Yaklaşan Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Hakkında

Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder « Önceki başlıkSonraki başlık »
Sayfa::  1
 Yazar  Mesaj
Lehfan
- nâr -
TurkBoard Fan


Uzaklaştırıldı
Kayıt: 10.03.2005
Üye No: 1,042
Şehir: - seventhsky -
Offline


Yasaklandım

Tarih: 16 Nisan 2007, 21:14 Tek mesaj gösterimi1

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin son düzlüğüne girdiğimiz bu günlerde gördüklerimiz; Türk Milletinin siyasi alışkanlığının ve yapıp etme uslübunun bir kez daha bütün çıplaklığıyla ortaya serilmesine imkan tanımıştır. Malesef üzüntü verici bir gerçektir ki; Türk siyasetinin en belirgin rengi, olup bitenlerin bir gerginlik ortamında seyretmesi ve bu ortamda, 'gerginliği hangimiz daha iyi tırmandırabiliriz' diyen kesimlerin prim yapıyor olmasıdır. Yoksa bu durum yıllardır süregelen siyasi üslubumuz haline mi geldi? Ya da sadece siyasi üslubumuzla sınırlı kalmayarak yaşamımıza da mı yansıdı gerginlik. Türkiye'de sonuç alıcı davranışın biçimi, gerginlik üslubundan mı geçiyor?

Son düzlüğe gelindiğinde taraflar birbirleriyle itiş kakış içinde, vargücüyle bitiş çizgisine yaklaşırken; şişmiş kaslar, oksijenin her zerresini alabilmek için şekli değişmiş ağızlar... Ne kadar hırslıyız değil mi?

Tartışma konusunun odağında ise Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığına aday olacağı varsayımı var. Varsayım diyorum çünkü bu gerginlik; gündemi bu denli meşgul eden bu konunun aslında belirginlik kazanmamış olmasından kaynaklanıyor. Her kesim söylenenlerden, imalı sözlerden kendine göre bir yorum çıkarma yoluna giderken; iktidar ise hala nabız yoklamaya devam ediyor ve olan yine vatandaşa oluyor.

Nasıl mı peki?

Ana muhalefetin, Başbakanın Çankaya'ya çıkmasını isteyip istemediğini hala bende çözebilmiş değilim, kaldı ki ortada daha aday bile yok! İnsanların aklı karışmış durumda. Sonuç kaos ortamı. Diğer muhalefet partileri ise bu kargaşada, 'biz de sesimizi daha çok duyurmak istiyoruz' diyerek hangi renge bürüneceklerini şaşırdılar.

Ne iktidarın, ne de muhalefettekilerin; kısacası hiç kimsenin ortamı gerginliğe sürükleyip insanlarımızın günlük morallerini çökertmeye, belirsizliği had safhaya çıkarıp insanların geleceğe dair umutlarını kaosa sokmaya hakkı yok.

Kısacası sözün özü şu:

Yakında Cumhurbaşkanlığı secimlerinin sonuçlarını göreceğiz. Akla, mantığa ve demokrasi ilkelerine bağlı olarak hareket edecek yürekli birilerini görebilecek miyiz gerçekten merak ediyorum. Çünkü; biz kendi "iç" meselelerimizle uğraşıp kutuplara bölünürken "dış" meselelerin dağ gibi büyüdüğünü ve bunların yakın bir gelecekte önümüzü tıkayacağını ilkokul sıralarındaki çocuklar bile biliyor.

Elinde güç olanlar ile elinde söz olanlar daha aklî ve ölçülü davranmak zorunda değiller mi? Ne iktidardan ne muhalefettekilerden böyle bir sorumluluk anlayışı göremedim daha.


Millet olarak hala dezenformasyon yığınlarının içinde boğulup gitmeye mahkum muyuz diyerek de sormadan edemiyorum.

* Bu konu çok hassas olduğu için lütfen yorumlarımıza dikkat edelim. Kışkırtıcı cümleler kurmak yerine daha yapıcı olmanız temennimle...

Konu-Dışı:

Dezenformasyon Nedir?

- Bilginin gereksiz ve aşırı tekrarı: Hemen bir örnekle başlayalım: düzenli olarak çocuğuna "tırnaklarını yemek kötü birşeydir" diyen anne aslında dezenformasyondan başka birşey yapmıyordur. Çünkü insan aklı öyle mendebur birşeydir ki insanların çoğunluğu hafızasına kazınmış olan şeyi bir müddet sonra kanıksar ve gözünün önünde dahi olsa görmemeye başlar, azınlık ise her an beynini yeniler. Ancak doğru bir sistem kendini minimuma göre kurmalıdır yani normal bir akla göre bilginin aşırı tekrarı bu normal aklı geliştirmek bir yana duraklatır ya da geriletir. Aşırı tekrarın bir başka diyalektik boyutu da "hipnoz" yaratmasıdır. yani zihni bir uyku durumuna geçirmesidir. Hipnoz bir ikna yöntemidir. Bir caddede ardarda aynı kozmetik reklamı afişinin bütün billboardlarda asılı olmasının yegane nedeni de budur. Anahaber bültenlerinde sürekli flaş haber olarak yapılan tekrarlar da ister istemez bu sonuca yol açabilir, elbette amaçlanan bu olmasa bile.

