, Aydınlık Dergisi Genel Yayın YÖnetmeni Serhan Bolluk, Perinçek'in koruması Yusuf Beşerik, gazeteci Adnan Akfırat'ın da gözaltına alındığını öne sürdü.

Akkaya, Perinçek, İlsever ve Selçuk'un evlerine polisin eş zamanlı baskın yapıldığını öne sürerek, polisin Ulusal Kanal ve il başkanlığı binasında belgeler ve bilgisayarlar üzerinde incelemelerinin sürdüğünü kaydetti.

Bu arada, İP İstanbul İl Başkanlığı ve Ulusal Kanal'ın bulunduğu binanın önünde çok sayıda polis güvenlik önlemi aldı.



Cum Mar 21, 2008 8:18 pm

« èvanèscè » demiş ki:
Perinçek, Selçuk ve Alemdaroğlu gözaltında.Ergenekon soruşturması kapsamında İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Cumhuriyet gazetesi başyazarı İlhan Selçuk ve İstanbul Üniversitesi’nin eski Rektörü Kemal Alemdaroğlu’nun da aralarında bulunduğu 12 kişi, gözaltına alındı.

Ergenekon soruşturmasının engellenmesi amacıyla AK Parti’ye kapatma davasının gündeme getirildiği iddiasının ardından, Ergenekon operasyonu sürpriz gözaltılarla sürüyor.
Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz’ün talimatıyla harekete geçen polis, sabaha karşı İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’i Ankara’daki evinde gözaltına aldı. THY’ye ait bir uçakla Atatürk Havalimanı’na getirilen Perinçek, havalimanından Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’ne götürüldü.

Polis ayrıca, aynı saatlerde İşçi Partisi Genel Sekreteri Ferit İlsever, Cumhuriyet Gazetesi başyazarı ve yayın kurulu başkanı İlhan Selçuk ve İstanbul Üniversitesi’nin eski Rektörü Kemal Alemdaroğlu da dahil 7 kişiyi İstanbul’da; Perinçek’le birlikte 2’si Perinçek’in yakın koruması olmak üzere 4 özel güvenlik görevlisini de Ankara’da gözaltına aldı.

ULUSAL KANAL VE AYDINLIK’TA ARAMA

Polis, soruşturma çerçevesinde, sabah saat 04.00-04.30 sıralarında İşçi Partisi, Ulusal Kanal ve Aydınlık dergisinin İstanbul ve Ankara’daki merkezlerine de eş zamanlı olarak baskın düzenledi.




Ulusal Kanal ve il başkanlığı binasında belgeler ve bilgisayarlar üzerinde incelemeleri sürdüren polis, binaların çevresinde de güvenlik önlemi aldı.

İLHAN SELÇUK’UN AVUKATI GÖRÜŞEMEDİ
İlhan Selçuk’un avukatlarından Akın Atalay, müvekkili hakkında bilgi almak için Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne geldi. Atalay, şube çıkışı basın mensuplarına yaptığı açıklamada, müvekkili ile görüşmesine, 24 saat süreyle izin verilmediğini belirterek, şunları söyledi:

“Şu anda iyi olduğuna dair yetkililerden bilgi aldık. Normalde bu suçlarla ilgili gözaltı süresi 48 saattir. Yarın sabah görüştüğümüzde kendisi ile ilgili daha ayrıntılı bilgi öğreneceğiz. Soruşturmanın gizliliği nedeniyle bize söylenen bir şey olmadı. Şu anda kendisine yöneltilmiş bir suçlama da yok. Bir soruşturma kapsamında ifadesi alınmak üzere saat 04.30 da evine gelinmiş ve 07.30’da emniyete götürülmek üzere evinden çıkarılmış.”

Selçuk’un evinde polislerce arama da yapıldığını kaydeden Atalay, arama sonucu müvekkilinin evinden bilgisayar ve bazı malzemelerin alınmış olabileceğini söyledi.

PERİNÇEK’İN AVUKATI: 4 KİŞİ DAHA GÖZALTINDA

Perinçek’in avukatı Osman Aydın Şahin, olayla ilgili olarak 4 kişinin daha gözaltına alındığını ileri sürdü. Bilgi almak için Emniyet’e giden Şahin, çıkışta gazetecilere, müvekkili Perinçek ile Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi İlhan Selçuk, eski İÜ Rektörü Prof Dr. Kemal Alemdaroğlu, Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmeni Ferit İlsever, Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Serhan Bolluk, Perinçek’in koruması Yusuf Beşerik, iş adamı İbrahim Benli ve gazeteci Adnan Akfırat dışında; gözaltına alınan diğer kişilerin ise Yusuf Tuncer, Aydın Gergin, Mahir Çayan Güngör ve Aykut Tokat olduğunu söyledi.

GÜLTEKİN: İÇİ BOŞ TERTİP

İşçi Partisi (İP) Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bedri Gültekin, basın toplantısı ile Perinçek’in gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Gültekin şöyle dedi:

“Bu, saçma sapan bir iddiadır. Bundan 10 yıl önce patates baskılı mühürlerle İP Genel Başkanı Perinçek’i PKK’ya yardım ve yataklık iddiasıyla göz altına almışlardı. Bu, ne kadar saçma sapan ise Ergenekon suçlaması da öyledir. Cumhuriyet Başsavcılığı İddianamesi karşısında paniğe kapılanlar gündemi değiştirmek, dikkatleri başka yerlere çekmek istiyorlar. Sayın genel başkanın tutuklanması tamamen bununla ilişkilidir. Ama bu tehdit, tehdidi yapanların başında patlayacaktır.”

Gültekin “Çılgınca bir eylemle karşı karşıya olduklarını” söylerken, İşçi Partililer de slogan attılar.

HADİ ÖZCAN’IN DA İFADESİ ALINIYOR
Öte yandan, “Kocaeli Çetesi” olarak bilinen organize suç örgütü lideri Hadi Özcan, soruşturma kapsamında tutuklu bulunduğu Kandıra F Tipi Cezaevi’nden ifadesinin alınması amacıyla Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne getirildi.

Özcan, geçen yıl Kocaeli, Sakarya ve İstanbul’da düzenlenen “Körfez Ateşi” adlı operasyon çerçevesinde tutuklanmıştı.

39 KİŞİ TUTUKLANMIŞTI
Ergenekon soruşturması çerçevesinde dün de, Sedat Peker’den sonra, halen cezaevinde bulunan Susurluk davası hükümlüsü Yaşar Öz ile Semih Tufan Gülaltay sorgulanmıştı. Tekirdağ F Tipi Cezaevinden getirildikleri adliyede yaklaşık 14 saat kalan Öz ile Gülaltay’ın, “Ergenekon terör örgütü” ile ilgili soruşturma kapsamında “şüpheli” olarak ifade verdikleri öğrenildi. Öz ve Gülaltay, sorgudan sonra jandarma nezaretinde cezaevine götürüldü.

Ümraniye’de bir gecekonduda bulunan el bombalarıyla ilgili olarak başlatılan, emekli Tuğgeneral Veli Küçük, Avukat Kemal Kerinçsiz, Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Sevgi Erenerol ve Doçent Emin Gürses’in de aralarında bulunduğu 39 kişi tutuklanmıştı.
Üye olmadığınız için buradaki linki göremiyorsunuz! TurkBoard üyesi olmak için tıklayınız!


