Atatürk ve Rakı
Bölüm Yetkilileri: Precious
Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 2 sayfa) [Bu başlıkta 11 mesaj bulunuyor] « Önceki başlıkSonraki başlık »

Sayfa::  1
 Yazar  Mesaj
SeYeK



Kayıt: 25.09.2007
Üye No: 91,223
Offline




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Çar Eyl 26, 2007 1:57 pm Mesaj: #1

*Aşagıdaki yazıyı bir ortaokul öğrencisi, okulunun duvar gazetesine
yazmış.
İnanılmaz güzel ve farkılı bir bakış açısı
iyide yapmış


Bu ülkede yasayan her insanin bağımsızlığını ve demokrasisini
borçlu olduğu
insan:


ATATÜRK...


Gençliğinde kot pantolon giyememiş.


Sevgilisinin elinden tutup
hasılat rekorları kiran bir sinema filmine gidememiş...
Padişah ona Trablusgarp Cephesi'nde görev verdiğinde, lüks uçak
şirketinin,
first class koltuğunda viskisini yudumlayarak görev yerine
gidememiş...


Halkına bağımsızlık fikrini anlatabilmek için kortej
esliğinde
Mercedes'lerle gezememiş Anadolu'yu...
Kurtuluş hareketini başlatmak için 19 Mayıs'ta Samsun'a ayak basan
ayağında
spor ayakkabısı ya da kovboy çizmesi yokmuş...
Kazandığı her savaştan sonra savaş sahasına fırlayıp moral veren
mini etekli
ponpon kızlar da yokmuş...
Tarih kitaplarına bakılırsa, Yunanlıları İzmir'den denize
döktükten sonra
timsah yürüyüşü de yapmamışlar...
Ülkesinde yapacağı devrimleri, unutmamak için not
alacağı bir
cep bilgisayarı olmadığı gibi, kendisine suikast girişiminde
bulunacakları
da cep telefonundan öğrenememiş!
Atatürk için üzülüyorum. Dağ gibi adam, bir radyo programına faks
çekemeden,
İsmet Pasa için Safiye Ayla'dan bir istek parçası isteyemeden
gitti ..


Lozan Zaferi'nden sonra veya Cumhuriyet'in ilanından sonra
arabaya atlayıp
sabahlara kadar korna çalıp, elinde bayraklarla sokaklarda tur
atamadı.


Evinin balkonuna çıkıp, bir şarjör mermiyi havaya sıkamadı.
Atatürk'e acıyorum...


Sen kalk, dört kadınla evlenebileceğin bir
dönemde dünyaya gel,


sonra değerini bilmeyip tek kadınla evlilik sistemini
getir. Aaaah ah...
Çılgın diskolara gitmek, sabahlara kadar içip, içip rock yapmak,
babasının mersedesini alıp söyle bir Emirgan turu çekmek dururken...
Bunları yapmadı Atatürk...


Keyif çatmadı...
Tüm hayatini ülkesinin kurtuluşuna ve uygarlaşmasına harcadı...


ISTE ONUN IÇIN BÜYÜK ADAMDI ATATÜRK HER FIRSAT ELINDE VARDI. O ISE
SADECE
BU MILLETIN BAGIMSIZLIGINI ISTEDI.


BÜTÜN SUÇU


2 KADEH RAKI IÇMEKTI
O KADAR...


 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
PatriqSteiN
az¦zL£riN ¥aLnizligi [ 80's ]


Kayıt: 21.09.2007
Üye No: 90,809
Şehir: Ramms+eiN
Offline


Yasaklandım

Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Çar Eyl 26, 2007 2:06 pm Mesaj: #2

Hay senin yüreğine sağlık be : ) yaa böyle bi Atamız vardı işte bizim . Mükemmeldi . Dünyayı dize getirmişti ..