- Bilgiyi bağlamından kopartma: Bu da işte ikinci bir dezenformasyon tekniğidir. misal bugün gazeteyi açtınız ve manşette gerçekten önemsiz bir haberle karşılaştınız: şooook haber... mi? Bu bilginin bizim işimize yarabilmesi için onun içinde yer aldığı "bağlam"ı bilmemiz gerekmektedir. aksi halde insanlar neden gazete okumuyor, neden okuma yazma oranı bu kadar düşük bu memlekette ama neden cahiliz diye sızlanır dururuz. işin kötüsü ilk sayfa haberinde bağlama dair tek ipucu yani bu haberin yine esasında ne ile ilgili olduğu yazının sonlarına bir yere çok cuzi miktarda sıkıştırılmış. gazetenin sürekli yayın olması bu suçunu affetirmez çünkü bir bağlama oturtmak sadece tek bir sözcükle bile mümkün olan az yer kaplayan kolay birşeydir. sen elime bir fonksiyon tutuştur ama bana bunun bağıntı formülünü verme sonra da benden o fonksiyonu çözmemi iste. olacak iş değil.


 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
NeverLand
umutkan
Emektar


Kayıt: 16.10.2005
Üye No: 32,658
Şehir: Deli Çoban
Offline




Tarih: 16 Nisan 2007, 22:30 Tek mesaj gösterimi2

üst makama gelebilmek kimsenin hükmedeceği insan sayısını artıracagı anlamına gelmez. Üstelik görecegiz kral çıplak mı ?




_________________
sıfırnoktası.
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSNM Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
manianian
Only Lonely...


Kayıt: 09.12.2005
Üye No: 39,546
Şehir: Kafkasya
Offline




Tarih: 16 Nisan 2007, 22:43 Tek mesaj gösterimi3

Neden bu kadar abartıldı bu konu anlamadım gitti...Şişirdikçe şişiriyorlar maşallah... Zamanında "Şapkamı koysam seçtiririm." diyen liderleri gören cumhurbaşkanlığı koltuğu neden bu kadar değerli hale geldi ya da getirildi acaba... Füüü üüü üü




_________________
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder MSNM Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
silvioo



Kayıt: 24.05.2005
Üye No: 10,816
Şehir: Ankara
Offline




Tarih: 16 Nisan 2007, 22:51 Tek mesaj gösterimi4

suanda turkiyede o koltuga yakisan 1 kisi bile goremiyorum...
varsa biri bana gostersin...
S.... apo diyen birinin o koltuga oturmasi igrenc bisi..
ulkemde tek guvendigim kurum TSK.. fakat onlarda son 2 aydir pasifize oluyorlar bakalim ne olucak. firtina oncesi sessizlikmi acaba ?




_________________
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
burakbulgurcuoglu



Kayıt: 09.08.2005
Üye No: 23,504
Offline




Tarih: 16 Nisan 2007, 23:04 Tek mesaj gösterimi5

Çankaya'ya Çıkacak kişi bir kere Atatürk İlke ve İnkilapları doğrultusunda laik bir biçimde ülkeyi tarafsız temsil etmesi gerekir. Ayrıca Cumhurbaşkanlığı makamı Türk Silahlı Kuvvetleri'nin de başkomutanı olmak demektir. Meclis halkın tutumuna göre Cumhurbaşkanını şeçmelidir. Ne de olsa Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir...


Saygılarımla...





_________________
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSNM Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Rakun
TB Tımarhanelik Üye


Kayıt: 30.04.2005
Üye No: 7,140
Şehir: Bakırköy RVSHH
Offline




Tarih: 16 Nisan 2007, 23:32 Tek mesaj gösterimi6

arkadaşlar sizden 2 dakikanızı rica edicem fazla değil lütfen bu slayt gösterisini izleyin Saygılar
(Link editlendi bir gerginlik yaşanmaması adına) Yönetici arkadaşımdan özür dilerim Saygılar
amacım kimseyi kötülemek yada kimsenin siyasi görüşüne herhangi bir saygısızlıkta bulunmak değil. Hepimiz biliriz ki asıl olan gerçekdir, gerçekleri hep birileri gizlerken, birileri su yüzüne çıkarır.
Bu döngünün bir parçasıyım sadece...

Korkarım ki bir 555K döneminin daha ufkundayız, geç olmadan dönebilirmiyiz bilemiyorum.