Cum Mar 21, 2008 8:32 pm

« Blackio » demiş ki:
Erdoğan operasyonu değerlendirdi



İstanbul ve Ankara’da eşzamanlı olarak yapılan operasyonlarla genişletilen ’Ergenekon’ soruşturmasını değerlendiren Erdoğan, ’Kararlıyız, çeteler bitecek’ dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul ve Ankara’da eşzamanlı olarak yapılan operasyonlarla genişletilen ’Ergenekon’ soruşturmasını İtalya’da yapılan ’Temiz Eller’ operasyonuna benzetti. "Biz neyle mücadele ettiğimizi iyi biliyoruz" diyen Başbakan Erdoğan, Türkiye’de de İtalya’daki gibi ’temiz toplum, temiz yönetim’ oluşturacaklarının altını çizdi.

Başbakan Erdoğan, partisinin il başkanları toplantısının basına kapalı bölümünde, Ergenekon soruşturması kapsamında Ankara ve İstanbul’da aralarında Cumhuriyet Gazetesi’nin imtiyaz sahibi İlhan Selçuk, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ve eski İstanbul Üniversitesi Rektörü Kemal Alemdaroğlu’nun da bulunduğu çok sayıda ismin gözaltına alındığı operasyonları değerlendirdi. AK Parti döneminde Türkiye’de karanlık hiçbir nokta kalmayacağının altını çizen Başbakan Erdoğan, çetelerle ve mafyalarla mücadelenin süreceğini söyledi.

Ergenekon Operasyonu’nu, İtalya’daki ’Temiz Eller’ operasyonuna benzeten Başbakan Erdoğan, "İtalya’da da temiz toplum mücadelesi verildi. Orada da bunlar yaşandı. Biz de temiz yönetim, temiz toplum oluşturacağız. Biz ne ile mücadele ettiğimizi biliyoruz. Çeteler, mafyalar artık bu ülkede yok olacak. Çeteler ve mafyalara karşı mücadelede kararlılığımız kesin" değerlendirmesini yaptı.
Üye olmadığınız için buradaki linki göremiyorsunuz! TurkBoard üyesi olmak için tıklayınız!


Cum Mar 21, 2008 9:17 pm

« Blackio » demiş ki:
Şahin’den Ergenekon yorumu



Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Ergenekon operasyonunu değerlendirerek, “Bu tür işlemlerden siyasi bir sonuç çıkarılmasını veya çıkarılma çabası içine girilmesini doğru bulmuyorum” dedi.

Adalet Bakanı Şahin, UYAP SMS Bilgi Sistemi tanıtım toplantısı sonrasında gazetecilerin Ergenekon operasyonu kapsamında son gözaltılara ilişkin sorularını yanıtladı. Bakan Şahin, herkesin kendi görevini yaptığını ifade ederek, “Türkiye’de kuvvetler ayrılığı var. Yasama, yürütme ve yargı kendi çerçevesinde görevini yapar. Yargı ne yasama organından ne de yürütme organından talimat almaz” dedi.

Onların kendine verilen görevler kapsamında Türkiye’de suçlularla mücadele ettiğini söyleyen Şahin, “Eğer suçları sabitse haklarında dava açılır. Başka şekilde hukuk düzenini sağlayamazsınız. Bu tür işlemlerden siyasi sonuç çıkarılmasını veya siyasi sonuç çıkarma çabasına girilmesini doğru bulmuyorum” diye konuştu.
Üye olmadığınız için buradaki linki göremiyorsunuz! TurkBoard üyesi olmak için tıklayınız!


Cmt Mar 22, 2008 12:33 am

« hector » demiş ki:
İlginç tesadüf:Fehmi Koru,İlhan Selçuk'u yazdı,Selçuk ertesi sabah gözaltına alındı.

Yeni Şafak yazarı Fehmi Koru bir sürdir Ergenekon operasyonunda gözaltına alınacak isimleri kulislerde önceden fısıldıyordu. Koru bugün de köşesinde "İlhan Selçuk'u yazdı ve "Ak Parti'yi durdurma çabasının karargahı Cumhuriyet'tir" dedi. Sabaha karşı da İlhan Selçuk gözaltına alındı...



Fehmi Koru'nun Taha Kıvanç adıyla bugün Yeni Şafak'ta çıkan yazısı...

Her kafadan bir sese kişisel katkım

Yine ağzı olanın konuştuğu o bildik dönemlerden birine girdik. Ak Parti'nin aleyhine kapatılma davası açılması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu ya, o noktadan itibaren herkes Ak Parti yönetimine akıl verme yarışında.

Kimi “Değiştirin şu yasaları, siz de rahat edin, âlem de” derken, kimi “Aman ha, sakın” diyor ve ekliyor, “Centilmenliğe aykırı, belki de suç.” Birini dinlese Ak Partililer derhal yasal mevzuatta değişikliğin peşinde koşmaları şart, diğerini dinleseler kaderlerine razı olmaları gerekecek... Hangisini yapsınlar?

Aslında önce “Bayram değil, seyran değil, eniştem beni niye öptü?” sorusuna cevap bulmak zorunda Ak Parti. Bazılarının dediği gibi “Avrupa Birliği sürecine samimiyetle sahip çıktıkları için AB üyesi Türkiye'de üstünlüklerini kaybedecek bürokrasinin son hamlesi” olabilir mi bu girişim? Öyleyse, AB sürecine daha sıkı sarılmak mı, yoksa mümkün olduğu kadar uzak durmak mı çaredir?

Kimileri “Sebep Ergenekon” diyorlar. İlhan Selçuk böyle diyenlerle alay ediyordu dün: “İş geldi nereye dayandı?.. / Yargıtay Başsavcısı, AKP iktidarına demiş ki: / - Sen Ergenekon davasını açar mısın?.. / - Açarım... / Başsavcı köpürmüş: / - Ya öyle mi, ben de seni kapatmak için dava açarım...

“Vallahi ben uydurmadım, gazeteler yazıyorlar, Başbakan RTE ve yardımcıları: / ' - Biz Ergenekon çetesini çökerttik, AKP davası ondan açıldı' diyorlarmış...”

Böyle düşünüyorsa Başbakan ve etrafındakiler, elbette alayı hak ediyorlar. Oysa Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın ilk gün seslendirdiği kuşkudan da, görüştüğüm Ak Partililerin anlattıklarından da farklı bir tablo çıkardım ortaya.

Şöyle düşünün: Kıskacın tamamlanmakta olduğunu, çok yakında öteki örgüt üyelerinin yanına götürülmek üzere olduğunuzu biliyorsunuz... Elinizde 'dolaylı şantaj' yapmaya yarayabilecek bir güç var. Bu gücü süreci bir an önce başlatmak üzere kullanır mısınız, kullanmaz mısınız? “Ergenekon yüzünden” diyenler böyle bir mantıktan hareket ediyorlar.

Acaba kime/kimlere kadar uzanacaktı Ergenekon operasyonu? “Sebep Ergenekon” diyenler, bu noktada, okuduğunuz mukadder soruyu soruyorlar...