_________________
çekilin görmem körüm ben, onun için bu dünyayı ben ezerim, geçerim ..
özümdür dönmem sözümden, bu yüzden bu dünyada ben sevilir, severim ..


goD of тhέ мцѕ׀c яάммѕ+єiи
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
ZegraN
Love Chemistry


Kayıt: 16.06.2005
Üye No: 14,770
Şehir: Ankara
Offline


Yasaklandım

Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Çar Eyl 26, 2007 2:55 pm Mesaj: #3

Hiç bir ortaokul ogrencisi bu yazıyı yazabilcek vizyona sahip değildir...




_________________
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder MSNM Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
aysira
Ay ışığında saklıdır


Kayıt: 23.04.2006
Üye No: 57,186
Gizli




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Pzr Eyl 30, 2007 9:03 pm Mesaj: #4

Yazının Sahibi Kerem Türkman

Kerem Türkman, 1994'ün 10 Kasım'ında Atatürk için bir yazı yazdı. Mizahi bir dille yazılan yazı, çeşitli gazetelerdeki köşe yazarlarının '10 Kasım anımsatmasına' döndü, internette efsane oldu.
Efsaneye göre, bu yazı bir ortaokul öğrencisi tarafından okulunun duvar gazetesi için yazılmıştı. Yazıyı son olarak Reha Muhtar, Sabah gazetesindeki köşesinde bu yıl 'Minik bir yüreğin sesi' diye verince, Türkman ses verdi: "Ben artık büyüdüm."

Saat dokuzu beş geçe...
Kerem Türkman, 1994'te liseyi bitirmiş, aynı yılın 10 Kasım'ını üniversite öğrencisi olarak, ilk kez okuldaki törene katılmadan anmıştı. O gün, babasının Haznedar' daki işyerindeydi. 'Saat dokuzu beş geçe' saygı duruşu için ayağa kalktı. Büronun penceresi caddeye bakıyordu. Dışarıda hayat durmamıştı. Türkman, şaşkındı: "Bizi yıllarca okulda topladılar, tam o saatte İstiklal Marşı'nı okuttular, şiirler söylettiler, O'nu andık. Demek, tüm bunlar yalandı."
Türkman, aldatıldığını düşündü. Oturdu ve yazdı. Yazısında, Atatürk'ün kurtuluş mücadelesi verirken sahip olduğu koşullarla bugünü mizahi bir dille karşılaştırdı.


Yazı büyük ilgi çekti

Türkman, o tarihte yayın hayatını sürdüren, 'Avni' adlı mizah dergisinde mizah yazıları yazıyordu. İş başvurusu için Hürriyet gazetesi dergi grubuna başvurmuş, 10 Kasım'da görüşmeye çağrılmıştı. Yazısını bitirince gazetedeki görüşmeye gitti.
Görüşme sonucunda, o tarihte yayımlanan 'Top Pop' adlı dergiye kabul edildi. Gazeteden ayrılırken, yazısını bir muhabire vererek, 'Belki değerlendirirsiniz' deyip uzaklaştı. Altına, yalnızca adını yazdığı yazı, aynı yıl Hürriyet'te Yalçın Bayer'in köşesinde, 13 Kasım'da yayımlandı.
Yazı öyle ilgi çekti ki, dönemin ANAP Milletvekili Bülent Akarcalı, Bayer'e, yazının sahibiyle görüşmek istediğini iletti. Yazara ulaşamayan Bayer, bu isteğe köşesinde yer verdi. Meçhul yazar, bunun üzerine ortaya çıktı. Türkman, çok uzakta değil, Bayer'le aynı binada, altıncı kattaydı.
Bayer, yazıyı 1995'in 10 Kasım'ında da yayımladı. 1996'da Gözcü gazetesinin köşe yazarı Necmi Tanyolaç yazıya yer verdi. Bayer, 1997 ve 1998 yıllarının 10 Kasım' ında da Türkman'ın yeni yazılarını yayımlarken, yazı artık internette dolaşıyordu.
Yazı, sanal ortamda 'anonimleşirken', Türkman da sanal efsaneye dönüştü. İnternetteki efsaneye göre, Türkman, bir ortaokul öğrencisiydi ve yazıyı okulunun duvar gazetesi için yazmıştı. Elden ele dolaşırken orijinali de bozulan yazının 'sanal versiyonu' ilk olarak Melih Aşık'ın Milliyet gazetesindeki köşesinde yayımlandı.