_________________
Rüzgarın avcısı, iki teker dansçısı, azrailin artçısıyız!
34 EIL 74
Murat ENGİN A RH +
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder MSNM Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Muhalif
.
Emektar


Kayıt: 28.06.2005
Üye No: 16,455
Şehir: İstanbul
Offline




Tarih: 16 Nisan 2007, 23:37 Tek mesaj gösterimi7

Türkiye Cumhuriyeti ilk kez seçmiyor Cumhurbaşkanını. Cumhuriyetin ilanından sonra yapılan bütün seçimlerle ilgili detaylı bilgilere sahip olmadığımı belirtmek isterim öncelikle. Ama bu kadar tartışılan bir Cumhurbaşkanlığı seçimi yaşandı mı merak ediyorum açıkçası. Genel milletvekili seçimlerinde yapılan seçim ve propaganda çalışmalarının benzerlerini bir Cumhurbaşkanlığı seçiminde görmek gerçekten demokrasiyi besliyor mu, bunun kararını da verebilmiş değilim. Partiler üstü bir makamın, bütün partilerin temsilcilerince bu kadar irdelenmesi ve sonucunda da kabul edilebilir bir çözümün amaçlanmaması hiçbir gerekçeyle açıklanamaz.

Halihazırdaki Cumhurbaşkanımızın göreve gelmesi sırasında, halkın içerisinde hiçbir siyasi görüş mensubunun herhangi bir itirazı olduğunu hatırlamıyorum. İlgili koalisyon hükümetinin ortak kararla sonuçlandırdığı bir görevlendirmesi gibi olduğunu sizler de hatırlarsınız sanırım. Halkın takdiri bu kadar önemliyse eğer -ki ben önemli olmadığını iddia etmiyorum- o zaman neredeydik biz.

Hükümet temsilcilerinin yaptıkları imalı açıklamalar ve bu konuda sürdürdükleri belirsiz siyaset; ve muhalefet partilerinin kışkırtıcı tavırları olayların daha da karmaşıklaşmasına sebebiyet verdi malesef. Ve beni en çok rahatsız eden de; Cumhurbaşkanlığı gibi bir makamı, hem hükümet hem de muhalefet partilerinin kendi siyasi amaçlarına alet etmiş olmalarıdır. Üzülerek tahmin ediyorum ki; onlar bu şekilde hareket ettikleri sürece, halk da bu çözümsüzlüğün kurbanı olacak.

 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSNM Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
karınca
kul


Kayıt: 16.07.2006
Üye No: 67,224
Şehir: Simeranya
Offline




Tarih: 16 Nisan 2007, 23:47 Tek mesaj gösterimi8

« manianian » demiş ki:
Neden bu kadar abartıldı bu konu anlamadım gitti...Şişirdikçe şişiriyorlar maşallah... Zamanında "Şapkamı koysam seçtiririm." diyen liderleri gören cumhurbaşkanlığı koltuğu neden bu kadar değerli hale geldi ya da getirildi acaba... Füüü üüü üü


Küçük bir düzeltme:
Bu söz "Şapkamı koysam seçtiririm" değil "Odunu aday göstersem mebus seçilir" idi. Sözün sahibi de Süleyman Demirel değil, Adnan Menderes'tir.
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
wersear
ben , kendim ve şahsım
TurkBoard Fan


Kayıt: 24.02.2006
Üye No: 50,162
Şehir: pursa
Offline




Tarih: 17 Nisan 2007, 02:13 Tek mesaj gösterimi9

mazot 1 ytl olsunda kım olursa olsun Çok Mutlu




_________________
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
ozziegirl



Kayıt: 11.02.2006
Üye No: 48,588
Şehir: Amerika
Offline




Tarih: 17 Nisan 2007, 06:35 Tek mesaj gösterimi10

Onumuzde cozulecek o kadar sorun varken bu konu uzerinde gereksiz durdugumuzu dusunuyorum. Ben nasil darbe nin tekrar gelmeyecegine inaniyorsam,ulkemin seriat ile ayni cumlede bile yer alacagina inanmiyorum. Biz yine her zaman oldugu gibi cekirdeklerini yada patlamis misirlarini ellerine almis olanlara oyun gosterisinde bulunuyoruz. Asil uzucu olanda bu zaten. Ulkem adina hayirlisi ne olacaksa o olsun diyorum..Bundan otesi kendimizi rezil etmekten oteye varmiyor...




_________________
Ben mevlana degilim,adam olda gel
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 3 sayfa) [Bu başlıkta 26 mesaj bulunuyor]
Sayfa::  1
« Önceki başlıkSonraki başlık »


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti dosyaları gönderemezsiniz
Bu forumdaki dosyaları indiremezsiniz
TurkBoard çerezlerini temizle