Şapkasından tavşan çıkarmasıyla ünlü eski politikacı Hüsamettin Cindoruk da katılmış Ak Parti'ye akıl verenler kervanına... NTV'de çıktığı bir programda söylediklerini Can Dündar özetledi dün. Milliyet yazarının Cindoruk'u tanıtan dokunaklı satırlarını ıskalamanızı istemem:

“Bir siyasetçiden çok, siyasetin zorlu patikalarını arşınlamış bir bilge gibi konuştu. / 27 Mayıs'ı, Yassıada'yı, 12 Mart'ı, 12 Eylül'ü görmüştü. / Politik duyargaları müdahalenin ayak seslerini herkesten önce duyabilecek kadar gelişkindi. / Şimdi hisleri onu kaygılandırıyordu. O yüzden iktidara, özellikle de Erdoğan'a 'ağabey tavsiyesi' verir gibi konuştu: / 'Ben sizin kesimden geliyorum, muhafazakâr, dindar bir adamım; ama devlete, devletin kurallarına, cumhuriyete de saygılıyım, bağlıyım' dedi.”

Herhalde “Ben sizin kesimden geliyorum” cümlesi sizin içinizde de tuhaf duygular uyandırmıştır; bende öyle bir etkiye sebep oldu da. NTV'ye çıkmadan önce, Tayyip Erdoğan'a hangi konularda 'öğüt' vereceğini, halaoğlu Emin Çölaşan ve muhterem eşleri Danıştay Başsavcısı Tansel Çölaşan ile birlikte belirlemiş olabilirler. Hüsamettin Cindoruk, 1991 DYP-SHP koalisyonunun kurulmasını, Emin-Tansel Çölaşan çiftinin evinde Hikmet Çetin'le yürüttüğü pazarlık sonucu sağlamıştı çünkü...

Tayyip Bey 'Türk siyasetinin duayeni' ve Abdullah Gül cumhurbaşkanı seçilmesin diye bulunan '367 formülünün mucidi' Hüsamettin Cindoruk'un öğütlerini dikkate alacaktır herhalde.

Ak Partililere benim de bir tavsiyem var: Şu günlerde Cumhuriyet gazetesini dikkatle izlemeliler. Hürriyet veya Milliyet, hatta Vatan önemli değil bu süreçte, onlar “Vur kaç” ekibi; karargâh (Ergenekon'un karargâhını kast ettiğimi sanmayın, Ak Parti'yi ne pahasına olursa olsun durdurma çabasının karargâhı), Cumhuriyet gazetesi...

Şu satırları haftanın ilk günü Cumhuriyet'in 'başyazı' sütununda okudum: “Yüksek mahkemenin vereceği kararın ne olacağı elbette bilinemez; ancak Türkiye'nin lâik Cumhuriyet olarak İslâm dünyasındaki olumsuz gelişmeler karşısında ayakta kalabilmesini elbette yalnız hukukla ve davalarla sağlamak mümkün değildir.”

Bilinenlerin tekrarı olan yazı sanki bu cümleyi kayıtlara geçirmek için kaleme alınmış gibiydi. “Yalnız hukukla ve davalarla sağlamak mümkün değildir” cümleciği ufukta başka sürprizlerin bizi beklediğini akla getiriyor.

Ben de istemeden bayağı ileri gittim galiba; özür dilerim..

Bir gazetecinin devam etmekte olan bir soruşturma da gözaltına alınacakları önceden bilmesi düşündürücü.


Cmt Mar 22, 2008 11:51 am

« JiLda » demiş ki:
Nihat Genç ekranda ağladı !

Nihat Genç, İlhan Selçuk ve Doğu Perinçek'in gözaltına alınmasıyla ilgili haberde göz yaşlarını tutamadı.



Farklı yorumları ve agrasif eleştirileri ile sık sık gündeme gelen Nihat Genç, banttan yayınlanan programda İlhan Selçuk ve Doğu Perinçek'in gözaltına alındığı operasyondan bahsederken gözyaşlarına hakim olamadı.

GÖZYAŞLARINI TUTAMADI

Yazarların ve gazetecilerin bu duruma geleceğini daha önce de söylediğini belirten Genç, "Telefonlarımız dinleniyor. Fişlendik, kıskaç altına alındık. Halkımız korkmasın diye söyleyemediğimiz şeyler var. Nasıl şeylerle karşılaştığımızı anlatamıyoruz. Ne kadar çaresiz kaldığımızı anlayın." diyerek ağlamaya başladı.


Nihat Genç konuşmasını şöyle sürdürdü; "Bu karanlıkta yol bulamıyoruz. Böyle bir günde küfür ettiğim insanları bile aradım. Neler oluyor konuşmak için. Anlamaya çalışmak için... Hürriyet Gazetesi'nden bazı aklıselim kişileri aradım ve onlara teşekkür etmek istiyorum şimdi. Bir takım siyasi karanlık arasında oyun oynanıyor, bu oyun Lübnan da oynanıyor. Bazı güçler bizi şimdi böyle duygusal konuşturarak amaçlarına ulaşmış oluyorlar. "



Büyükanıt karşısında neredeydiniz?


Cum Mar 21, 2008 8:34 am


« T@h@ » demiş ki:
Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, AK Parti hakkında kapatma davası açan Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’ya sahip çıktı. Dedi ki: ‘Başsavcı yetkisi kapsamında dava açmıştır. Tüm bireyler ve kurumlar yasalara uygun davranmak, saygı kurallarının dışına çıkmamak koşuluyla eleştiri hakkını kullanabilir.’

Bir de başkanlığını Yargıtay Savcısı Ömer Faruk Eminağaoğlu’nun yaptığı Yargıçlar ve Savcılar Birliği’nin (YARSAV) yaptığı açıklama var. Açıklamada, herkese haddini bilmeye davet eden ifadelere yer verilirken, cumhuriyeti korumakla görevli başsavcılığın şeriata yönelik kalkışma olduğu gerekçesiyle dava açtığı iddia edildi.

Eminağaoğlu Yargıtay Başsavcısı Yalçınkaya’ya bağlı olarak çalışan ve iddianamede tuzu bulunan bir savcı olduğu için açıklamasının üzerinde pek durmuyorum. Ama Yargıtay Başkanı’nın bu iki cümlesine yürekten katılıyorum.

Teorik olarak; Elbette şu anda tartıştığımız bir iddianamedir, hükmü verecek olan yüksek mahkeme heyetidir. Yargıya intikal etmiş bir konuda tartışma açmak yerine yargının kararını beklemek gerekir!

Şemdinli kabusu

Kamu vicdanını kanatan hadise, hukuk çevrelerindeki çifte standarttır. Hatırlayın. Şemdinli İddianamesini hazırlayan Ferhat Sarıkaya, dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın ismini iddianameye ekledi diye başına gelmedik kalmadı. Önce görevden alındı sonra görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nca meslekten ihraç edildi. İhraca karşı çıkan tek üye Adalet Bakanlığı Müsteşarı Fahri Kasırga oldu.

Sadece bu mu?

‘Operasyon Ergenekon’ isimli son kitabımda tüm ayrıntılarını yazdım. Burada kısaca özetleyelim.

-Çıkardığı ‘Karanlık İlişkiler’ kitabıyla savcı Sarıkaya’ya destek veren savcı Gültekin Avcı, İzmir’den Kars’a gönderildi.

-Sarıkaya’nın hazırladığı Şemdinli iddianamesini kabul eden Van Cumhuriyet Başsavcısı Kemal Kaçan görevden alınarak Trabzon’a atandı.

-TBMM Şemdinli Komisyonu’ndaki açıklamasıyla Sarıkaya’ya destek veren Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun görevden alındı.