'Atatürk yazısı vardı ya'

Yaşananlar, ancak dün düzeltilebildi. Türkman'ın yanıtını öğrenen Reha Muhtar, "Hani önceki gün yayımladığım müthiş bir Atatürk yazısı vardı ya. İşte o yazının sahibi beni aradı" diye başlayan dünkü yazısını, Türkman'ın şu cümleleriyle bitirdi: "Eğer bizim yaşadığımızın adı hayatsa, Atatürk hiç yaşamadan ölmüş demektir..."
Kerem Türkman, şu an tam 29 yaşında. Bir halkla ilişkiler şirketinin Ankara temsilcisi olarak görev yapıyor. Mizah yazarlığını ve yazı yazmayı bıraktığı için üzgün.
Sanal efsaneye dönüşerek, anonimleşen 'minik yürek' yazısından da büyük gurur duyuyor. Türkman, o günden beri hiç eksilmeyen Atatürk sevgisi ve hâlâ mizah dergileri okuyarak giderdiği mizaha olan bağlılığıyla yaş. devam ediyor.


Türkman'ın 10 Kasım yazısının orijinali

"Bu ülkede yaşayan herkesin bağımsızlığını ve demokrasisini borçlu olduğu insan: Atatürk. Gençliğinde kot pantolon giyememiş. Sevgilisinin elinden tutup, hasılat rekorları kıran bir filme gidememiş...
Trablusgarp Cephesi'ne, lüks uçak şirketinin 'First class' koltuğunda viskisini yudumlayarak gidememiş. Halkına bağımsızlık fikrini anlatabilmek için, kortej eşliğinde Mercedes'lerle gezememiş Anadolu'yu...
19 Mayıs'ta Samsun'a basan ayağında, ışıklı spor ayakkabısı yokmuş. Kazandığı her savaştan sonra, savaş sahasına fırlayıp moral veren, mini etekli ponpon kızları da yokmuş. Tarihi kayıtlara bakılırsa, Yunanlıları İzmir'den denize döktükten sonra timsah yürüyüşü de yapmamışlar...
Ülkesinde yapacağı devrimleri, inkılapları unutmamak için not alacağı bir cep bilgisayarı olmadığı gibi, kendisine suikast girişiminde bulunacaklarını da cep telefonundan öğrenememiş.
Atatürk için üzülüyorum.
Dağ gibi adam, bir radyo programına faks çekemeden, İsmet Paşa için Safiye Ayla'dan bir istek parçası isteyemeden gitti...
Vatanın bağımsızlığını müjdelediği Meclis kürsüsünde şöyle ağzına layık bir mercimek çorbası içip, kuru fasulyenin suyuna ekmek bandıramadı... 20. yüzyılın bu dehasının, çerçeveletip duvarına asacak bir ihalesi bile yoktu. Yazık ki, hayatta bir reposu veya hisse senedi de olmadı.
Lozan zaferi veya Cumhuriyet'in ilanından sonra arabaya atlayıp, sabahlara kadar korna çalıp, elinde bayraklarla sokaklarda tur atamadı... Evinin balkonuna çıkıp, bir şarjör mermiyi havaya sıkamadı. Deşarj olamadan gitti Ulu Önder!..
Atatürk'e acıyorum... Sen, dört kadınla evlenebileceğin bir dönemde dünyaya gel. Sonra değerini bilemeyip, tek kadınla evlilik sistemini getir. Sen kalk, bugün yine kapanmaya başlayan Türk kadınına sosyal haklarını ver, çağdaş yaşama kavuştur... Çılgın fasıllara katılmak, sabahlara kadar içki içip, vals yapmak, babasının faytonunu alıp şöyle bir Emirgan yapmak varken...
Bunları yapamazdı Atatürk... Ne korna çalıp dolaşacak bir arabası vardı, ne balkonuna çıkıp silah atacak bir evi. Cumhuriyet'i ilan ettikten sonra, hayatını yaşayabilirdi değil mi? Bizim bu yaşadığımız hayatsa, Atatürk yaşamadan ölmüş demektir."

