Akgün Akova
Bölüm Yetkilileri: e.pack2, eliah, JiLda, SUB-ZERO
Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 2 sayfa) [Bu başlıkta 14 mesaj bulunuyor] « Önceki başlıkSonraki başlık »

Sayfa::  1
 Yazar  Mesaj
Sch
vive l'Amour`


Kayıt: 01.01.2007
Üye No: 72,921
Şehir: Zong. / Ist.
Offline




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Cmt Eyl 22, 2007 7:47 pm Mesaj: #1

1962 yılında Akyazı'da doğdu.

Haritalarda günlerce göçmen kuşların gittiği yerleri aradı. Onlara yazdığı mektupları göndereceği adresleri bulamadı.

Einstein'la Frankestein'ın kardeş olmadıklarını anladığı gün, çocukluk devri sona erdi. Einstein'ın, "Düşlemek, bilgiden daha önemlidir" dediğini kulaklarıyla duydu. Oysa, Albert amca, bir ışının sırtına binip çoktan yeryüzünden gitmişti.

Canı sıkılınca, Gebze Lisesi'ni, Hacettepe Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü'nü ve İstanbul Üniversitesi İşletme İktisadı Enstitüsü'nü bitirdi. Diplomalarını duvara astı.

İlk şiiri, 1984 yılında Milliyet Sanat Dergisi'nde yayınlandı.

Çok cinayet işledi, elini şiire buladı. Okuyup da etkilendiği tüm şairleri ve sevdiği dizeleri bir bir öldürdü. Kendi oldu.

Bir şiir okuduğu zaman kendine hep "Şair, bu şiirde ne demek istememektedir ?" diye sordu. Yapıtlarının bir bölümü İngilizce, Almanca, Katalanca (İspanya) ve Boşnakça'ya çevrildi.

"İnsanları seveceksin" sözünü benimsese de, bazen -şu aralar sık sık- hayvanları insanlardan daha çok takdir ediyor.

Şiir kitapları:
Sansürttürme Şair Abüüü (1991)
Pepetye (1992)
Baba Bana Bağırma (1994)
Aşk ve Kuyrukluyıldız (1997)
Seçme Şiirler (1998)

"Deneme - Yanılma / Yanılma - Deneme" kitapları:
Güzel Atlar Ülkesi (1996)
Yıkık Bir Çocuk Bahçesi Gibiydi Yüzü (1997), 1998 Dil Derneği Ömer
Asım Aksoy Ödülü
Elimi Tut Yeter (1998)






_________________
´´...dönüşüm olmadan gittiğim yollardır özlemin...´´
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Sch
vive l'Amour`


Kayıt: 01.01.2007
Üye No: 72,921
Şehir: Zong. / Ist.
Offline




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Cmt Eyl 22, 2007 7:47 pm Mesaj: #2

    Aşk ve kuyruklu Yıldız

    Gittiğim bütün hekimler aynı şeyleri söylediler
    söz birliği etmişcesine
    'aşk hastalığıdır bunun adı
    ve çok sarsar insanı bu yaştan sonra'

    Oysa ne yalan söyliyeyim,
    ben yalnızca
    bir kuyrukluyıldıza
    çarptığımı sanmıştım
    yaşamın çıkmaz sokaklarında yürürken
    yüreğim bir patlamayla aydınlanınca...





_________________
´´...dönüşüm olmadan gittiğim yollardır özlemin...´´
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
ruhuNnefesi
ruhun nefesi "soğuk"


Kayıt: 14.07.2005
Üye No: 19,142
Şehir: in tadı yok
Offline




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Sal Ekm 02, 2007 9:21 am Mesaj: #3

bebuse anlatımın çok hoştu..iyi tarz yani..bu şekilde sonuna kadar okuyp şahıs haklkında bilgi sahibi oldum..teşekkürler.




_________________
" aheste çek kürekleri , mehtap uyanmasın "
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder MSNM Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Name



Kayıt: 20.09.2007
Üye No: 90,745
Gizli




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Cmt Kas 10, 2007 2:34 pm Mesaj: #4



İzin Verirsen Artık Bize Taşınmak İstiyor


alev almış yıldız sesiyle çalınca herhangi bir telefon
sanadır
durma aç
alooo'na karşılık bir tanıdık koku duyarsan,
gönül borcu var gibi
hani mummutluymuş, sevinçten dili tutulmuş gibi
anla sevdiğim
o'dur
telefon kulübesine ektiğimiz karanfil
büyümüş de, evlendik mi onu soruyor

Akgün Akova





_________________
Kusura bakma Sevgili..Heybemde sana benzeyecek kadar güzel bir şey yok...Sen saklımda ki kadar özelsin..
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Sch
vive l'Amour`


Kayıt: 01.01.2007
Üye No: 72,921
Şehir: Zong. / Ist.
Offline




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Çar Oca 09, 2008 2:22 am Mesaj: #5

    Ancak Karıncalara Merhaba Derken Diz Çökeriz

    Başımızın beladan bir türlü kurtulmayışı sevgilim
    bu taralelliliklerle
    usta işi sevişmelerle günde üç dört beş
    kanla canla
    insan olmanın hakkını vere vere yaşamamızdan

    Uğradıkları onca bozguna rağmen
    bebek yüzlü düşmanların
    üstümüze üstümüze gelmeleri komiğime gidiyor
    bizim
    ancak karıncalara merhaba derken
    diz çökeceğimizi
    orangutanlar bile anlardı vallahi...