-Şemdinli davasını karara bağlayarak sanıklara 39 yılı aşkın hapis cezası veren Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı İlhan Kaya, Bakırköy’e düz hakim olarak görevlendirildi.

-Aynı mahkemenin diğer hakim üyeleri Muharrem Ballı Ordu’ya Ferhat Erbaş Bursa’ya yollandı.

-Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yapılan itirazları karara bağlayan Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Mahir Merdun, İstanbul Kartal’a düz hakim olarak tayin edildi.

-Bu mahkemenin diğer hakim üyeleri Vahit Baltacı ve Sinan Sivri’nin yeni görev yerleri ise Adana oldu.

-Van Cumhuriyet Başsavcıvekili İbrahim Özer, Trabzon’a atanan başsavcı Kemal Kaçan’dan bir yıl sonra kendini Kocaeli’nde buldu.

-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Nuri Ok, ‘Adam öldürmek, çete kurmak ve adam öldürmeye teşebbüs etmek’ suçlarından mahkumiyet kararının verildiği Şemdinli dosyasını, terör ve devlete karşı işlenmiş suçların görüldüğü Yargıtay 9. Daire’ye göndermesi gerekirken 1. Daire’ye gönderdi.

-Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Ok’a itiraz ederek görevsizlik kararı verdi ve dosyayı 9. Daire’ye gönderdi.

-Yargıtay 9. Ceza Dairesi, davayı bozdu ve yargılamanın askeri mahkemede yapılmasına hükmetti.

-Son sürpriz: İyi çocuklar tutuksuz yargılanmak üzere serbest kaldı ve yeni görev yerlerine tayinleri çıkarıldı. Şimdi iş başındalar.

‘Hukuk cinayeti’

Bu arada, dava süreci devam ederken, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, 12 Nisan 2007 tarihinde düzenlediği basın toplantısında, Şemdinli iddianamesini ‘hukuk cinayeti’ olarak değerlendirdi ve ‘karalama kampanyasının parçası’ olarak saydı.

Büyükanıt şöyle dedi: ‘Şemdinli olayındaki bana yapılan saldırılar, benim kişiliğimle alakası yok, TSK’ne yapılan saldırılardır. Ben onun bir örneğiyim. Dünya hukuk tarihine geçecek bir hukuk cinayeti işlendi. Sırf TSK’ni ne kadar yıpratabiliriz diye ve maalesef bu tür kampanyalar başladığı zaman bunlar faili meçhul olarak kaldı. İşin dikkat çekici tarafı bu.’

Şimdi hukuk dersi verenler, ‘herkes haddini bilsin’ diyenler o zaman çıkıp neden şöyle demedi: ‘Bu bir hukuki süreçtir. Savcı takdir hakkını kullanmıştır. Yargının kararına saygı duymak lazım.’

Yargıç ve savcı örgütü olan YARSAV, Abdurrahman Yalçınkaya’ya sahip çıkarken Ferhat Sarıkaya’ya neden sahip çıkmadı? Sarıkaya meslektaş değil miydi? Ayrıca, bir cumhurbaşkanı ve başbakan, genelkurmay başkanından daha mı az haysiyet sahibidir?

Dün hukukun üstünlüğüne gölge düşürdüyseniz, bugün doğruyu söyleseniz bile inandırıcılığınız kalmaz. Hukuk, silah namlusuna ve tankların palet sesine göre balans ayarı yapmaz.

Hukuk önünde herkes eşittir, herkese hukuk eşit uygulanır. Ey savcılar, ey yargıçlar, elinizi vicdanınıza koyun ve bu ilkeye ne kadar uygun hareket ettiğinizi bir defa daha test edin.

‘Rejim tehdidi yok’

Kaldı ki, Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker’in daha dün denecek kadar yakın tarihte, 20 Şubat’ta yaptığı açıklama hala hafızalarımızda: ‘Ben rejim tehlikesi görüyorum diyemem. Rejim tehlikesi görmek mümkün değil, böyle bir şeyi söylemek mümkün değil. Birey olarak da Yargıtay’ın temsilcisi olarak da böyle bir şeyi söylemek mümkün değil.’

Peki, aradan geçen 3 haftada ne değişti de, Yargıtay Başsavcısı, laik rejimin tehdit altında olduğu iddiasıyla 14 Mart’ta dava açtı?

Bu sorulara makul cevaplar verilemezse, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’a kızmaya hakkınız olmaz.




_________________




 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSNM Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
NeverLand
hier kommt die sonne
Editör


Kayıt: 16.10.2005
Üye No: 32,658
Şehir: Deli Çoban
Offline




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Sal Mar 25, 2008 1:42 pm Mesaj: #5

'Davayı açtırıyoruz zemin hazırlayın'!!!

24 Mart saat: 7:51 am

« REDD » demiş ki:
İddiaya göre İlhan Selçuk, Doğu Perinçek ve Kemal Alemdaroğlu, polisin teknik takibine takıldı. Üçlünün diyalogu ve bilgisayarların birinden çıkan iddianame dikkat çekiciydi:
23 Mart 2008 14:56
Yazı boyutunu büyütmek için

Ergenekon terör örgütüne yönelik 4. dalga operasyon kapsamında gözaltına alınan Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Başyazarı İlhan Selçuk, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ve İstanbul Üniversitesi eski Rektörü Kemal Alemdaroğlu, polisin yaptığı teknik takibe takıldı. Gözaltına alınan bu isimlerin son iki aydır yoğun bir şekilde AK Parti’ye yönelik kapatma davası açtırmak için kulis yaptıkları ve davanın açılmasının ardından gerçekleştirilmesi gereken eylemler için plan yaptıkları ortaya çıktı.

SÜRECİ BİZZAT YÖNETMİŞ

İSTANBUL Terörle Mücadele ekipleri, Ergenekon terör örgütüne yönelik soruşturma kapsamında örgütün fikir lideri olduğu değerlendirilen İlhan Selçuk’u 2 ay önce teknik takibe aldı. Kapatma davası ve iddianame sürecini aktif bir şekilde yöneten Selçuk’un üçüncü şahıslarla yaptığı telefon görüşmelerinde kapatma davasının açılacağından ve davanın kapatmayla sonuçlanacağından kesin olarak sözettiği tespit edildi.
BUNDAN SONRA KRİZ ÇIKAR

25 SELÇUK’UN teknik takibe takılan bir telefon görüşmesinde muhatabına ‘Davayı açtırıyoruz. İddianeme hazırlanıp dava açılacak. Bugüne kadar Türkiye’de ekonomik kriz çıkmadı ama kapatma davasından sonra mutlaka kriz çıkar. Bunlardan kurtulmak lazım’ dediği tespit edildi. Ergenekon trafiğinin fikir yöneticiliğini yapan Selçuk’a bilgi veren bir kişi ise kapatma davasından önce sarfettiği ‘İlgili kişilerle görüştüm. Merak etmeyin durumlar iyi, havamız çok güzel’ sözleriyle dikkat çekiyor.

DARBEYE ZEMİN HAZIRLAYIN

İLHAN Selçuk’un bir başka telefon görüşmesinde ise kapatma davasının açılmasının ardından yapılması gerekenlerle ilgili talimat verdiği belirlendi. Selçuk’un, davanın açılmasının hemen ardından ses getirici eylemler düzenlenerek Türkiye’yi yönetilemez hale getirmek için çalışılmasını istediği belirlendi. Selçuk’un, Ergenekon üyeleriyle yaptığı konuşmalarda da darbeye zemin hazırlamak için sarsıcı eylemler yapılması talimatı verdiği kayıtlara girdi.