kaynak ;Radikal
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
askperest_x
PeNTagRaM


Kayıt: 18.09.2006
Üye No: 68,882
Şehir: ankara
Offline




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Pzr Eyl 30, 2007 10:08 pm Mesaj: #5

teşekkürler aysunn. atam, seni çok özlüyoruz!




_________________
İstikbal Göklerdedir!!!

istikbal göklerde diyorum
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder MSNM Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Aydonay
A.B.'ye HAYIR.


Kayıt: 22.06.2005
Üye No: 15,587
Gizli




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Pzr Ekm 28, 2007 10:31 am Mesaj: #6

Bunu daha önce okumuştun. Teşekkürler paylaşım için.




_________________
Devrimin amacını kavramış olanlar sürekli olarak onu koruma gücüne sahip olacaklardır.

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK

 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
ClavicuLa NoX
TurkBoard Fan
TurkBoard Fan


Kayıt: 15.08.2007
Üye No: 87,619
Şehir: Bursa
Offline




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Pzr Ekm 28, 2007 1:20 pm Mesaj: #7

Aysun beni öldürecek. Tam da şehir efsanesi diye yazacaktım. Doğruymuş meğer. Hep kandırıldığımızı düşünüyordum oysa. (:




_________________
Ubuntu says: Rest in Peace Microsoft!
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
aysira
Ay ışığında saklıdır


Kayıt: 23.04.2006
Üye No: 57,186
Gizli




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Pzr Ekm 28, 2007 5:41 pm Mesaj: #8

« ClavicuLa NoX » demiş ki:
Aysun beni öldürecek. Tam da şehir efsanesi diye yazacaktım. Doğruymuş meğer. Hep kandırıldığımızı düşünüyordum oysa. (:


Nihayet seni önceden engelledim. Hehehehe
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Şems



Kayıt: 21.07.2008
Üye No: 130,430
Offline


Yasaklandım

Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Sal Tem 22, 2008 5:54 am Mesaj: #9

Tek suçu 2 kadeh rakı içmekti.

Bu kadar komik olmayınız, rakı içmiştir bireysel tercihidir karışamayız ama bunu bu kadar masum göstermeyiniz.

Rakı içmiştir, bu günahtır ve sadece kendisini ilgilendirir.Bizi ilgilendiren kısmı devlet adamı ve asker sıfatıyla yaptığı icraatlerdir.

Ayrıca hiçbir ortaokul öğrencisi bunu yazacak kapasitede değildir ki medyada yer alan herşeye de inanılmayacağını her gün onlarca yalan haber yayınlarından öğrenebilirsiniz.




_________________
...Ve bir sabah olan oldu ;
- Şems yoktu !


Asırları asan adam !
Gazi Mustafa Kemal
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
nikola06
GuLyAbAnİ
TurkBoard Fan


Kayıt: 10.10.2005
Üye No: 31,656
Şehir: AnKaRa
Gizli




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Cum Ağu 08, 2008 4:21 am Mesaj: #10

« ZegraN » demiş ki:
Hiç bir ortaokul ogrencisi bu yazıyı yazabilcek vizyona sahip değildir...


al bendende okadar ama genede güzel yazmış Saygılar




_________________
mutluyum mutlusun mutluydular Pray

Ölü olarak ele geçiriliyor en sıcak insan sözleri..
Ve hüznüm bir kamu morgunda işe başladı.
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 2 sayfa) [Bu başlıkta 11 mesaj bulunuyor]
Sayfa::  1
« Önceki başlıkSonraki başlık »


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti dosyaları gönderemezsiniz
Bu forumdaki dosyaları indiremezsiniz
TurkBoard çerezlerini temizle  
Oyunlar