_________________
´´...dönüşüm olmadan gittiğim yollardır özlemin...´´
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
BaLad



Kayıt: 28.12.2007
Üye No: 100,702
Offline


Yasaklandım

Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Çar Oca 09, 2008 2:23 am Mesaj: #6

okudum gercektende guzel




_________________
İnsansal öz, tek tek her bireyin doğasında bulunan bir soyutlama değildir. Gerçekliği içersinde, bu, toplumsal ilişkilerin bütünüdür.
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
pastra



Kayıt: 13.11.2005
Üye No: 36,097
Şehir: ist
Offline




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Çar Oca 09, 2008 9:28 am Mesaj: #7

teşekkürlerr emeklerine sağlık kardeşim
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Sch
vive l'Amour`


Kayıt: 01.01.2007
Üye No: 72,921
Şehir: Zong. / Ist.
Offline




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Pzr Şub 24, 2008 6:02 pm Mesaj: #8

    Uzun Kanatlı Kuş Sürürleri Diliyorum Sana

    Aşk çılgınlığının köprülerinden geçelim seninle
    sevgilim, yaban otları arasında bulduğum yeşim
    yüreğimdeki su birikintisinde okyanusu arayan nehir
    sevgilim, unutmabeni çiçeğinin tuttuğu günlük
    gözlerimle sarıldığım kuğu bulutlu gökyüzü

    Ellerini ayrılıklardan kaçırdığım
    dalgın deniz feneri duruşlu
    ilkbaharda gezinen sis saçlı sevgilim
    mevsimlerin ilkokulundan kışı silelim seninle
    yaz yağmurlarına yakalanalım
    kumsalında sevişmek istediğin Kız Kalesi'nin önünde
    açık hava sinemalarının yıkıntılarında uyuyalım
    yer gösterici uyandırsın bizi
    gözümüze sıktığı el feneriyle

    'Hadi kalkın sevdalılar,
    Aşk Hikayesi filminde oynayan çift yaşlanmış,
    seyirci sizi görmek istiyor!'

    Binlerce, onbinlerce kemanla çağırdığım dolunay
    elektriğin gümüş suyuna ışığını değdiren yıldız
    yeraltı kentimde biten güzelavrat otu
    geçmiş sevdalarımı erittiğin geceler için
    yeniden birini sevmenin ne olduğunu anımsattığın
    yüzümde tahtlar devirdiğin,
    saraylar yıktığın için
    düşlerinin içinden geçecek
    uzun kanatlı kuş sürüleri diliyorum sana
    ve severken seni,
    sevdikçe seni
    hep çocuk kalacağım, biliyorum.





_________________
´´...dönüşüm olmadan gittiğim yollardır özlemin...´´
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Sch
vive l'Amour`


Kayıt: 01.01.2007
Üye No: 72,921
Şehir: Zong. / Ist.
Offline




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Pzr Şub 24, 2008 6:03 pm Mesaj: #9

    Yağmur Bizi İzliyor Sevgilim, Yalnızca Biz

    Anılarını Yerlerden Toplayanlar Derneği'nden dönüyorum
    Bir yanıp bir sönüyorum
    Yağmur bizi izliyor sevgilim, yalnızca biz
    Yalnızca biz geçmişi yaktık, yalnızca biz
    Bir şemsiyeye çarpıp batan bir teknedeydik, eğildik
    Eğildik ve iplerini çözdük
    Sonsuz ipli uçurtma şenliğine dönüştü birlikteliğimiz
    Yağmur bizi izliyor sevgilim, yalnızca biz
    Ağzımız sürükleyip götürüyor çalar saatleri
    En tehlikeli odalarındayız otellerin

    Anılarını Yerlerden Toplayanlar Derneği'nden dönüyorum
    Bir yanıp bir sönüyorum
    Yağmur bizi izliyor sevgilim, yalnızca biz
    Yalnızca biz bayrakları yaktık, yalnızca biz
    Gözyaşı şişelerine çarpıp kırılan bir ülkedeydik, sevdik
    Sevildik ve kire pasa direndik
    Yeniden sevdalanıyorum sana bunca kaçak günlerden sonra
    Yağmur bizi izliyor sevgilim
    Bir bardak yeryüzünde yeniden fırtına.





_________________
´´...dönüşüm olmadan gittiğim yollardır özlemin...´´
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
sadbuttrue



Kayıt: 19.12.2007
Üye No: 99,287
Şehir: orman ışığı
Gizli




Tek mesaj gösterimi Tek mesaj gösterimi Tarih: Sal Kas 04, 2008 2:33 pm Mesaj: #10



Bak Fena Olur

bir gün ayrılırsak
sevilmekten eskimiş bir renk sanırım kendimi
gözbebeğime bakarım senin yüzüne özgü
gece gece
abone olduğumuz o parkta bulurum kendimi
köşe bankta sırt üstü yatıyorumdur
söylemem gerek mi bilmem, zırlıyorumdur
rıhtımlar dolusu narçiçeği sen
birkaç ton körkütük ben
bir öyle bir böyle sanıyorumdur kendimi

bir gün ayrılırsak
gülkurum, çılgın diye an beni
de ki bulutlanarak, onu sevdim gibi
kellesi kulağı düşüktür şimdi ayrılmışlıktan
göğün beline keman teli sarıyordur
her zamanki gibi
de ki
kulağına doldurduğu denizler seslenip gidiyordur
sözcükleri muz gibi soyuyordur ortalık yerde
yine Şiirzade Akgün Efendi sanıyordur kendini

bir gün ayrılırsak
dövünen çok olur, sevinen daha da çok
takla atanlar olur haber üstüne
göbek atanlar
ülseri azanlar olur
bir gün ayrılırsak
bak fena olur


Akgün Akova

 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 2 sayfa) [Bu başlıkta 14 mesaj bulunuyor]
Sayfa::  1
« Önceki başlıkSonraki başlık »


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti dosyaları gönderemezsiniz
Bu forumdaki dosyaları indiremezsiniz
TurkBoard çerezlerini temizle  
Oyunlar