Suçu örgütün amaçları için görev üstlenmek

ERGENEKON terör örgütünün fikir lideri olduğu belirtilen ve Terörle Mücadele şubesinde 5 saat sorgulanan Selçuk’un gözaltına alınış gerekçesi ise şöyle açıklandı: Ergenekon terör örgütünün amaçları doğrultusunda bilerek ve isteyerek görev üstlenmek. Emniyette yaklaşık 5 saat sorgulanan Selçuk, saat 21.00’de Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne getirildi. Hemen savcılık katına çıkarılan Selçuk’ta sonra Perinçek’in şoför ve korumaları Yusuf Beşerik, Yusuf Tuncer, Mahir Çayan Güngör, Aydın Gergin ve Aykut Tokak adliyeye getirildi. Savcı Zekeriya Öz Selçuk, Beşerik ve Tokak’ı sorguladıktan sonra serbest bıraktı. Savcı bu arada Selçuk’a yurt dışı yasağı konması için nöbetçi mahkemeye başvurdu. SavcIlIktan serbest Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz tarafından sorgulanan İlhan Selçuk savcılıktan serbest bırakıldı.

Kansız olmaz darbe de lazım

DARBE beklentisi içindeki olduğu tespit edilen İstanbulÜniversitesi eski Rektörü Kemal Alemdaroğlu’nun teknik takibe takılan telefon görüşmelerinde AK Parti’ye kapatma davası açılacağından ve sonunda AK Parti için kapatma kararı çıkacağından emin olarak söz ettiği belirlendi. Kapatma davasının sonucunu dava açılmadan bilen Alemdaroğlu’nun bir görüşmesinde ‘Kansız olmaz. Darbe lazım. Öncelikle de bu davanın açılması lazım’ dediği öğrenildi. Bu arada polis Alemdaroğlu ve Perinçek için 24 saat daha ek gözaltı süresi aldı.

Sarıkız ve Ayışığı mimarı Eruygur davayı soruyor

İLHAN Selçuk, Perinçek ve Alemdaroğlu’nun teknik takibi sırasında, 2004 yılındaki Sarıkız ve Ayışığı darbe girişimlerinin baş aktörü eski Jandarma Genel Komutanı emekli Orgeneral Şener Eruygur da dinlemeye takıldı. Selçuk, Perinçek ve Alemdaroğlu ile Eruygur’un farklı zamanlarda yaptıkları görüşmelerde de kapatma davası sık sık gündeme geldi ve Eruygur’un ‘Görüşmeler ne oldu, dava ne aşamada’ dediği öğrenildi. Kapatma fikri Selçuk’tan belge Perinçek’ten ERGENEKON terör örgütüne yönelik 4. dalga operasyonunda gözaltına alınan 12 kişiden 8’inin AK Parti için açılan kapatma davasından dava açılmadan aylar önce haberdar oldukları ve iddianame sürecini bildikleri belirlendi. AK Parti için açılacak kapatma davasıyle ilgili girişimlerin fikir babalığını İlhan Selçuk’un yaptığı, İP lideri Doğu Perinçek’in de davaya delil teşkil edecek belgeleri gerekli yerlere ulaştırdığı belirlendi. Polisin yaptığı değerlendirmede AK Parti’nin kapatılması talebiyle hazırlanan iddianamenin Ergenekon operasyonunda ele geçirilen dökümanlarla üslup yönünden büyük benzerlik taşıdığı saptandı.

Baskında iddianame sürprizi
Ergenekoncuların bilgisayarından AK Parti'yi kapatma iddianamesinin bir nüshası çıktı. Nüshanın bilgisayardaki tarihi, kapatma davasından iki gün önceye denk gelmesi dikkat çekti.
Ergenekon Operasyonu kapsamında önceki gün gözaltına alınan bir kişinin bilgisayarında Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya tarafından AK Parti’nin kapatılmasına ilişkin hazırlandığı iddianamenin bir nüshası bulundu. İddianame nüshasının bilgisayarda bulunduğu tarihin, kapatma davasından iki gün önceye denk olması dikkat çekti. Hatırlanacağı gibi AK Parti hakkında 14 Mart 2008 tarihinde kapatma davası açılmıştı.




Bir ürperten iddia daha: Yargıtay'ı vuracaklardı

24 Mart saat: 11:42 am

« JiLda » demiş ki:
İşç Partisi Genel Merkezi'ndeki bir CD'de Yargıtay Binası'na giriş ve güvenli kaçış yollarını belirten ayrıntılı bir kroki ele geçirildi. Krokideki en ayrıntılı bilgi, Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın iki makam odasından birinin bulunduğu A Blok binası için hazırlanmış.



Taraf Gazetesi'nin bugünkü manşetinde yer alan ürperten iddiasına göre göre hedefte Yargıtay vardı. İşte Taraf Gazetesi'nin manşetten verdiği haberde yer alan ilginç bilgiler:

Cumhuriyet, Danıştay, Yargıtay

Ergenekon çetesinin Cumhuriyet'e bomba, Danıştay'da suikast bağlantısından sonra şimdi de Yargıtay'a düzenlenecek bir saldırıyla bağlantısı saptandı. İşçi Partisi'nin Ankara'daki genel merkez binasında bir CD'de Yargıtay Binası'nın üç blokunun ayrıntılı krokisi ve koroki açılımı metni ele geçti.

Yargıtay Başsavcının binası

Krokide Bakanlıklar'daki Yargıtay Binası'nın bloklarına hangi kapılardan kolayca girileceği, nasıl kaçılacağı işaret ve numaralarla belirtilmiş. Krokideki en ayrıntılı bilgi, Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın iki makam odasından birinin bulunduğu A Blok binası için hazırlanmış.

İddianame de partiden çıktı

İşçi Partisi Genel Merkezi'nde ayrıca, Başsavcı Yalçınkaya'nın hazırladığı iddianemede Cumhurbaşkanı Gül'le ilgili suçlamanın kelimesi kelimesine aynı olduğu bir metin bulundu.

Sarı bölgeden çıkış kolay

Yargitay'a saldırı krokisini içeren CD, Doğu Perinçek'le birlikte gözaltına alınan ve ayın gün Talat Paşa komitesi toplantısı için Almanya'ya gidecek olan Adnan Akfırat'a ait belgelerin arasından çıktı. CD'nin üstünde 'Yargı-Nusret Senem' yazıyordu. Senem, İşçi Partisi'nin avukatlarından biri.

Dört kapı rahat

Yargıtay Binası'nın üç bloğunun bazı kapılarının sarı renklerle işaretlendiği krokinin yanı sıra bulunan kroki açılım metninde ise krokideki hangi işaret ve sayının neyi tarif ettiği belirtiliyor. Bu açıklama metninde kaçış yolları, polis, güvenlik görevlisi ve kamerası bulunan ve bulunmayan bölgeler tek tek anlatılıyor.


Zaman





Cumhuriyet'ten AKP'ye sert eleştiri

24 Mart saat: 11:37 am

« JiLda » demiş ki:
Cumhuriyet gazetesindeki Başyazı'da AK Parti'nin yargı bağımsızlığına karşı savaş açtığı iddiası yer aldı.



İlhan Selçuk'un serbest bırakılmasının ardından tüm gözlerin çevrildiği Cumhuriyet gazetesinde bugün “İktidar ve Yargı” başlıklı başyazı yeraldı.

İktidar ve Yargı...

Türkiye'de bugün iki dava ülkenin geleceğini belirleyecek kadar önem kazanmış gibidir.

Bunlardan biri 'Ergenekon Çetesi' ya da dosyası diye vurgulanıyor, öteki 'Kapatma Davası' diye anılıyor.

'Kapatma Davası'nın boyutları, içeriği, yapısı, davalıları bilinmektedir. Çünkü iddianamesi yazılmıştır, yetkili mahkemesine verilmiştir; yargıçların dile getireceği hukuk konuşacaktır; sonucu beklemek gerekir.

'Ergenekon Dosyası' ise henüz ilk tahkikat aşamasındadır.

Deliller toplanmakta, dava dosyasındaki belgeler üzerinde çalışılmaktadır. Şüpheli ya da zanlıların saptanması süreci yaşanmaktadır; davanın niteliği, içeriği, boyutları, sınırları, sanıkları zamanla kesinleşecektir.

Kuşkusuz bu konuda kararı verecek olan görevli savcıdır.

Gerçekte yasalarımıza göre ilk tahkikat gizlidir, açıklanması yasaktır; ama, medyamız doludizgin siyasal yorumlarla Ergenekon soruşturması üzerine demediğini bırakmamaktadır.

x
Ancak daha da "vahim" bir tablo ortaya çıkmıştır.

Demokrasilerde üç erk olduğu biliniyor: Yasama - yürütme - yargı.

Yargının tümüyle bağımsız ve tarafsız olması çağdaş demokrasilerde temel kuraldır.

'Yürütme' nin, başka deyişle hükümetin, bir başka söyleyişle de siyasal iktidarın yargı bağımsızlığını 'ihlal' etmesiyle demokratik devlet düzenini kökünden sarsacağı biliniyor.

Bu girişime yönelen bir siyasal iktidar meşruiyetini kendi elleriyle baltalamaya yönelmiş olur.

Oysa bugün Türkiye'de görülen tablo nedir?
AKP iktidarı yargı bağımsızlığına karşı adeta bir savaş açmıştır.

x
Ancak "Kapatma Davası"na karşı AKP Hükümeti'nin ve cephesinin savaş tamtamlarını çalması, Başsavcı'ya saldırmayı yoğunlaştırması, hukuk sürecini kesintiye uğratmak için anayasayla bile oynamaya kalkması olayın bir yüzüdür.

Olayın öteki yüzü belki daha sakıncalı bir tutum sergiliyor.

Hükümetin Başbakanı Sayın Tayyip Erdoğan , Ergenekon dosyasında yine 'taraf' rolü oynamaktadır; yargıyı yine etkilemeye çabalamaktadır.

Tutumu ve konuşmalarıyla, AKP lideri, 'Kapatma Davası'nı ortadan kaldırmaya çabalarken Ergenekon konusunda sonuna dek soruşturmayı destekleyeceğini açıkça söylemektedir.

Oysa Başbakan'ın Ergenekon soruşturmasında destek olması, tahkikatı yürüten savcılığı da müşkül duruma düşürmektedir; sanki yukardan talimat ya da baskı üzerine soruşturmayı yürüttükleri sanısına veya suçlamasına yol açmaktadır.

Sonuçta Başbakan Recep Tayyip'in konuşmaları ve davranışları, soruşturma dosyası üzerinde savcılığı tedirgin edecek bir şaibeyi türetmek ve ortamı yaratmak işlevini göstermektedir.

x
Ergenekon Dosyası'nı oluşturan şüphelilerin sivil ve asker kapsamında gittikçe çoğalan ve daha da artacak gibi görünen listesindeki adlarla Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmalarındaki üslup yan yana getirilip AKP iktidarının yargıyı etkileme yolundaki pervasızlığı da buna eklenince sonucu adaletin hayrına yorumlamak olanaksızlaşıyor.

AKP iktidarı yargıyı rahat bırakmalıdır.

İster Ergenekon dosyası olsun, ister kapatma davası olsun, bu kurala titizlikle saygı gösterilmelidir.

İktidar yargıyla oynamaya başlamak hevesine kapıldı mı ülkede ne huzur kalır ne de istikrar...

Türkiye'yi bugün bu huzursuzluk baştan sona sarmıştır.

Haber3





İlhan Selçuk şu an sorgulanıyor


Cmt Mar 22, 2008 12:20 pm


« JiLda » demiş ki:
İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek’in avukatı Osman Aydın, müvekkili ile henüz görüştürülmediğini belirtirken, İlhan Selçuk’un sorgusunun başladığını, avukatların da sorgulama sırasında hazır bulunduğunu söyledi.

Aydın, ANKA’ya yaptığı açıklamada, müvekkilleriyle görüşmek amacıyla İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Müdürlüğünde beklediklerini söyledi. Aydın, Perinçek ile henüz görüşemediğini ifade ederken, sorgulamanın başlamasıyla birlikte avukatların da çağırıldığını kaydetti.

“Şu anda İlhan Selçuk’un sorgulanmasına başlandı” diyen Aydın, Selçuk’un sorgulanmasında avukatlarının da hazır bulunduğunu bildirdi.

Avukat Osman Aydın, cep telefonu numaralarının alındığını ve müvekkili sorgulanmaya başlananın içeri çağırıldığını vurgulayarak, “Müvekkillerimizle görüşmek için çağırılmayı bekliyoruz” dedi.

Haber3


Pzr Mar 23, 2008 1:10 am

« JiLda » demiş ki:
İlhan Selçuk bugün 4 saat ifade verdikten sonra İstanbul Adliyesi'ne getirildi...

"Ergenekon Soruşturması" kapsamında gözaltına alınan Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Başyazarı İlhan Selçuk'un polis sorgusunun tamamlandığı bildirildi.

İlhan Selçuk'un avukatı Akın Atalay, Vatan Caddesi'ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde yaptığı açıklamada, İlhan Selçuk'un polis sorgusunun tamamlandığını kaydetti.

Selçuk'un sağlık durumunun iyi olduğunu ifade eden Atalay, "İfadenin içeriğiyle ilgili herhangi birşey söyleyemiyorum. İfade, Ergenekon soruşturması kapsamında verilmiş bir ifadedir" dedi.

Atalay, "suçlamanın ne olduğunun" sorulması üzerine, Ergenekon operasyonu kapsamında, suçlamanın somut olarak savcılık aşamasında ifade edileceğini söyledi.

Atalay, "Selçuk'un polise verdiği ifadenin uzun sürdüğü" iddiaları üzerine de, ifadenin yaklaşık 4 saat sürdüğünü ve ifade alınması sırasında zaman zaman ara verildiğini dile getirdi.

İlhan Selçuk'un bu akşam adliyeye çıkarılmasını beklediklerini kaydeden Atalay, çıkış işlemleri ve doktor kontrolü tamamlandıktan sonra Selçuk'un adliyeye gönderilmesini beklediklerini bildirdi.

Selçuk İstanbul Adliyesi'nde

"Ergenekon Soruşturması" kapsamında gözaltına alınan Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi İlhan Selçuk, adliyeye getirildi.
Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'ne polis aracıyla getirilen İlhan Selçuk, ön kapıdan içeriye alındı.

İlhan Selçuk'un getirilişi sırasında adliye önünde toplanan bir grup, Selçuk'a destek vermek amacıyla slogan attı.

Haber3


Pzr Mar 23, 2008 2:21 am

« Blackio » demiş ki:
FLAŞ İlhan Selçuk serbet bırakıldı

Gözaltına alınan İlhan Selçuk serbest bırakıldı.

''Ergenekon Soruşturması'' kapsamında gözaltına alınan Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi İlhan Selçuk, yaklaşık 4,5 saat süren savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı.

Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'nde cumhuriyet savcısına ifade veren İlhan Selçuk'un, daha sonra savcılıkça serbest bırakılmasına karar verildi.

Cumhuriyet savcısının, Selçuk hakkında yurtdışına çıkış yasağı konulması istemiyle nöbetçi mahkemeye başvurduğu da öğrenildi.

Adliyenin arka kapısından çıktığı tahmin edilen 84 yaşındaki yazara Adliye binasında toplanan vatandaşlar destek verdi.
Üye olmadığınız için buradaki linki göremiyorsunuz! TurkBoard üyesi olmak için tıklayınız!


Pzr Mar 23, 2008 9:20 am

« seredite » demiş ki:
Mustafa ÖZDABAK- Özden ATİK- İsmail AKTAŞ/ İSTANBUL, Saygı ÖZTÜRK/ANKARA



Cuma sabaha karşı 04.30’da evinden alınan İlhan Selçuk (83), 40 saatlik gözaltı süresinde 4 saat sorgulandı. Yorgun ve bitkin olan Selçuk, avukatı aracılığıyla kendisini destekleyenlere gönderdiği mesajda, "12 Mart’tan daha çok bilendim" dedi. Gazeteci İlhan Selçuk sabaha karşı serbest bırakıldı.



ERGENEKON örgütü üyesi olduğu iddiasıyla Cuma gecesi 04.30’da evinden alınıp 40 saat gözaltında tutulan İlhan Selçuk, sabaha karşı yaklaşık 4.5 saat sorgulandıktan sonra serbest bırakıldı. Selçuk’a yurtdışı çıkış yasağı konuldu. Mahkemeye hiç çıkartılmayan ve savcılık sorgusundan sonra serbest bırakılan Selçuk gündüz saatlerinde avukatı aracılığıyla gönderdiği mesajda "12 Mart’tan daha çok bilendim" demişti.

Avukatın mesajını, Şişli’deki gazete binası önünde toplanıp olayı protesto eden kalabalığa aktaran Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Şükran Soner, "İlhan Abi’nin avukatları aracılığıyla bize yolladığı özel bir mesajı var. ’Ben 12 Mart’tan daha çok bilenmiş durumdayım" diyor. Ben burada sizleri görüyorum. Sizler de bilenmiş durumdasınız. Bu bilenmişlikle laikliği, cumhuriyeti ve Atatürk devrimlerini korumayı sürdüreceğiz. Gazamız mübarek olsun" dedi. Şükran Soner, gazetecilerin İlhan Selçuk’un sağlık durumunu sorması üzerine ise "O sağlığını önemsemiyor. 12 Mart’tan daha sağlıklı ama tabi ki sağlık sorunları var" cevabını verdi.

Selçuk, dün akşam 20.00 sıralarında sağlık kontrolü için Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Gözaltına alındıktan sonra basın mensuplarının ilk kez görüntülediği İlhan Selçuk’un yorgun ve bitkin olduğu gözlendi. Adli Tıp’ta kontrolleri yapılan İlhan Selçuk, Doğu Perinçek’in korumaları Yusuf Beşerik, Yusuf Tuncer ile şoförleri Aykut Tokak, Aydın Gelgin ve Mahir Çayan Güngör’le saat 20.55’te Beşiktaş’taki Cumhuriyet Başsavcılığı’na götürüldü. Polis, İlhan Selçuk ve diğer beş şüpheliyi adliye binasına hakim ve savcıların kullandığı kapıdan soktu. Avukat Akın Atalay, gözaltına alındıktan 27 saat sorgusuna başlanan Selçuk’un ihtiyaç ve dinlenme dışında yaklaşık dört saat sorgulandığını söyledi. Selçuk’un sağlık durumunun iyi olduğunu belirten Atalay, fiziki ve psikolojik yorgunluğu dışında özel bir durum olmadığını söyledi.

Ziverbey günlerimi hatırladım

POLİSİN, İlhan Selçuk’un adresini Kültür Mahallesi Muhtarı’nı uyandırarak aldığı belirlendi. Polislerle şakalaşan Selçuk, "Buralara böyle getirilince Ziverbey Köşkü’ndeki sorgu günlerimi hatırladım" dedi ve bunun kitabını yazdığını hatırlatınca polisler, "Okumuştuk" karşılığını verdi. Selçuk, görevlilerin eğitiminin yükselmiş gördüğünü ifade etti. Fenerbahçeli olan Selçuk, sorgu sırasını beklerken şampiyonluk iddiasına da girdi.


hürriyet


Pzr Mar 23, 2008 12:16 pm

« JiLda » demiş ki:
İlhan Selçuk için gösteriler düzenlendi

Cumhuriyet Gazetesi başyazarı İlhan Selçuk’un Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınması İstanbul, Ankara, İzmir, Adana ve Antalya’da protesto edildi. Gün boyunca binlerce kişi gazeteye destek ziyaretlerinde bulundu.


Cumhuriyet Gazetesi başyazarı İlhan Selçuk’un gözaltına alınması binlerce kişiyi biraraya getirdi.

Gazete’nin Şişli’deki binasında toplananlar, Taksim’e doğru yürüyüşe geçti. Ellerindeki dövizlerde Atatürk ve İlhan Selçuk’un fotoğraflarını taşıyan grup ünlü gazetecinin gözaltına alınmasını protesto etti.

Halaskargazi Caddesi üzerindeki Atatürk Evi önünde yürüyüşü durdurulan grubun Taksim’e ilerlemesine izin verilmeyince polisle grup arasında kısa süreli tartışma yaşandı. Kalabalık daha sonra Cumhuriyet Gazetesi’ne döndü.

Gazetenin yazarı Şükran Soner, Cumhuriyet Gazetesi’nin böyle dönemlere alışık olduğunu söyledi.

Başkent Ankara’da da eylemler vardı. Cumhuriyet gazetesi önünde gazeteciler ve okurlar toplandı.

Yapılan açıklamada İlhan Selçuk’un gözaltına alınma yöntemi, muhalif gazetecilere dönük yıldırma çabası olarak değerlendirildi.

Çağdaş Gazeteciler Derneği Başkanı Ahmet Abakay, siyasi iktidar yanlısı bazı gazetecilerin militanca davrandığını ve muhalif meslektaşlarını hedef gösterdiğini savundu.

Ankara’da bir başka eylemse 47 sivil toplum örgütünün katılımıyla gerçekleşti. İlhan Selçuk’un gözaltına alınması İzmir, Adana ve Antalya’da da protesto edildi.

Antalya’da Ulusal Uyanış Platformu üyeleri Cumhuriyet Gazetesi’nin il temsilciliği önünde açıklama yaptı.

ntvmsnbc


24 mart saat: 1:04 pm

« JiLda » demiş ki:
Ani bir geceyarısı operasyonuyla evinden apar topar gözaltına alınan İlhan Selçuk serbest bırakıldı. Emniyete, gözaltılara alışık olan ünlü yazar içeriyi değişmiş buldu. Peki Selçuk gözaltındaki saatlerde neler yaşadı?

Vatan Caddesi’ndeki Emniyet Müdürlüğü’nde yaklaşık 11 saat sorgulandığını, Beşiktaş Adliyesi’nde üç savcıya 4.5 saat ifade verdiğini anlatan Selçuk, 48 saatlik gözetim süresinin dolmasına 1.5 saat kala serbest bırakılmış oldu. CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal, gelişmeleri başından sonuna kadar izleyen tek milletvekiliydi.

Gözaltındaki duygularını şöyle anlattı:

NE YEDİ?

"Dün sabah biraz peynir, adliyeye getirildiğimde de bir sandviç yedim. İmza karşılığı getirdikleri yemeği ise yemek istemedim. İnsan sorgudaki sorulara konsantre olunca pek de açlığı düşünmüyor.

NASIL UYUDU?

Uyku derseniz, gerektiğinde uyudum; her yerde de rahat uyurum; koltuk veya kanepede. Özel bir şey yoktu."

EMNİYET DEĞİŞMİŞ

Benim için jimnastik oldu sayılır, (gülerek) uzun süre gitmiyordum. Hayatın cilveleri bunlar. İlk başta şunu söylemeliyim. Emniyet’in çok şeyin değiştiği anlaşılıyor. Etrafta genç, yakışıklı, uzun saçlı ve küpeli memurlar vardı. Bilgisayar kullanıyorlar. Aralarında uzman polisler vardı. Hatta birisi bana PKK’yı sordu, sonra da kendisi anlattı bana; ilginç bilgiler aktardı. 180 sayfalık notlardan sorular sordular...

ÜÇ SAVCI SORGULADI

Üç savcı sorular sordu. Çoğu telefon dinlemelerine dayanıyor; ayrıca yazdığım yazılarla bir bağ aradıkları ve bir yerlere varmak istedikleri anlaşılıyor. Sorularda pek bir ciddiyet göremedim. Örneğin ben konuşmalarımda ’kerata’ sözcüğünü çok kullanırım. Bunu ya İbrahim Yıldız ya da bir başka arkadaşımla konuşurken, bir hitap anlamında kullanırım. Bu benim bir sevgi işaretimdir.

SİZE ABİ DİYEBİLİR MİYİZ?

Gözaltındayken yanımdaki polisler ’Size abi dersek kızar mısınız’ diye sorduklarında güldüm. Merdivenlerden inerken koluma giren polis memuruna ’Kaçacak halim yok’ deyince, ’Yok abi bir şey olmasın diye koluna giriyorum’ dedi. Evet böylece de epeyce yaşlandığımı anladım."

EN ACISI DA

En acısı da... Cumhuriyet’e bomba atanların içinde olduğu bir örgüte üye olduğumuz araştırılıyormuş; böyle bir şey olur mu? Gülünç... Bu işte bir şeyler var. Bu durumda Türkiye başka bir noktaya gidiyor. Olay siyasi hale çekiliyor. Bu konuda Türkiye açısından çok üzgünüm.

ERGENEKON'LA BAĞLANTISI

Örgütün ’fikri lideri’ymişim... Gülerim. Bu Cumhuriyet’i bombalayanlarla aynı davada yer almak, şaka gibi... Eğer beni de katarlarsa, bu davanın namusu gider. Yargıyı rahat bırakmak gerekir. Herkes sorgulansın, hesap versin; ben de bu hesabını veririm; verdim de... Bu bakımdan yargı görevini yaparken kimse müdahale etmemelidir. Başbakan Erdoğan’ın art niyeti yoksa, ülkenin istikrarı için bir uzlaşma yolu bulmalıdır; muhalefetle bir araya gelmelidir. Ancak bu şekilde Türkiye bu badireyi atlatır. Yoksa, ülke bir çatışma noktasına doğru gidiyor. Kutuplaşmayı çok tehlikeli bulurum.

BASINA NOT

Ergenekon Soruşturması kapsamında Cuma sabahı gözaltına alınan ve önceki gece serbest bırakılan Cumhuriyet Gazetesi imtiyaz sahibi ve başyazarı İlhan Selçuk, dünü Etiler Gazete Muhabirleri sitesindeki evinde dinlenerek geçirdi. Evinin önünde bekleyen gazetecilerin görüşme talebi üzerine Selçuk, "Unutmayınız" yazılı bir not kağıdına "Sevgili Arkadaşlar" başlıklı bir notla karşılılık verdi. Selçuk, notta "Sevgili arkadaşlar, ben gözaltına alınmadan önce tv’ye çıkmıyordum. Röportaj önerilerine hayır diyordum. Pek ortalıkta görünmüyordum. Müsaade ederseniz bu kuralları uygulayayım. Sizin için üzülüyorum ama elimden bir şey gelmiyor. Boşuna beklemeyin. Hepinize sevgiler. İlhan Selçuk" yazdı. Selçuk nota rağmen basın mensuplarının kapının önünden ayrılmaması üzerine evinin balkonuna çıkarak, "İlkelerimi bozmayacağım, bana yardımcı olun. Teşekkür ederim" dedi. Selçuk’un evine cumartesi ve pazar gününe ait gazeteler getirilirken, evin çevresinde polis güvenlik önlemleri sürdü.


Yalçın Bayer/ Hürriyet



Doğu Perinçek tutuklandı!

24 mart saat: 10:26 am

« JiLda » demiş ki:
Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltında tutulan İP lideri Doğu Perinçek tutuklandı.
İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek, "Ergenekon terör örgütü"ne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında sevk edildiği mahkemece tutuklandı.




Perinçek'e "Ergenekon'un üst düzey yöneticisi" suçlaması

İP Genel Başkanı Doğu Perinçek'in, "Ergenekon terör örgütünün üst düzey yöneticisi olmak ve devlete ait gizli belgeleri temin edip elinde bulundurmak" iddialarından dolayı tutuklandığı öğrenildi.

Alınan bilgiye göre, Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'nde, savcılıkça "Ergenekon terör örgütünün üst düzey yöneticisi olmak ve devlete ait gizli belgeleri temin edip elinde bulundurmak" suçlarından tutuklanması istemiyle mahkemeye sevk edilen Doğu Perinçek'in, nöbetçi İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde tekrar ifadesi alındı.

Mahkeme, Perinçek'in tutuklanmasına karar verdi.

Bayrampaşa Cezaevinde

Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan ve çıkartıldığı mahkemede tutuklanan İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek, Bayrampaşa Cezaevi'ne gönderildi.

Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'nde sorgulanan Doğu Perinçek, sabah saatlerinde tutuklandı. Tutuklama kararının ardından adliye önündeki polislerin sayısı artırıldı. Bu sırada bir grup İşçi Partili ise Perinçek lehine slogan attı. Perinçek'i taşıyan araç adliyeden ayrıldığı sırada çevik kuvvet polisleri kalkanlarını kaldırarak basın mensuplarının görüntü almasını engelledi. Perinçek, Bayrampaşa Cezaevi'ne gönderildi.

Adliye önünde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan İşçi Partisi Genel Sekreteri Nusret Senem, Perinçek'in tutuklanmasını "hukuksuzluk ve skandal" olarak niteledi.


Haber3



Anasayfa:JiLda